İzlek-HaberUncategorized

Whitney Müzesi Direktörü ile Müze Turu

Bu hafta açılmadan önce Whitney Müzesi’nin The Meatpacking bölgesindeki yeni yerinin seçimi bir başarı olarak görüldü. Renzo Piano’nun tasarladığı binaya ve Amerikan sanatının anlatıldığı açılış sergisine övgüleriyle eleştirmenler hemfikir olduklarını gösterdiler. Bu Perşembe müze,  Michele Obama’nın katılımıyla açılışını gerçekleştiriyor. Müzenin terasındaki geometrik panellerle yapılmış şekeri çağrıştıran sandalye enstalasyonu izleyiciler tarafından oldukça neşeli bulundu. Müzenin merdivenlerindeki Felix Gonzales Torres’e ait ışıklı ampul ipi görmeden geçemeyeceğiniz bir yerleştirme. Bu yeni Whitney hakkında direktörü biz sanatçıların müzeyi fırsat alanı olarak hayal etmesini istedik dedi.

Whitney Müzesi

Whitney Müzesi eski hali

 

Teras katında keşfedici enstalasyonlarıyla daha çok fikir bekliyoruz sanatçılardan diye de ekledi. Şimdilik dış alanlarımız içerdeki galerilerin bir uzantısı. Örneğin, Robert Morris’in terastaki çelik heykellerinin açısal formları Donald Judd ve Sol Lewitt’in altıncı kattaki işlerini tamamlıyor.

 

 

Sanatı deneyimletmek sanat deneyiminin bir parçasıdır. “Amerika is Hard to see “sergisinde 600 işin görülecek olması bunun bir kanıtıdır. Siz bir müzeye gittiğiniz zaman sanatı görmek için zaman ayırabiliyorsunuz bir ara verme şansı elde ettiğinizde yürüyen bantlarda yürüdüğünüzde evet sanatı gördüm diyebiliyorsunuz. Tur boyunca böyle anlar yaratmaya çalıştık. Yüksek hata bakan sandalyelerde ve Scott Burton’ın granit oturma gruplarında terasta  böylesi bir New York gökyüzü düşü görüyorsunuz.

Amerikan Kültürel Çeşitliliği

Amerikan sanatı sergisinde küratöryal ekip geçmişe göz atarken özellikle  Afro Amerikan ve Latin kadın sanatçılara  yöneliyor. Bunun politik bir doğrulama olmadığını Amerikan kültüründeki çeşitliliği göstermek istediklerini Weinberg  sözlerinde belirtiyor.

 

 

Yeni Whitney’de ziyaretçiler   bilmedikleri yeni isimlerle tanışacaklar.Weinberg,  Sekizinci katta Endüstri çağı üzerine çok fazla tanınmamış 1930’ların sanatçısı Rice  Pereira’nın dinamik işini gösteriyor. Altıncı kat Minimalistlere ayrılmış.

 

 

Küratörler bu şovun bir depo gibi anlamlar taşımadığını rengin içindeki sesi tercüme etmeye ve müzenin kendi koleksiyonundaki keşifleri fark ettirmeye çalıştıklarını   söylüyor. Bir kolejli çocuğun Weinberg’e bu işlerin onun favorisi olduğunu söylemesi ve böyle bir koleksiyona sahip olduklarını bilmediklerini söylemesi onu şaşırtıp mutlu ediyor.

 

Seçki sadece Amerikan Kültürünü kutlamak için değil ülkenin karanlık tarihine de bakmak içinde kurgulanmış. 1930’lardaki linç karşıtı harekete adanmış kağıt üzerine güçlü duvar işleri var. Howard Lester altıncı katta Vietnamda ölen askerleri saydığı bir video çalışması yaptı. Bunun kan dondurucu olduğunu söylüyor Weinberg. Genç adamların yüzleri teker teker geçerken  Bye Bye Love şarkısı bizi geçmişe götürüyor.

 

Yazı The Artnewspaper’dan derlenmiştir.

İzlek Haber

İzlek Haber

ÖNCEKİ YAZI

MOMA'DAN BJÖRK ELEŞTİRİSİNE CEVAP

SONRAKİ YAZI

BP Portre Ödüllerinde Türkiye'den Bir İsim Var

Henüz your yapılmadı.

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*