Kültür

Yeni Ufuklar, Tutkular, Bitmeyen bir Uğraş: Özgen Acar

Bir amacın peşinden  inatla gitmenin  örneklerine çok sık rastlayamayız. Ayrıca  samimi olmayan, ortaya çıkan işlerin  başkalarından çok kendine fayda sağladığı bir alışveriş ortamı gözlemleriz. Bir işi inatla yapmak evet ama sadece kendine fayda sağlamanın yanından geçmeyen  örnek bir gazeteci Özgen Acar…  Gazeteciliğin haber aktarmaktan öte toplum için  olmayanı olduran imkansızı zorlayan bir işlevi olduğunu bize gösterdi.  Kendisiyle görüşmek için Ankara’ya gittiğimde  sadece Ankara’ya değil  arkeoloji macerasının başladığı İzmir’e ; kayıp eserlerin izini sürdüğü  Metropolitan Müzesi’ne  ve birçok farklı yere uğradık. Müzeciliğin günümüzdeki durumunu,  Acar’ın Cumhuriyet ile özdeşleşen  gazetecilik macerasını, bitmeyen çabalarını ve kültür tarihimiz için önemli olan başarılarını konuştuk. Söz Özgen Acar’da….

MÜZEDE EĞİTİM

-Müze eğitimi çocukluktan başlar. Gezdiğiniz zaman sınıf öğretmenlerinin iki üç sınıfı birden topluca bir gün müzeye götürüyorlar. Koridorlarda yürürken elleme dokunma bakma yürü şeklinde gezdiğinde müzeden çıktığı zaman hiçbir şey öğrenmeden çıkıyor. Dolayısıyla bu bir eğitim değil. Amerika’daki bütün müzelere girdiğiniz zaman müzecilik eğitim bölümü vardır. Onun başında birtakım pedagoglar hocalar vardır. Önce öğretmenleri eğitirler ve vurgularlar. 7 yaşındaki çocukları başka 14 yaşındaki çocuklara başka şeyler öğretirler ki kademeli öğrenebilsinler. Koskoca müzeyi öğrenmelerine imkan yok. Chicago’da bir müze de cumartesi akşamı aileler çocuklarını alıp müzede uyuyorlar. Hafta sonunu orada geçirirlerken çocuklara bir görev veriyorlar istediğiniz resmi yapın. Çocuk orada eserle canlı olarak iletişim kuruyor. Bizim müzemizde ölü serpilmiş toprağı diyorum bizim müzelerimize arkeoloji müzeleri ölülerin müzeleri…

-Bu konuda son yıllarda önemli aşama yapıldı. Çorum müzesi müdürü zamanın Kültür Bakanıyla görüşerek  orada ek bina yaptı. Çocuklara hafta sonunu geçirmek için hafta sonunu geçirme yeri yaptı. Kızlar için pembe ayrı yatak hane erkekler için mavi, ayrı yatakhane. Gündüzleri eserlerden birer kopya yapmaları istendi. “Gel sikke darp et “ sikke nasıl darp ediliyor onu anlıyor. Ayrıca o müzede ekranlar var. Bir platformun üstüne çıkıyorsunuz o sizin atınız oluyor. Antik Hittit başkenti Hattuşaş’da arabayla dolaşıyorsunuz. Anita diye bir oteli var. Çocuklar orada kalıp kahvaltılarını yapıp müzeye geliyorlar. Bir  ara verdiler Van’daki deprem öğrencilerini ağırladılar. Türkiye’deki en güzel örnek o.

