“Sanat” Kitap Dizimize Katkı Vermek İsteyenlere Duyurulur…!

İzlekler Yayınları’ndan yayımlanan “Sanat” isimli kitap dizisi bir süreli yayın değildir; öncelikle bunu belirtmek isteriz. Hazır olduğunda, basılı kitap formatında yayımlanmaktadır. Bu süresiz yayına yazı göndermek ve katkı sunmak isteyenlerden yılda dört kez olmak üzere aşağıdaki tarih aralıklarında yazılarını teslim etmeleri rica olunur: 01-30 Eylül. 01-31 Aralık. 01-31 Mart. 01-30 …

Devamını Oku →

Özkan Eroğlu Eleştiri Konuşmaları

ELEŞTİRİ KONUŞMALARIM 2017 YILI 1. Sanatın çalınması, 14 Mayıs 2. Sanattaki iç boşalması, 25 Mayıs 3. Yaratıcı kimlik, 3 Haziran 4. Birkaç konuya eleştiri, 6 Haziran 5. “Birkaç konuya eleştiri” isimli videoma gelen eleştiriler üzerine, 12 Haziran 6. Sanat eleştirmeni donanımı, 19 Haziran 7. Sosyal medya konusu, 23 Haziran 8. …

Devamını Oku →

Piyanist’in İşaretleri

Geçmişte yazdığımız “Piyanist” filmiyle ilgili yazımızı, dün gece üzerine konuştuğumuz ve 10 Temmuz 2020 günü saat 21.00’de de youtube Özkan Eroğlu kanalında da bir konuşmanın yer alacağı  “Werk ohne Autor” filmi dolayısıyla okurlarımıza sunuyoruz: İki saati aşan bir süre (148 dakika). Sinemadaki koltuğuma, beni yapıştıran bir senaryo (Ronald Harwood), yönetmen …

Devamını Oku →

Tini Arayan Dünya

Tekhne Yayınlar’ından çıkan bir kitabım ki daha bu günlerde tanıtımı yapılmakta ve yavaş yavaş kitap sitelerinde yerini almakta.Tini Arayan Dünya bu kitabın yazılma süreci pandemi döneminde corono virüsle yaşadığımız sıkıntılı süreçlerin dışa vurumu olarak rahatlıkla yorumlanabilir. İnsanlığın hangi noktalarda kaybettiğini ısrarla o noktalarda kalmaya ısrar ettikçe o noktada kalacağını gösteren …

Devamını Oku →

İzlekler Dergi Tüm Sayıları Bir Arada

  İzlekler Sanat ve Kültür dergisi Mayıs 2018-Mayıs 2019 yılları arasında yayınladığı 6 sayıyı bir toplam olarak takip edemeyen okurlarına sunuyor. Yayınlandığı dönemde oldukça ilgi görmesine rağmen dağıtım konusundaki  sıkıntı nedeniyle yayın hayatına ara veren ve kitap yayınlarıyla yayıncılığa devam eden izlekler yayınları, ülkemizde çoğun dergiciliğin doldur boşalt olarak yapıldığı …

Devamını Oku →

Dünya Sanatçısı Olmak Başka Bir Şey…

Türkiye koşullarında olmakla dünya koşullarında olmak; tabii ki aynı şeyler değil. Ancak Türkiye dünya kapsaması altında olduğuna göre her sanatçımızın plastik filozofik açıdan dünya ölçütlerine sanatını vurabilmeli, değerlendirebilmeliyiz. “Ülkemiz Resminde Kim Sanatçı?” isimli kitabımın ulaştığı sonuç ve yaratıcı sanata söz konusu ölçütler üzerinden en yakın 14 kişiyi bu kitapta ortaya …

Devamını Oku →

İzlekler Yayınları’ndan Yeni Kitap: Sanat Yapıtının Kaynağı

  İZLEKLER YAYINLARI’ndan yeni bir kitap:   SANAT YAPITININ KAYNAĞI HEIDEGGER’İN “DER URSPRUNG DES KUNSTWERKES”İ ÜZERİNE BİR ELEŞTİRİ Yazar: Özkan Eroğlu   Heidegger kaleme aldığı sanat filozofik açıklamalarının sanat tarafında bizce tamamen amatörce bir hal ortaya koymakta. Bu durumun bir kaç nedeni var, ancak başlıca nedeni, odaklandığı Alman Rönesans sanatı …

Devamını Oku →

Özkan Eroğlu’ndan Doktora Tez Öyküsü ve Yeni kitap hk.

