‘Bütünsel Sanat Algısı ve Bugün Sanat’ kitabından Bende Kalanlar…

Hakikati aramak uzunca ve zorlu bir yol olmasının yanında, geniş açıyla bakmayı gerektiren bir istenç meselesi sanırım… Makrosuyla mikrosuyla tüm kozmos; birbiri ile etkileşim zincirlerinden oluşan sistemsel bir döngüdür bana göre. Canlı ve cansız varlıkların kendi çevrelerindeki tüm etkileşimler aslında bir sistemi oluşturur ve sonsuz değişimle yeniden var olan sonsuz …

Devamını Oku →

Önce Picasso’yu Anlamak Gerekir !(*)

14 yıl önce Sabancılar’ın Büyük Galerisinde sergilediği Picasso sergisini eleştirmiştim. Şimdi de geçerli olabilir (Matisse ve Picasso kitabımı da lütfen okuyunuz) diye tekrar sunuyorum: Dünyadaki en sansasyonel isimlerden biridir Picasso. “İtalya’da Raphael’in, Fransa’da ise Robespierre’in olduğu kadar İngiltere’de ünlüdür. Ününün boyutları açısından, Picasso’yla boy ölçüşebilecek tek sanatçının Charlie Chaplin olduğunu …

Devamını Oku →

Bir Muz Hikayesi….

Bir muz hikayesi… Cattelan’ın şu muzu ve başına gelenler berisinde bambaşka bir hikayeyi/hikayeleri barındırıyor. Arkanıza yaslanın ve düşünün; sanat denilen meseleye alternatif arayışlar dahilinde sunulan karşı sanat mantığı ne ise ve bununla bazı güçler tarafından ne etkin kılınmak istiyorsa, buradaki ilişki devlet-derin devlet ilişkisine de benzetilebilir. Her iki tarafın da …

Devamını Oku →

Cattelan…

Bir muzu bir düzleme bantlama ve daha sonra da nasıl korunacağının rehberini verme. Bu iş, içi boşalan sanatın ve böyle bir sanat karşısında cehaletle hareket eden sanat izleyicisinin durumuna bir tepki olarak yorumlanabilir. Cattelan’ın yaptığını iyi okumak gerek: Birincisi bu yapılanın benzerlerini, henüz sanat bu kadar freni boşalmış bir araba …

Devamını Oku →

Bütünsel Sanat Algısı ve Bugün Sanat

Bir sanat bilimi çemberi oluşturmak için uğraş verdiğim ve Tekhne Yayınları tarafından basılan kitaplarımın içinde, artık hem kuram, hem eleştiri, hem de öneri boyutunda bir sonuca ulaştığım “Bütünsel Sanat Algısı ve Bugün Sanat” isimli kitabım, bir sanat filozofu ve sanat eleştirmeninin, sanat tarihi bağlamlı, dünya ölçeğinde geldiği noktayı göstermesi açısından …

Devamını Oku →

Kurt Schwitters

Kurt Schwitters Form’u doğru bir şekilde kuşatmadan deform yapılamaz. Resmin temel kuralı deformasyondur; yani tüm efektler bu deformasyona dayalı çıkarımlarla sağlanır. Birbirlerinden, ülkemizde gösterildiği gibi ayrı değil aynı şeyler olan somut sanatta form nedenli önemli ise, soyut sanatta da deformasyon o denli önemli bir konudur. Şimdi tam anlamıyla “ifade” meselesine …

Devamını Oku →

The Dead Dont Die Filmi Üzerine

Çok ilginç bir film; Jim Jarmush’un “The Dead Don’t Die” isimli filmi, bir komedi aslında. Gülerken, şaşırtan bir bir zombi anlatısı. Fakat sanatla ilgili her türlü farklı efekte yer veren bir deneme görünümünde. Gerçekten sinema Kandinsky gibilerin 20. yüzyılın başında tiyatroda bulduklarını, şimdi bizim bu sanat dalında bulduğumuz üst plastik, …

Devamını Oku →

İç’ten Olan Güzeldir

Halil İnalcık hocayla yapılan bu sohbet, bu dünyadan göçünden önce bence çok önemli olmuş. İki saatlik konuşmasında ve yönetenlerin ağızlarını açarak dinledikleri ve bize de dinleme olanağı verdikleri söyleşide önemli tarihi dönüm noktalarına değinen İnalcık, modern tarihin nasıl bir etkileşim ve aşamalar kültürü meselesiyle ilgili olduğunu  ortaya koyması açısından da …

Devamını Oku →

Avni Lifij’i Abartmalarınızın Malzemesi Yapmayın Lütfen…!