ARKEOLOJİ İLE TANIŞMA

-İlkokul üçte Cahide Erkan diye bir öğretmenim vardı. Cahide Hanım bize İzmir müzelerini gezdiriyordu. İzmir’de arkeolojik kazı alanlarına gidiyorduk..  Kadife kaleye çıkardık. Dedi ki vaktiyle burada çınar ağacı vardı. Büyük İskender çınar ağacının altında uyuyarak rüya gördü. Dünyayı nasıl fethedeceğini anlattı. Ağaç bizi somut olarak düşündürüyor. Büyük İskenderi hepimiz biliyoruz ama İzmir’le bağlantısını bilmiyoruz. Daha sonra antik bir sikke gördüm İskender çınar ağacının altında uyuyor. Tilkilik’teki agoraya götürdü aynı şekilde bu agorayla bu kale arasında altında tünel var dedi. Vaktiyle bir saldırı olduğunda insanlar kale içine bu tünelden geçip savunma yapıyorlar dedi. Önceki yıl o tüneli buldular. Bir keresinde bizi eski İzmir smyrna’ya götürdü. O yıl 1948’de Ekrem Akurgal kazıya başlamış. Aradan 50 yıl geçti. Cahide hocamı buldum hala görüşürüz. Bana gelen mikrobu aşılayan kadından söz ediyorum. Öğretmenin önemi. Aradan 50 yıl geçti Cahide Hanım’ı aldım. Ekrem Akurgal ile fotoğrafımı çektirdim. 50 yıllık öyküyü Cumhuriyet’te  yayınladım. Başka arkadaşlarımızda gitti oraya ama hiç olmazsa beni kazandı.

MÜZECİ ARKEOLOG AYRIMI

Bugün özel müzeler dışında hiçbir arkeoloji müzesinde müze eğitmeni yok. Ankara eğitim fakültesinde müze bölümü var. Bakanlık oradan çıkan hiçbir öğrenciyi müzelere almıyor. Bu kişiler öğrenciye halka eğitim verecek insanlar…Türkiye’de 95 tane müze var. 95 müzede arkeologların sayısı boş. Kadro yok. Diyanet işlerine 3000 tane imam hatip alıyor müzelere arkeolog, sanat tarihçi kadroları vermiyor. Müze dediğin zaman sergi yapacak arada özel sergiler düzenleyecek, kazıdan gelen eserleri konserve yapacak. Ayrı laboratuarları, konservasyon bölümleri olması lazım hiçbiri yok. Müzecilerin hiçbiri yayın yapmıyor. Müzecilerin ayrıca 42 görevi var. Git define başında dur. Kazı başında dur. Git arkeoloji kazısına. Müzede müdür dışında kimseyi bulamazsınız. Müzeci asli işini yapamıyor. New York Metropolitan’daki sanat tarihçiler müzeciler gidip kazı mı yapıyor. Asli işleri müzecilik . Arkeologluk başka müzecilik başka …

İNGİLİZ GAZETECİNİN BAKIŞI

-Basın dünyasından 1970 yılında bir İngiliz gazeteci geldi Türkiye’ye…  Bana telefon etti. Ben Sunday Times’ın muhabiriyim. Sizinle konuşmak istiyorum dedi. 43 yıl önce. Ben dedi Türkiye’den kaçırılmış bir hazinenin peşindeyim. Türkiye’de bu konulardan anlayan işbirliği yapacak bir meslektaş arıyorum. Amerika büyükelçiliklerine sordum. Ankara’da hangi gazetenin arkeoloji muhabiri en iyisi? Verdikleri cevap hiçbir gazetede arkeoloji muhabiri yok. Bugünde yok. İngiltere’de her gazetenin arkeoloji muhabiri var. Arkeolojik zenginlik açısından Türkiye ile İngiltere aynı mı? Türkiye’de adı bilinen  İslamiyet öncesi 42 uygarlık geçmiş. Nereyi kazsan bir eser çıkıyor. Onlarda depolarda çürüyor. Şimdi bir yasa çıktı envanterlik eserler kalacaklar etütlük eserleri isteyen koleksiyoncu alabilir. Ben arkeoloji okumadım siyasal bilimlerde ekonomi okudum.

