Müze içinde Müze

Zaha Hadid’in Ardından Zamansız Bir Röportaj

Zaha Hadid, 65 yaşında arkasında 67 milyon £’luk servet bırakarak aramızdan ayrıldı. 1950 Bağdat doğumlu mimar 1972’de Londra’da mimarlık eğitimi almadan önce matematik okumuştu. 1979’da Zaha Hadid Mimarlığı kurdu ve küresel anlamda işler yapmaya başladı. İş ortağı Patrik Schmacher  ile birlikte stüdyo kavramına yenilikler ekledi. Dinamik mimari formlar yarattı.  En bilinen işleri arasında 1983’te Peak Hong Kong’ta, Cardif Bay Opera House, Riverside  Museum of  Yransport ,Glasgow. Designboom ile yaptığı söyleşiyi aktarıyoruz.

Zaha Hadid

Zaha Hadid

-Mimarlık eğitimi almayı istemenizin,  mimar olmanızın nedeni ve geçmişten bugüne getirdiklerinizden hangileri  ;  tasarım ilkelerinizi ve felsefesini biçimlendirdi. Örneğin işlerinizde büyük sanatsal etkisi bulunan Kazimir Malevich var. Mimarlığınızı  beslemek için başka hangi yaratıcı alanlara ihtiyaç duyuyorsunuz?

Zaha Hadid: Küçük bir kız olmama rağmen Mimar olmak istedim. Mimari ile ilgili en erken zihinsel kaydım sanırım 6-7 yaşlarındaydım Irak’ın kuzeyinde Musul’da halamın evi yapılıyordu. Mimar babamın en yakın arkadaşıydı. Çizimler ve modellemeler için bizim evi kullandı. Oturma odamızda modele  bakıyordum. Beni bir şey tetiklemişti. Tam anlamıyla meraklanmıştım diyebilirim.

Mimarlık eğitimimin ilk günlerinde Tekrar ve seri üretim fikirlerinin yıkıldığı bir yerde parça kavramı, soyutlayıcı ve patlama yaratan düşüncelerle ilgilendim. İlk işim Rus Avangardıyla ilgiliydi.  Moholy-nagy’nin resimleri , El Lisssitzky’nin işleri ve naum gabo’nun heykelleri … Özellikle Kasimir Malevitch işleri.  O beni ilk zamanlarda  çok etkiledi. Sanat ve tasarım arasında modern ve Avangard  bir köprü görevi görüyor. Malevitch  deneysel ilkenin  soyutta yaratıcılık seviyelerini arttırdığını keşfetti. . Bu  soyut iş, yaratıcılık düzeylerinin daha da büyümesine yol açtı.

Bugün bizim başka diğer yaratıcı endüstrilerdeki iş ortaklarımız bize farklı skalalarda ve çok çeşitli medyumlarda düşüncelerimizi ifade etmek için fırsat sağlıyorlar.  Bunu sürekli devam eden tasarım arayış sürecemizin bir parçası olarak görüyoruz.  İki çeşit süreç var. Biz bizim mimari araştırmamızı ve deneyimizi bu tasarımlara uyguluyoruz. Ama biz hem de onlarla  kendi iş alanlarının rehberliğinde iş birliği kuruyoruz. Pırıltılı bir tasarım her zaman diğer endüstrilerden faydalanacak. Elbette  sanat, mimari ve moda arasında akışkanlık çok fazla. Ama bu bir rekabetle ilgili değil.  Birinin bir diğerine  katkı sağlayan süreçler ve pratiklerle işbirliği yapmakla ilgilidir.

Sandalye, masalardan gökdelenlere çeşitli skalalarda iş yapıyorsunuz. İşinizde vurgulamak istediğiniz tekil bir yaklaşım var mı?  Üretiminiz sıklıkla teknolojinin  ve malzemenin yeni formlarını benimsiyor. Bu ilerlemeler  yaratıcı vizyonunuzu gerçekleştirmede ne kadar önem taşıyor?

ZH: Açıkçası her bir projenin sürecine ve ölçüsüne göre büyük farklar olmasına rağmen tüm projeler beni eşit olarak ilgilendirir.   Bir bina veya bir obje için bir fikir aniden gelebilir. Ama iş akışları büyük farklar gösterir. Hepsi aynı şeyden çıkar. Tüm projeler bir şekilde birbiriyle bağlantılı. Mimari algı farklıdır. Çünkü daha pahalı.  Kişinin alana kendsini nasıl yerleştireceği ile ilgilidir.  Moda, senin objeyi  nasıl yerleştirdiğindir.

