İzlekler Dergi

Thannhauser Koleksiyonu’nun Kısa Tarihi

 

Thannhauser Resim Koleksiyonu, 1 Mayıs – 29 Eylül, 2019 tarihlerinde Güney Fransa’nın Aix-en-Provence kentindeki, günümüzde sanat merkezi olarak kullanılan, ünlü Caumont Oteli’nde sergilendi. Cezanne’ın doğum yeri olarak tanınan kent, 1890’lardan beri ilk kez ressamın bazı eserlerine geçici de olsa kavuşmuş oldu.

Thannhauser’ler yarım asırdan fazla bir süre Avrupa’nın en etkin ve seçkin resim koleksiyoncusu ve komisyoncusu oldular. 1965 de (Resmen devri 1978) Guggenheim Müzesi’ne getirilen koleksiyon, müzeyi Picasso’nun 32 resmiyle birlikte, Fransız Modernist Sanat Tarihi yönünden önemli bir kuruluş haline getirdi.

Istakoz ve Kedi

Henrick Thannhauser ilk modern galerisini 1909 yılında Münih’de açtı. Açılış bildirgesinde, galerinin “tazeyi, güçlüyü, belirgini ve moderni en iyi duyumsatacak” eserlere yer verileceği açıklandı. İlk sergide Fransız ve Alman ressamlarının 200 resmi sergilendi. Bunlardan 55 tanesi Münih’in ilk kez ev sahipliği yaptığı izlenimci ressamların resimleriydi. Sergide altmışın üzerinde de heykel vardı.

Galerinin, modern resmin karşısında tavır alan tutuculukla mücadelesi kadar,  renklerle ifadeyi önceliğe alan Fransız Fauvizminden Rus Folkloruna geniş bir yelpazede bir çok modern akımın destekçisi olması, ailenin ününün yayılmasına katkıda bulundu. Otuz yaşında memleketi Rusya’dan ayrılan Kandinsky’nin de arasında olduğu Braque, Cezanne, Gaguin, Manet, Picasso, Pisarro, Seurat ve Van Gogh gibi modernist ressamlar galeride temsil edildi. Galeriden New York’a, ‘Armory Show’ adlı sergi için ödünç resimler gönderildi.

Thannhauser Galerisi tanınadursun, babasının izinde giden oğul Justin, 1920’lerde bir kültür merkezi olan Berlin’de galeri açtı. Felsefe ve sanat tarihi öğrenimi sırasında tanıştığı hocaları sayesinde Paris’in sanat çevresiyle bağ kuran Justin, 1927’de Fransız ressamlarının ağırlıklıkta olduğu 263 resimlik özel bir sergiyi sanatseverlerle buluşturdu. Onu, ertesi yıl, Gauguin’in sergisi izledi. Sergide, sanatçının 230 adet resmi yer aldı.

Justin Thannhauser’in deneysel sanata olduğu kadar, modern sanat ve yeni nesil ressamlara ilgisi Picasso ile dostluk kurmasına yol açtı. Picasso’nun 1901 ile 1912 arasında yaptığı resimler, Almanya’da ilk kez bir retro Picasso sergisi olarak halka sunuldu. Ailenin Paris’te tanınıyor olması, galerinin Amerika ve Avrupa’daki galerilerle bağını güçlendirdi. 1930’daki Matisse sergisi bu gelişmelerin ürünüydü ve Almanya’daki Matisse sergilerinin en kapsamlısıydı.

 

  1. Dünya Savaşı, Thannhauser’leri önce Paris’e sonra da New York’a taşıdı. Justin, bir çok resmi Paris’e oradan da Amerika’ya götürebilmeyi başardı. Böylece, Almanya’da kalan eserler kaybolurken, önemli sayıda eser de korunmuş oldu. Bunların arasında savaşın hemen öncesinde Amsterdam ve Latin Amerika’da sergilenen resimler de bulunuyordu.

Thannhauser ailesi New York’ta yeni bir galeri açmadan sanat koleksiyonerliğine ve ticaretine devam ettiler. Tanınmamış, ama yetenekli sanatçıları bulup çıkarmadaki deneyim ve sezgileri bir çok sanatçıyı onlara çekti. Sanat dünyasıyla bağları tiyatro, film ve fotoğraf sanatçılarıyla genişleyerek sürdü.

Justin (1892-1976) Picasso ile dostluğunu, Avrupa’yı her ziyaretinde onunla görüşerek sürdürdü. Picasso, Justin’in ikinci evliliği nedeniyle ona 1965 yılında yaptığı ‘Istakoz ve Kedi’ resmini hediye etti. Resmin sol üst köşesinde sanatçının ithafını ve imzasını görmek mümkün. Fransa’daki son Thannhauser koleksiyonu sergisinde, Picasso’nun başka sergilerde görülemeyen eserleri yanında bu komik karakterli resmin de olması, izleyenler için bir ayrıcalıktı.

Not: Bu yazı belirtilen serginin bildirimlerinden derlenmiştir.

 

Nazmi Özçelik

İzlekler

İzlekler

ÖNCEKİ YAZI

The Dead Dont Die Filmi Üzerine

SONRAKİ YAZI

Kurt Schwitters

Henüz your yapılmadı.

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*