Avni Lifij’in kaleme aldığı yazıların bir kitapta toplanması son derece yararlı ve bana soracak olursanız oldukça gecikmiş bir iş. Nitekim yeni kuşakların, böylesine resim sanatımız açısından modern çağdaş kök olmuş birisini, özellikle onun entelektüel yönünü anlaması için yazdıklarını okuması çok önemli.- Fakat ülkece bir sanat felsefi toplum olmadığımız, aslında daha …

Devamını Oku →

Bugün Ülke…

Ekim 16, 2019 Bu coğrafyada gözü olanları deliye çevirmiş ve bu nedenle içeriden oluşturdukları işbirlikçiler aracılığıyla ülkemiz, Atatürk’ün öldüğü günden itibaren adım adım yıkılıyor. Önceleri bu yıkım çok sesiz yapılırken- tam olarak anlaşılmadan-, son on, on beş yıldır sosyal medyanın da sayesinde hepimizin gözü önünde yapılıyor. Zaten sosyal medyanın dışındaki medyanın …

Devamını Oku →

Derin Eleştirel Zihin: Avni Lifij-Özkan Eroğlu

*Eylül 26, 2019 Lifij’in sanatçı yanı kadar entelektüel yanının da güçlü, hatta daha güçlü olduğunu söyleyebiliriz. Bir o denli de her iki alandan kaynak bulan gözündeki keskinlik de cabası. Lifij’in tüm bu yönleriyle, yani resim olarak yaptıkları ve yazdıklarıyla modern çağdaş sanatımız için ilk kök olduğuna vurgu yapmıştık. Özellikle Fransa’da …

Devamını Oku →

Rembrandt ve İfade

Rembrandt Öncesi   Rembrandt’tan önceki sanat dönemlerinden birkaç örnek vererek asıl konumuza bir yol açacak olursak, meseleyi ifade yönünde kurcalayan ilk büyük sanatçının Giotto olduğunu belirtmemiz gerekiyor. Çünkü böylece Rembrandt’ın önünde ve ifade konusunda ne gibi birikimlerin de olduğunun tam olarak anlaşılmasını istiyorum. Gerçekten Floransalı fresko resim ustası Giotto, sanat …

Devamını Oku →

William Turner üzerine yeni bir yazı…

Eylül 14, 2019 Sanat, bilim ve filozofi organik bir birlik oluştururlar. Uzunca yıllar tek boyutlu bakış bu birliği görememiş, sanat ile bilim arasına kesin sınır koymuş ve bunları filozofiden ayırmıştır. Gerçekten bu üç alanı birbirinden ayırmayan tek bir bilgi kaynağı vardır, o da bir yaratıcı ve sanatçı olan “doğa”dır. İnsan …

Devamını Oku →

Önce Ciddi Olacaksın…!

Bilim yapacaksan Almanca dile hakim olacaksın, daha doğrusu Almancayı bilmek değil, içselleştireceksin. Fakat bu oldukça zor. Almancada düşünmüş ve yazmış insanların içinde öne çıkanları iyi tespit edebilmenizle de ilgili söz konusu zorluktan sıyrılmak. Sadece dile hakimiyet yetmez, o dilde okuduklarınızın da büyük önemi var. Aynı şey Türkçe için de geçerli. …

Devamını Oku →

İzlekler yayınları yayın hayatına başlıyor.

İzlekler yayınları yayın hayatına başlıyor.Sanat ve kültür alanında yayınları okuyucuyla buluşturacak olan İzlekler Yayınları sanat tarihçi ve eleştirmen Özkan Eroğlu’nun yönetiminde kitaplarını okura sunacak. Sanat tarihi ve felsefesi alanında sanat entelektüeli yetiştirmek amacıyla kurulan İzlekler Yayınları okuyucularını sanatın izlekleri konusunda okuyucuya kendi yolculuklarında sanatsal auranın rehberliğinde hayatı ve sanatı keşfe …

Devamını Oku →

Heykel Sanatçımız Saim Bugay’ın Ardından…

Önemli bir insandı; dürüsttü, ilkelerinden ödün vermezdi. Onunla bir ağabey-kardeş bağımız vardı. Atölyesindeki ziyaretlerimde çoğunlukla ona “Saim Baba” diye seslenirdim. Gerçekten bir baba misali örnek alınması gereken bir insandı. Onda çok şey bulabilir; zengin sanatçı kişiliğinden etkilenebilirdiniz. İlk tanışmamız, sanırım Hamit Kınaytürk sayesinde olmuştu. Bir gün akademinin o denize bakan …

Devamını Oku →

Baudolino’nun Değeri

Daha önce de ülkemizde önemli kitapları yayınlanan Eco, tam bir ortaçağ uzmanı. Özellikle göstergebilim üzerine araştırma ve çalışmalarıyla tanınan bu düşünce adamı, bu kez de “Baudolino” isimli romanıyla Türkiyeli okurun karşısında. Bu romanın bir sanat kültürü dergisiyle ilişkisi ne olabilir diye düşünenler olabilir. Buna cevap olarak da şu verilebilir: bu …