İzlekler Yayınları’ndan çıkan Hans Hofmann ve Ressamlarımız kitabı Özkan Eroğlu’nun doktora tez çalışmasından elde edilmiş bir kitaptır. Doktora tezinin öyküsünü anlattığı bu videoda bir teze yöneltilen düşmanca tavırları ibretle dinliyor, Akademik hayatın kötücüllüğüne tanıklık ediyoruz.  Bu değerli kitabın yayınlanması ve okurlara faydalı bir çalışma olarak sunulması her şeye rağmen tam …

Devamını Oku →

İzlekler Yayınları’ndan Yeni Bir Kitap: Hans Hofmann ve Ressamlarımız

  İZLEKLER YAYINLARI’ndan yeni bir kitap:   “HANS HOFMANN VE RESSAMLARIMIZ” Yazar: Özkan Eroğlu   Yazar kitabıyla ilgili kısaca şunları söylüyor: “Türkiye’de Resim Sanatı”, “Türkiye’de Sanatın Durumu”, “Resim Sanatımızda Kim Sanatçı?” ve “Bir Müze Eleştirisi” kitaplarımız Batı etkili resim sanatımızın 150-200 yıllık sürecinde çok çok az yeni ve kendine özgü …

Devamını Oku →

Kavramsal Sanat

Kavramsal sanatla ilgili dünyadaki atılımların geçmişi, ortalama altmış yıla dayanmakta. Batıda yaygınlık gösterdiği ülkelerde bile 1960’lardan bu yana tam anlamıyla çözüme kavuşturulamamış bir alan. Bu alan hemen bütün sanat ile alternatif sanat, hatta toplumsal ve bireysel, siyaset ve politika hareketlerini bünyesinde barındırıyor, dolayısıyla her yönden oldukça karışık bir görünüm ortaya …

Devamını Oku →

Önce Picasso’yu Anlamak Gerekir !(*)

14 yıl önce Sabancılar’ın Büyük Galerisinde sergilediği Picasso sergisini eleştirmiştim. Şimdi de geçerli olabilir (Matisse ve Picasso kitabımı da lütfen okuyunuz) diye tekrar sunuyorum: Dünyadaki en sansasyonel isimlerden biridir Picasso. “İtalya’da Raphael’in, Fransa’da ise Robespierre’in olduğu kadar İngiltere’de ünlüdür. Ününün boyutları açısından, Picasso’yla boy ölçüşebilecek tek sanatçının Charlie Chaplin olduğunu …

Devamını Oku →

Bir Muz Hikayesi….

Bir muz hikayesi… Cattelan’ın şu muzu ve başına gelenler berisinde bambaşka bir hikayeyi/hikayeleri barındırıyor. Arkanıza yaslanın ve düşünün; sanat denilen meseleye alternatif arayışlar dahilinde sunulan karşı sanat mantığı ne ise ve bununla bazı güçler tarafından ne etkin kılınmak istiyorsa, buradaki ilişki devlet-derin devlet ilişkisine de benzetilebilir. Her iki tarafın da …

Devamını Oku →

Cattelan…

Bir muzu bir düzleme bantlama ve daha sonra da nasıl korunacağının rehberini verme. Bu iş, içi boşalan sanatın ve böyle bir sanat karşısında cehaletle hareket eden sanat izleyicisinin durumuna bir tepki olarak yorumlanabilir. Cattelan’ın yaptığını iyi okumak gerek: Birincisi bu yapılanın benzerlerini, henüz sanat bu kadar freni boşalmış bir araba …

Devamını Oku →

Kurt Schwitters

Kurt Schwitters Form’u doğru bir şekilde kuşatmadan deform yapılamaz. Resmin temel kuralı deformasyondur; yani tüm efektler bu deformasyona dayalı çıkarımlarla sağlanır. Birbirlerinden, ülkemizde gösterildiği gibi ayrı değil aynı şeyler olan somut sanatta form nedenli önemli ise, soyut sanatta da deformasyon o denli önemli bir konudur. Şimdi tam anlamıyla “ifade” meselesine …

Devamını Oku →

The Dead Dont Die Filmi Üzerine

Çok ilginç bir film; Jim Jarmush’un “The Dead Don’t Die” isimli filmi, bir komedi aslında. Gülerken, şaşırtan bir bir zombi anlatısı. Fakat sanatla ilgili her türlü farklı efekte yer veren bir deneme görünümünde. Gerçekten sinema Kandinsky gibilerin 20. yüzyılın başında tiyatroda bulduklarını, şimdi bizim bu sanat dalında bulduğumuz üst plastik, …

Devamını Oku →

İç’ten Olan Güzeldir

Halil İnalcık hocayla yapılan bu sohbet, bu dünyadan göçünden önce bence çok önemli olmuş. İki saatlik konuşmasında ve yönetenlerin ağızlarını açarak dinledikleri ve bize de dinleme olanağı verdikleri söyleşide önemli tarihi dönüm noktalarına değinen İnalcık, modern tarihin nasıl bir etkileşim ve aşamalar kültürü meselesiyle ilgili olduğunu  ortaya koyması açısından da …

Devamını Oku →

Avni Lifij’i Abartmalarınızın Malzemesi Yapmayın Lütfen…!