MÜZE HABERCİLİĞİ

-3 yıl önce sabah gazetesinde tek sütuna bir haber var. Jandarma M.Ö 8. yüzyılda Bizans eserini kaçırmaya çalışan bir çete yakaladı. M.Ö 8. yy Bizans eserleri , M.Ö Bizans var mıydı? Haberi yazmak başka ilçenin yerel muhabiri olabilir. Gazeteye geldiği zaman bir sanat editörünün bunu elden geçirmesi gerekir. Bundan on gün önce Habertürk’te bir haber vardı. Türkiye’den eserler kaçırıldı. Bunların Türkiye’nin alması gerekir. Fotoğraflar var. Bu eserler yıllardır Kültür Bakanlığı’nın sitesinde zaten var. Yeni ne var bunda  O gün yazı işleri müdürü muhabiri sıkıştırmıştır senden haber gelmiyor diye o da tembellik yapıp Kültür Bakanlığı sitesinden bu haberi yürütmüş.Yorgun Herkül hikayesini biliyorsunuz yerini buldum izini sürdüm Antalya’da yerine kondu. O gün bir ben davetli değildim. Vatan gazetesi benimle mülakat yapmak istedi. Salih Güney;  benim yazılarımı okuyup Boston müzesi önünde gösteri yaptı. Herkül heykelinin üstünü istiyoruz diye ondan sonra Herkül heykelini geri getiren adam rollerine soyundu.

KÜLTÜRSÜZ KÜLTÜR

-Cumhuriyetin Pazar eklerinde magazin ben iki yıllığına genel yayın yönetmenliği yaptım. O zaman cumhuriyet 2 diye bir ek çıkarttım. O 2  ekinin en önemli ağırlığı arkeoloji, yerli yabancı müzeler , sanat tarihi Türkiye’deki buluntular, yabancı sanatçılarla mülakatlar, 35000 den aldığım tirajı 90.000 e çıkarttım. Neden? Bu 2 eki ile , aydın dünyada bu yaratılıyor. Vaktiyle cumhuriyet için kadına hitap etmediği söylenirdi. 2 ekinde kadınla alakalı olağanüstü şeyler vardı. Bugün baktığınız zaman cumhuriyetin Pazar ekine evet kadın var ama kültür yok. Bir gazetede Türk sanatçılarının, sosyete hanımlarının resimlerini veriyor. Çanta 3500 avro ayakkabi 900 avro… Bunu talebi yaratmak için yapıyorlar ama öteki tarafta bir yığın aç insan var.

MÜZELERDE HALKLA İLİŞKİLER

-Şimdi bunlar eğitim meselesi bugün Ankara’da 35-40 bakan varsa 25’i Anadolu medeniyetler müzesini görmemiştir. Maliye bakanı bütçe hazırlarken arkeolog kadrosu verir mi adam görmemiş. 3000 tane imam kadrosunu verir. Gazetelerde sık sık İstanbul Modern müzesini, Pera, Sabancı ile ilgili haberleri  görebilirsiniz. Onların tanıtım yapmak elbette amaçları bunu yaparken eğitimcilerin yanı sıra halkla ilişkiler büroları var. Ankara’da olduğum halde bana her gün bu müzelerden ileti geliyor. Sergilerini, görsellerini gönderiyorlar. Hangi devlet müzemiz yapıyor bunu. Hiçbiri yapmıyor. Bunun dışında tek bir müzemiz ilgi çekiyor. Topkapı…Topkapı’nın ilgi çekmesinin nedeni orada bir takım sergiler açılıyor kendisinin dışında. Ne yapıyor ? Çarlık Rusya’sının sergisi. Bunların duyurulması nasıl yapılıyor? Bakan geliyor açılıştan görüntü çekiliyor. Haber bu. Oradaki sergilenen eserler ne? Topkapı’nın halkla ilişkiler bölümü yok. Oraya gittiğiniz zaman bakanların resimleri var. Sergilenen eserlerin fotoğraflarını basına vermiyor.