Elbette  diğer çalışma alanlarının teknolojisi tarafından yaratılmış yeni olanaklar görmemiz tasarımlarımızı daha tutkulu yapar. Bizim tutku içeren  tasarım vizyonumuz  fabrikasyon tekniklerini ve yeni dijital gelişmeleri  cesaretlendirici güçlü müşterek bir ilişkinin sonucudur. Yeni gelişmeler bize ilham verir ve tasarımı bir ileri noktaya taşır. Mimari ve tasarımın güncel durumu daha geniş çapta işbirliği ve araştırıcı tavır gerektiriyor. Biz araştırmaya ve yeni teknolojileri geliştirmeye devam ediyoruz.

taslak çizimi

 –İyi bir arkadaşınıza anlatır gibi bize tarzınızı tarif edebilir misiniz?

Zarif bir ustalık. Kişisel inceleme, araştırma, suyu çıkmamış birçok fikirle yüklü, resmi olmayan bir yapıt repertuarı. İki yıl önce aynı parametrelerle bir alanda kaç versiyon bulabilirim görmek için bir daireye odaklandım . Günlerce bunun üzerine çalıştım.  Belki bir alan için 100 tane seçenek çıkar. Bu alıştırma alan organizasyonunu tercüme edebilir ölçünün derecesini verir. Kesin değildir. Çok geniş.  Daha büyük alanda ölçünün katlanacağını hayal edebilirsiniz. Sürekli egzersiz yapan bir piyanist gibi.  Aynı yoğunluk seviyesi. Repertuarınız devasa bir şekilde artıyor. Bazı insanlar gerçekten yaşar ve aynı ilkeyle çalışır. Aynı mantıkla aynı diagram. Biz birçok diagram üretiyoruz. Geniş bir repertuara sahip olmamızın nedeni bu.

-İşinizin evrimleşmesini tarif edebilir misiniz?

ZH: Çizime, soyuta ve parçaya odaklandığım erken işlerde çok benzer momentler vardı. Sonra fikirler gelişmeye başladı. Sonunda mimaride olması gereken daha akışkan bir düzen oluştu. Buna değişimden çok gelişim diyebiliriz.

En çok hangi projeniz sizi tatmin etti?

the Peak Project ( Çin’de bir dinlenme kulübü) Çünkü  benim için çok önemli bir  değişiklik. Her an yapacağınız birçok keşif bulunuyor. Farklı projeler farklı yollarla tatmin sağlıyor. Leipzig’deki  BMW Center, Wolfsburg’daki  Bilim Merkezi. Çok heyecanlıydı. Hemen gerçekleştirmek istediğim birçok fikri tercüme eden Çağdaş Sanat Merkezini Roma’da görmeye gittim.

-İşlerinizi diğer tasarımcılar veya mimarlarla tartışır mısınız?

ZH:  Ofiste diğer tasarımcılarla evet. Kendim hakkında çok fazla konuşmayı sevmiyorum.  Arkadaşların fikirleri tartışılabilir.

-Projelerinizi genelde nerede çalışırsınız?

ZH: Herhangi bir yer. Bilgisayar kullanmıyorum.  Aynı çalışma üzerinde 100’den fazla çok hızlı çizim yaparım.

-Günün en iyi zamanı hangisidir?

ZH: Akşamın çok geç zamanları. Londra’da olursam başka herhangi bir yerde olmaktan farklı olabilir.

Haydar Aliyev Kültür Merkezi

Bakü,Haydar Aliyev Kültür Merkezi

Ne tür müzik dinlersiniz?

ZH: Klasik

Tasarım ve mimarlık dergileri okur musunuz?

ZH: Ofiste birçok dergi var. Ama genelde onları okumuyorum.

-Giymekten sakındığınız giysileriniz var mı?

ZH: Vintage giyimi. Maskulen tarzı sevmiyorum. pantolonları. İssey miyake’yi ve siyah elbiseleri severim.

-Sizi etkileyen özellikle işlerine hayran olduğunuz geçmişte mimar veya tasarımcı var mı?

ZH: Evet çok var.  Erich Mendelsohn, mies van der rohe, le corbusier ve konstrüktivist

-ve çağdaş tasarımcı ve mimarlar ?

ZH: Birçok. Ama pek çoğu methoda takmış durumda. Dogma oluyor.

Gençlere tavsiyeniz nedir?

ZH: Çok çalışmak ve odaklanmak zorundalar, ama amacını bilmeden çok çalışmak değil. Bir hedefiniz olmalı.

– Geleceğe yönelik korkularınız var mı?

ZH: Evet, tutucu değerler ortaya çıkıyor, Hemen mimariyi etkilemeyebilir. Ama toplumu etkileyeceği için beni endişelendiriyor. Dünya daha parçalı görünüyor. İnsanlar arasındaki fark büyüyor. Çok açık liberal bir toplum için mücadele edilmeli.

 

Röportaj:   Philip Stevens Designboom

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İzlekler

İzlekler

ÖNCEKİ YAZI

İyi Bir Sanat Koleksiyonunun Yapı Taşları: Akıl, Duygu, Kararlılık-İpek Yeğinsü

SONRAKİ YAZI

Dünyada Beklenen Sergiler...