Devamını Oku →

Bir Resmin Ölümü

İşe, önce Adnan Çoker’in neden olduğu, komik olaylar zincirinin varlığından bahsederek başlamak istiyorum. Ne yaptı Çoker? Gereksiz bir gündeme neden oldu. Öyle ya da böyle, büyük yüzdeyle hatalı bulduğum Çoker, Hülya Avşar ile olan tartışmasından sonra, Erol Aksoy’un kurduğu sanat galerisinde gerçekleşmesi beklenen sergisini reddederek, yerine Şubat ayı içerisinde Mudo …

Devamını Oku →

90’lı Yıllarda Eleştiriler Devam Ediyor

şaştım kaldım..! Genç Sanat dergisini (!) elime alınca editöründen yazarına, fuardan, kurullarında yer almalarına (ya kendileri ya da sözlerini geçirdiklerini düşündüğüm arkadaşları) ve bu organizasyonun üzerinden iki ay geçmesine rağmen, bir şikayet bir şikayet… İnsanın kendiyle kısa zamanlı terse düşmesi ne büyük bir zavallılık. Daha “Editörden” başlığı altında başlıyor şikayetler, …

Devamını Oku →

Mona Lisa Caterina’ydı Bence

Mona Lisa Leonardo da Vinci ‘nin annesiydi Leonardo Da Vinci’yi ve özellikle Paris’te Louvre müzesinde bulunan, milyonları başına toplayan Mona Lisa isimli yapıtını bilmeyenimiz yoktur. Bu resim üzerine, çok şeyler yazılmış ve söylenmiştir. Da Vinci, az resim-sanat yapıtı üretmiş bir kimliktir. Onun az yapıt üretmesinin nedeni, kuşkusuz çok yönlülüğü, dolayısıyla …

Devamını Oku →

Murat Belge ve Şairaneden Şiirsel’e

Birikim Dergisi’nde Murat Belge’yi savunan Müslüm Yücel tarafından yazılan “Türkiye’yi Karanlığa Gömen Adam Murat Belge” isimli yazıyı okuyunca, yazıda Belge üzerinden bazı taraflara ve kişilere de değinilmesinden ötürü bir şeyler kaleme alma ihtiyacı hissettim. Öncelikle ben Murat Belge’yi savunacak değilim, doğruları ve yanlışları ortada, hangisinin ağır bastığına tarih karar verecektir. …

Devamını Oku →

90’lı Yıllarda İstanbul Sanat Galerileri

90’LI YILLARDA İSTANBUL SANAT GALERİLERİ Plastik sanatlar ortamının ayrılmaz parçalarından biri de, kuşkusuz galerilerdir. Bugün, galerilerin ne durumda olduğunu anlamak için, onları büyüteç altına almak artık birçok yönden gerekli olmuştur. Çünkü galeriler, kendi içlerinde çeşitlenirken, yöneticilerinin de adeta bir aynası durumundadır; yani yöneticisinin etik hali, o galerinin sanatçı, izleyici, eleştirmen …

Devamını Oku →

Türkiye’de Sanatın Durumu -Özkan Eroğlu’ndan !

Ülkemizde sanat konusunda herkes bir şey söylüyor, bir şey yapıyor, bunların en “gerçek”ine ulaşabilmek ise kişinin yalnız kendi elinde. Bunun için kişinin zihnini ve gözünü geliştirmesi şart. Öncelikle olabildiğince çok yapıt biriktiren bir auraya sahip olmalı. Sanat tarihini iyi bilmesi ve kendince bir yoruma götürmesi de çok değerli. Kişinin elinin …

Devamını Oku →

Özkan Eroğlu İle Görüş ve Eleştiriler

Marmara Üniversitesi Resim-İş öğretmenliği’nde sanat eğitimi fakültesindeki öğrencilerle sanat, sanat eğitimi konulu görüşme Özkan Eroğlu; 20. BELGELİK sergisinde… 9 Nisan 2019 fotoğraf: Çetin Yılmaz Düzenleyen:Leyla Soyer Mengüç

Devamını Oku →

Modern Çağdaşın Krokisi-Özkan Eroğlu

Soru 3: Çağdaş sanat nedir, nasıl bir şeydir, nerede başlar, nerede biter (biter mi)? Cevap 3: Bu cevaba, kısmen ikinci soruyu cevaplandırırken girmeye başlamıştım. Bu nedenle bu cevapta sadece çağdaş sanatın nerede başladığı konusundan hareket etmek istiyorum öncelikle: çağdaş sanat, 19. yüzyılın ikinci yarısının hemen başlarında kendini belli etmeye başlamıştır. …

Devamını Oku →