ÖZEL MÜZELERLE UYANAN FARKINDALIK

Sanat tarihçi, konservatör, müzeci, eğitimci bir kadrodur. Özel müzelerimiz batı mantığı ile hareket ettiği için bir adım önde. Özel müzelerde karar mekanizmaları hızlı işliyor. Bundan önce bakanlıklardaki memur sayısını azaltmak için emeklilik yaşını düşürdüler. Dolayısıyla bazı müze müdürleri de emekliye ayrılacaklardı. Bunlardan biride Sabancı Müzesi müdürü Nazan ölçer’di. Türk İslam eserleri müzesi müdürü üstelik doktor, aklı başında, İngilizce konuşur, yayın yapar böyle bir kadın. Bu sefer kanunu tekrar değiştirdiler yük emekli sandığına binecek diye adamlar onu düşünmemiş. O sırada sabancı Nazan hanım’a gel bizim müdür ol dedi.Bende aradım Nazan hanımı gidecek misiniz? Giderim dedi.65 yaşında emekli olduktan sonra bir daha ben bu işi bulabilir miyim dedi. Şimdi orada muazzam işler yapıyor. Sizin dediğiniz karar alma yetkisi o yönlendiriyor sabancıları. Müzedekilerin herkesin kadına güvenleri var. Daha önceki deneyimlerini, geçmişini ve ağzından çıkan sözü biliyorlar. Devlet mantığı ile özel sektör mantığı bambaşka.

SİYASETLE MÜZECİLİK İÇİÇE

Son olarak kültür bakanlığı müsteşarlığına Ali Şahin diye bir kişiyi getirdiler. Vaktiyle Melih Gökçek’in ihale işlerini yapıyordu. Şimdi kültür bakanlığının müzelerde dahil mali işlerinden sorumlu. Adamın kültürle hiç ilgisi yok. Kültür bakanlığının ihalelerinde AKP  taraflarına para kazandırmak. Gelir gelmez müzeler müdürünü görevden aldılar. Vekalet eden kişiyle müzeleri dolaştılar Ankara Medeniyetleri müzesine geldiler. Müze müdürünün konuşmasını beğenmeyip ertesi gün müze müdürünü görevden aldılar. Bugüne kadar Ertuğrul Günay zamanında başarılı olmuş müze müdürlerini kendi tezgahlarını kurmak için görevden alıyorlar. Bu koşullarda öteki müze müdürleri ne yapar? Yan gelip yatar. Diyarbakır’da mayıs ayında beni bir toplantıya çağırdılar. Konusu Diyarbakır surlarının Unesco listesine alınması. Bu toplantının mimarı Diyarbakır müze müdiresi, çok başarılı bir kadın olağanüstü gayret sarf ediyor. Kadını Erzincan’a gönderdiler. Diyarbakır’da surlar dolayısıyla inşaat ihale var. Siyasetle müzecilik iç içe…

NEW YORK MÜZELERİ

-Ben 4 yıl New York’ta görev yaptım. En az haftada bir iki kez New York Metropolitan müzesine gidip gezerdim. Her gidişimde yeni bir şeyler görürüm. Her seferinde de mağazasına girerim. Her seferinde de oraya para bıkardım. Müzeye giriş 8 dolardı şimdi 14 dolar oldu. Yılda 90 dolar gönderiyorum. Metropolitan’ın çıkardığı kataloglar, yayınlar ücretsiz geliyor. Bu uygulama müzeyi sahiplendiriyor. New York Metropolitan müzesi bir çeşit vakıf , Washington’daki Smitsonian hariç hepsi vakıf, Amerika’da 6000 tane müze var. Üyelik ve satış Metropolitan’ın önemli iki geliri . Yılda 5 milyon insan geziyor. Türkiye’de toplam 5 milyon insan müzeleri gezmiyor. Bu koşullar içinde korkunç bir ekonomik çark var.O çark müzeyi yaşatıyor. Obama’nın yıllık maaşı 400.000 usd, Metropolitan müzesi müdürünün 1. milyon dolar Bu müze yönetimine, o çarkın dönmesine, eğitimine toplumun duyduğu saygıyı gösteriyor. New York Metropolitan bir eğitim ve kültür merkezi. New York Times gazetesinin sadece New York müzeleri için muhabiri var. Günlük olayları, perde arkası olayları, sergi haberlerini yansıtıyor. Ben New York Times’a aboneyim Amerika’daki müzelerde neler olup bitiyor öğreniyorum. Anadolu medeniyetler müzesinin kültür bakanlığı altında sitesi var girdiğiniz zaman şu  bölüm kapalı bu kapalı… Oradaki resimlerden sağlama imkanı var mı? Yok.

