Resim ve Söz

Emin Değer, Oltadaki Balık Türkiye

Gerektiğinde ülkelerin başındaki adamları, rüşvetle elde eder ve çıkarlarını onların yardımıyla savunurlar. Eski bir ClA ajanı Philip Agee, “ClA GÜNLÜĞÜ” ADLI itiraflarında, Uruguay’daki “anti-komünist siyasal çalışmaların Kırsal Eylem Birliği lideri ve 1960-61’de devlet başkanı olan Benito Nordome kanalıyla sürdürülen harekât” olduğunu yazar. Görülüyor ki Devlet Başkanı’nı elde etmişlerdir Uruguay’da. Filipinler’de Marcos, İran’da Şah Rıza Pehlevi, Vietnam’da Kao-Ki, ABD’nin çıkarlarını ülkelerinde temsil eden, koruyan liderlere örnektir. Philip Agee, “Polisteki bağlantı ajanlarımızla solculara sorguları sırasında işkence yaptırdık” der. Rüşvetle elde edilen polislerden de, “Benim polisler her zamankinden iyi çalışıyorlar,” diye söz eder!
Uruguay’ın kokuşmuş bir ülke haline getirilişini anlattığı anılarına göre, Philip Agee, bir hayli paralı ajanın emniyet örgütünde kullanıldığını yazar.
Başta Emniyet Müdürü Albay Rodrigez gelir. Agee der ki:
“Merkezin emniyet örgütü içindeki çeşitli görevlilerle ilişki kurması Emniyet Müdürü için sır değildir; bunlar ‘resmi’ bağlantı çalışmaları olarak tanımlanır. Öte yandan merkez, terfi ettirilerek şimdi Soruşturma Dairesinde dördüncü ya da beşinci derecede bir göreve atanan eski Haberalma ve Bağlantı Dairesi Müdürüyle gizli ilişki kurmuştur. Müfettiş Antonio Piri/ Costagnct, emniyet örgütü içinde merkezin paralı ajanıdır ve üstlerinin bilmemesi gereken işleri çekinmeden yerine getirir. Emniyet Müdürü’yle öteki polis yetkililerinin bilmemesi gereken duyarlı işleri, merkez bu ajana vermektedir. Piriz ayrıca, grevler ve halk arasındaki huzursuzluklarla ilgili hükümet planlan, siyasetin değişmesi ihtimali ve emniyet örgütü içindeki personel atamaları konusunda değerli bilgiler sağlamaktadır.”
Bu gizli ilişkilerin nasıl kurulduğunu Bissel Raporu’ndan öğrenelim. Amerika’nın etkisi altına aldığı ülkelerdeki ajanların, “hep bir Amerikalı, dahası resmi görevli bir Amerikalı ile ilişki kurduklarını” açıklayan rapora göre, bu ajanların seçiminde, “Birleşik Amerika Doktrini’ne inandırılan ve eğitilen o ülkelerin yurttaşlarından daha fazla yararlanılmalıdır. Böylece, o ülkelerin yurttaşlarının kurduğu örgütler eliyle Gerçekleştirilen olaylara Amerika’nın karıştığı anlaşılamaz.”
Bissel Raporu’nda, “Başlıca görevimiz” diyor, “müttefik bulmak -hem kişi hem örgüt- onlarla ilişki kurmak, onların aynı ilkeler için çalışmalarını sağlamaktır… Ancak böyle masum programlar bile, ABD hükümeti tarafından değil de resmi olmayan kuruluşlarca (örneğin AID, Amerikan Vakıfları, Eisenhower Vakfı, Ford Vakfı gibi ya da o ülkenin özel girişimcileri ve örgütleriyle/notumuz) yürütüldüğü vakit daha başarılı olur.”
Bu yöntem gizli işgal’in başarısıdır. Bu işgalde, Rockefeller’in yöntemi uygulanır. Ekonominin musluklarını ele geçiren yerli ve yabancılarla ortaklık kurmuş özel girişimciler eliyle, siyasal sisteme egemen olunur.
Gizli işgal’in iç dinamiği işte bu yerli işbirlikçilerdir.
EMİN DEĞER, OLTADAKİ BALIK TÜRKİYE
Sanat Eleştirmeni Özkan Eroğlu

Sanat Eleştirmeni Özkan Eroğlu

Sanat Eleştirmeni,Tekhne Yayınları Genel Yayın Yönetmeni

ÖNCEKİ YAZI

Emin Değer,Oltadaki Balık Türkiye

SONRAKİ YAZI

ŞU AN EN SON YAZIDASINIZ.

Henüz your yapılmadı.

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*