Avni Lifij’in kaleme aldığı yazıların bir kitapta toplanması son derece yararlı ve bana soracak olursanız oldukça gecikmiş bir iş. Nitekim yeni kuşakların, böylesine resim sanatımız açısından modern çağdaş kök olmuş birisini, özellikle onun entelektüel yönünü anlaması için yazdıklarını okuması çok önemli.- Fakat ülkece bir sanat felsefi toplum olmadığımız, aslında daha …

Devamını Oku →

Bugün Ülke…

Ekim 16, 2019 Bu coğrafyada gözü olanları deliye çevirmiş ve bu nedenle içeriden oluşturdukları işbirlikçiler aracılığıyla ülkemiz, Atatürk’ün öldüğü günden itibaren adım adım yıkılıyor. Önceleri bu yıkım çok sesiz yapılırken- tam olarak anlaşılmadan-, son on, on beş yıldır sosyal medyanın da sayesinde hepimizin gözü önünde yapılıyor. Zaten sosyal medyanın dışındaki medyanın …

Devamını Oku →

Rembrandt ve İfade

Rembrandt Öncesi   Rembrandt’tan önceki sanat dönemlerinden birkaç örnek vererek asıl konumuza bir yol açacak olursak, meseleyi ifade yönünde kurcalayan ilk büyük sanatçının Giotto olduğunu belirtmemiz gerekiyor. Çünkü böylece Rembrandt’ın önünde ve ifade konusunda ne gibi birikimlerin de olduğunun tam olarak anlaşılmasını istiyorum. Gerçekten Floransalı fresko resim ustası Giotto, sanat …

Devamını Oku →

William Turner üzerine yeni bir yazı…

Eylül 14, 2019 Sanat, bilim ve filozofi organik bir birlik oluştururlar. Uzunca yıllar tek boyutlu bakış bu birliği görememiş, sanat ile bilim arasına kesin sınır koymuş ve bunları filozofiden ayırmıştır. Gerçekten bu üç alanı birbirinden ayırmayan tek bir bilgi kaynağı vardır, o da bir yaratıcı ve sanatçı olan “doğa”dır. İnsan …

Devamını Oku →

Önce Ciddi Olacaksın…!

Bilim yapacaksan Almanca dile hakim olacaksın, daha doğrusu Almancayı bilmek değil, içselleştireceksin. Fakat bu oldukça zor. Almancada düşünmüş ve yazmış insanların içinde öne çıkanları iyi tespit edebilmenizle de ilgili söz konusu zorluktan sıyrılmak. Sadece dile hakimiyet yetmez, o dilde okuduklarınızın da büyük önemi var. Aynı şey Türkçe için de geçerli. …

Devamını Oku →

Heykel Sanatçımız Saim Bugay’ın Ardından…

Önemli bir insandı; dürüsttü, ilkelerinden ödün vermezdi. Onunla bir ağabey-kardeş bağımız vardı. Atölyesindeki ziyaretlerimde çoğunlukla ona “Saim Baba” diye seslenirdim. Gerçekten bir baba misali örnek alınması gereken bir insandı. Onda çok şey bulabilir; zengin sanatçı kişiliğinden etkilenebilirdiniz. İlk tanışmamız, sanırım Hamit Kınaytürk sayesinde olmuştu. Bir gün akademinin o denize bakan …

Devamını Oku →

Baudolino’nun Değeri

Daha önce de ülkemizde önemli kitapları yayınlanan Eco, tam bir ortaçağ uzmanı. Özellikle göstergebilim üzerine araştırma ve çalışmalarıyla tanınan bu düşünce adamı, bu kez de “Baudolino” isimli romanıyla Türkiyeli okurun karşısında. Bu romanın bir sanat kültürü dergisiyle ilişkisi ne olabilir diye düşünenler olabilir. Buna cevap olarak da şu verilebilir: bu …

Devamını Oku →

Bir Resmin Ölümü

İşe, önce Adnan Çoker’in neden olduğu, komik olaylar zincirinin varlığından bahsederek başlamak istiyorum. Ne yaptı Çoker? Gereksiz bir gündeme neden oldu. Öyle ya da böyle, büyük yüzdeyle hatalı bulduğum Çoker, Hülya Avşar ile olan tartışmasından sonra, Erol Aksoy’un kurduğu sanat galerisinde gerçekleşmesi beklenen sergisini reddederek, yerine Şubat ayı içerisinde Mudo …

Devamını Oku →

Mona Lisa Caterina’ydı Bence

Mona Lisa Leonardo da Vinci ‘nin annesiydi Leonardo Da Vinci’yi ve özellikle Paris’te Louvre müzesinde bulunan, milyonları başına toplayan Mona Lisa isimli yapıtını bilmeyenimiz yoktur. Bu resim üzerine, çok şeyler yazılmış ve söylenmiştir. Da Vinci, az resim-sanat yapıtı üretmiş bir kimliktir. Onun az yapıt üretmesinin nedeni, kuşkusuz çok yönlülüğü, dolayısıyla …

Devamını Oku →