BURHAN DOĞANÇAY İLE TANIŞMA VE CUMHURİYET…

Müzelerin sanatçıyı yönlendiren özellikleri var. Siyasal Bilgiler fakültesinde öğrenciyken herkes ekonomi ile ilgili bir tez hazırlamak zorunda. Ben Turizm ekonomisi konusunda tez yapmak istiyorum dedim. Hoca kızdı bana turizmin ekonomisi mi olur ? 58 de bütün otellerde yatak sayısı 3000 di. Sadece Rodos adasında 5500 dü. O zaman Turizm bakanlığı yok turizm müdürlüğü ise Basın Yayın Genel Müdürlüğünde bir masada. Bütün turizmden sorumlu bir müdür. O da Burhan Doğançay. Tezime yardım etti. Aradan yıllar geçti.Sene 1960. İş bulmak için Burhan Bey’e gitim. Gidip geldiğim için benim nasıl biri olduğumu öğrenmişti. Bizde şu anda iş yok istersen seni Hürriyet gazetesine götüreyim. Orada da Cüneyt Arcayürek var. Cüneyt bey, kusura bakmayın kadrom yok dedi. Ertesi gün başka arkadaş Cumhuriyet gazetesine götürdü. Aklımda gazetecilik yok. Orada da bir arkadaş ayrılıyormuş. Bana dediler ki sen gazetecilik yapabilir misin? Gençliğin verdiği ukalalıkla sizler yaptıktan sonra ben niye yapmayayım. Küstahlığa bak. Gel dedi başla. Aradan yıllar geçti. Burhan Doğançay’ı New York’a turizm ateşesi olarak atadılar. Bende New York’a gittiğim zaman o da oradaydı. İktidar değişince turizm ateşesi görevinden ayrılmıştı. Sonra resim atölyesi kurdu. Orada ün yapmasının bir diğer nedeni de açtığı fotoğraf sergisidir. Fotoğrafların özelliği Brooklyn köprüsüne çıkıp boya yapan siyahi işçilerin fotoğrafı olmasıdır. O sergi Amerikada’ki bütün gazetelerde çıktı. Bizde fotoğraf sergisi açılıyor tek satır çıkmıyor gazetelerde. Ara Güler açarsa çıkar.

MÜZELERDEKİ ÜYELİKLER

-Müzelerdeki çark, çark derken üyelik, mağaza Türk müzelerine de kurulursa müzelerin ekonomik açıdan güçlenmesine katkısı olacaktır.  Özel müzelerin arkasında büyük şirketlerin olması önemli bir avantaj . Sabancı’da Anish Kapoor sergisi açılacak. Adamın sergisi açılmadı ki gelir getirsin. Sabancı harcamaları vakıftan sağlıyor. Bizimkiler Türsab acenteler birliğine müzelerin mağazalarını verdiler. Çark onlara dönüyordu. Şu anda Bilintur’ da… Çarkı onlar döndürüyor. Dösim devlet çarkı mantığıyla çalışıyordu. Arkanızdaki yorgun heykel replikasını Bilintur’cular yapmışlar mağazalarında satıyorlar. Bilintur Genel Müdürü diyor ki sizin sayenizde olduğu için ilk örneğimizi size gönderdik.Yorgun Herkül heykeli geliyor açılışına beni davet etmiyorlar, vatan gazetesi mülakatı başkasıyla yapıyor. Bu işte tanıtım kadar ekonomide önemli, mağazaların üyelikleri müzelere mağazaların katkıları …

MÜZELERDE ELİTİZM

Müzelere lüks restoranların açılmasının elitist bir tavır var mı konusunda hem var hem yok diyebilirim. Restoran konusunda haklısınız. New York Metropolitan müzesinin üç restoranı vardır. Biri self servis ödemenizi yapar yiyeceğinizi alırsınız. Dışarıdaki kafede hangi fiyata yiyecekseniz aynı fiyata yersiniz. Onun yanında garsonların hizmet ettiği bir restoran vardır. O biraz pahalıdır. Onun dışında roofta üyelere özel restoran vardır. Manzarası güzel muazzam pahalıdır. Yılın belli zamanı teşvik etmek için üyelere %50 indirim diyor. Her keseye göre adamın lokantası var. Sizin söylediğiniz tek bir lokanta sıkıysa ye. Sabancıda falan bireysel ziyaretler için bir tur otobüsü geldiğinde servis yapabilecekler mi? Metropolitana gittiğinde rahatlıkla hizmet alabiliyorsun. Pahalılığın dışında kitlesel hizmet… Özel müzeler dışında hangi müzemizde böyle bir hizmet var? Anadolu medeniyetler müzesinde kafe var.

-Aygaz koç camiası bundan bir süre önce bir sergi açtı. Klasik dönem öncesi insan figürleri bir arkeolog hazırladı. O arkeologun eşi Sadberk Hanım Müzesi müdüresidir. İster istemez Aygaz’ın sergisi açıldığı zaman koç camiasının insanını görüyorsunuz. Sabancı açtığı zaman sabancı camiası .. Bunların her birinin bayilikleri var. Koçlar bayilik toplantılarını müzenin yanında dönüştürdükleri otelde yapıyorlar. Orada ağırlayıp müzede gezdiriyorlar. Dolayısıyla bayilerin ayaklarını oraya alıştırıyorlar. İstanbul Modern diyoruz New York Metropolitan diyoruz. New York Metropolitan,  dünyanın her tarafından eser sergiliyor. Burada da başka eserler sergileniyor sadece İstanbul’a yönelik değil . İnsanları çekmek için serginin yanı sıra film gösterimleri yapıyorlar. Film tutkunları var. Filme gittiği zaman müzeyi de gezmiş oluyor. Müzeye bu nedenle giden adam,  Kapoor’un sergisine de gidecek. Müze dediğiniz zaman ölü toprağı serpilmiş yer olmaktan çıkıyor.

-Gethy müzesinden  katalog, internetten haber bültenleri geliyor. Birkaç kitap çalışması yapıyorum. Bugün pek çok ilimizde heykel atölyelerine başladılar. Başbakanımız heykeli ucube diye yıktırıyor. Picasso’nun resminin göğüs uçlarını sansürlemişler. Bu koşullarda müzeye kadro verirler mi?

ARKADAN ARAŞTIRMACI GAZETECİ GELMİYOR…

-Basında bu konuda ne yazık ki  benden başka kimse yok. Uğur Mumcu vakfının araştırmacılık gazetecilik kursları var. Bende o kurslara gidip bu konuda ders veriyorum. Gelin dosyaları alın diyorum. Benim artık nüfus kağıdım eskidi. Bomba patlatacak kimse gelmedi.

KARUN HAZİNESİ VE DEVLETİ İKNA

Karun hazinesini araştırmam 16 yıl sürdü. İngiliz gazeteciyle araştırdık taradık. Türkiye’de bir şey bulamadık. O zaman müzeler milli eğitim bakanlığına bağlı. Bakandan demeç alsana. Hazine Amerika’ya kaçırıldı Türk hükümeti ne yapar? Bakanı tanıyorum gittim. Türkiye’den Karun hazinesi kaçırılmış. Metropolitan satın almış. Türk hükümeti ne yapıyor dedim. Bu bir varsayım dedi. Ortada somut bir şey yok nasıl demeç veririm dedi. Ben size varsayımlı bir soru sorayım dedi. Sor dedi. Türkiye’de eğer  Karun hazinesi Amerika’ya kaçırılmışsa eğer bu hazine New York Metropolitan müzesine satılmışsa eğer bu hazine gerçek olarak ortaya çıkarsa Türk hükümeti olarak ne yaparsınız? Eğer bu hazine Amerika’ya kaçırılmışsa eğer bu hazineyi Metropolitan almışsa ve hazine ortaya çıkarsa Türk hükümeti olarak Metropolitan müzesini dava ederiz. Bu haber Cumhuriyette yayınlandı ve  İngiliz gazeteci Türkler Karun hazinesini geri istiyorlar diye haber yaptı. Sonra ben düşündüm bu İngiliz gazeteciye ne oluyor? Adamın özünde şu var. Bu tüm insanlığın ortak malı. Bu adamın davranışı bana ders oldu ve o nedenle peşine düştüm. Uşak’a gittim araştırmalar yaptım. Hataya düşmemek için Lid’ler kimdir? Lidya tarihi nedir okudum. Görürsem bir gün Lidya eserinin  ne olduğunu nasıl anlayacağım.

Bir gün biri Özgen Bey, sen hazinenin peşindeymişsin sana üç tane fotoğrafını getirdim. Ben onu yayınlasam sonra Bizans eseri olduğu ortaya çıkarsa ben  ne olurum? Rezil olurum. O nedenle ilk önce kendimi eğittim. Sonra oralara gidip bu kaçakçılık kim yaptı nasıl yaptı çıkartanı buldum. Tabi bu yeterli değil New York’a gitmem lazım.Siz genç bir gazetecisiniz Genel Yayın Yönetmenine gidiyorsunuz. Abi ben Türkiye’den New York’a kaçırılan bir hazinenin peşindeyim benim 3 kez New York’a gitmem lazım benim bu araştırmam 16 yıl sürebilir. Beni finanse edin ama 16 yıl sonra böyle bir hazinenin olmadığı ortaya çıkabilir desem hangi genel yayın yönetmeni  bana evet der.16 yıl kendi cebimden harcadım. 3 kez Newyork’a gittim.

Türkiye’de kazı yapan Amerikalı arkeolog vardı. İkinci gidişimde durumu ona anlattım. Kadın yarın Metropolitan müzesinde buluşalım dedi. Buluştuk bir yere telefon edip içeri girdi. 10 dak. sonra geldi. Elinde 3 tane fotoğrafla. Hazine o sırada sergilenmiyor. 3 tane gümüş vazo resmi. O eserler Kıbrıs’da Yunanistan’da, Türkiye’de   bulunmuş olabilir. Bu eserler Yunanistan’dan derse çuvallamış oluruz. Müzenin sağladığı fotoğrafları fotoğraf direktörü Caroline Kennedy verdi. Kennedy’nin kızı . Şimdi japonya’ya büyükelçi gidiyor. 3. gidişimde 350 parçadan 55 tanesinin sergilendiğini gördüm. Müzenin katoloğunu aldım iki yıl daha araştırmam sürdü.

Bu koşullarda Uğur Mumcu vakfındaki çocuk katlanabilir mi?. Kataloğu aldıktan sonra serginin kataloğunda “east greek” diyor. Doğu yunan, yunan ama doğu yunan. Anadolu sözcüğü Yunancadan gelme, kataloğu dönemin müzeler müdürlüğüne verdim. Bir şey yapmadılar. O zamanın kültür bakanı vardı. Ona gittim. İki yıl bakanlık en ufak bir şey yapmadı. Bakana gittim dedim ki size yarım saatlik bir randevu istiyorum. Yarım saat içinde odaya kimse gelmeyecek. Kabul etti. Durumu anlattım. Sen hazırlamışsın her şeyi dedi.Bu koşullarda ne yaparsınız dedim? Hemen talimat vereceğim dava açılsın dedi. Dizinin sonunda bakan dava açıyor diye patlattım. Bakan müsteşarı görevlendirdi. Müsteşarın başkanlığında bir komite oluşturuldu. Dava 6-7 yıl sürdü. Eserler geri geldi. Devleti körüklemek açısından aynı olay Elmalı’da yaşadım. Umursamadılar.

Özel Müzeler kuruldu. Devletindir mantığı değişti. İkincisi 80 li yıllardan sonra özel müzelerin dışında devlette de kültür bakanlığı ve turizm olgusu iç içe düşünülerek bu kültür müze turizme girdi sağladığı için müzelere tahsisatlarını arttırdılar. Elektrik donanımlarını yenilediler. Sensörlü yaptılar. Müzelere iş adamı mantığı getirdiler. Kamu müzeleri toplum odaklı olamadılar. Olsaydı kamu müzelerimiz boş kalmazdı. Türkiye’de 5 milyon kişi geziyor müzeleri New York’ta bir müzeyi 5 milyon kişi geziyor.

MÜZE HABERLERİNİN İŞLEVİ 

Bakan geldi açtı şunu dedi evet bu bir haberdir. Oradaki serginin ne olduğunu anlatan ister uzmanı ister muhabir yazsın bunun yansıtılması lazım. Bu yapılmıyor. Medya bu görevi yüklenmiyor. O gün geçiyor gidiyor. O müzeye açılışa giden muhabir bile görmeden çıkıyor. Ankara Resim Heykel müzesindeki olaylar çoğunlukla Ankara eklerinde çıktı. Bu haberler sadece Ankara’yı değil bütün Türkiye’yi ilgilendiriyor. Şimdi bölge haberleri sayfaları var. Antalya’da olan bir haberi ben burada göremiyorum.

SAHTE PİCASSOLAR

Bir örnek daha bundan 7-8 yıl önce İzmir polisi bir operasyon yaptı. İzmir’de bir adam bir Picasso tablosu satıyordu. İzmir’de polisler randevulaştılar. Adam tabloya 5 milyon dolar istiyor. Adamın iddiası şu ırak ordusu Kuveyt’i işgal ettiğinde sultanın evinden çalınmış. Ankara’da merkez bankasından 5 milyon dolar alındı. Satıcılara verilecekken polis operasyonuyla satıcılar yakalandı.Daha sonra bu sahte Picassolar yine ortaya çıktı. Ankara Resim Heykel Müze müdürü Mehmet özel bir Picasso sergisi açarak müzede bir bölümü Picassolara ayırdı. Ben oturdum hepsinin sahte olduğunu kanıtlamaya çalıştım. Dizi halinde yayınladım. Bağdat’ta artistler sokağı var. Orada üretiliyor. Arkasına Kuveyt damgası.. Bu tablolar indi aşağı. Müzede güvenlik yok bu salonda güvenlik yok. Bu tabloların orijinal olduğunu iki tane sanat tarihçi onayladı. Boyaların tahlilini yapmak gerekir. Bağdat’a giden  bir gazeteci arkadaşıma şu sokağa gideceksin bu fotoğrafları çekeceksin dedim. Çekti ve böylece kanıtlanmış oldu.

 

Evrim Sekmen

Evrim Sekmen

ÖNCEKİ YAZI

Hepimiz Birer Agnostik=Bilinemezciyiz

SONRAKİ YAZI

Kamusal Alanda Sanat Uygulamaları için bir Öneri: Sanat Mediatörlüğü

Henüz your yapılmadı.

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*