Uncategorized

Salcedo Çarpması

Çağdaş sanatın etkili isimlerinden Doris Salcedo Guggenheim Müzesinde 26 Haziran- 12 Ekim arasında bir retrospektif gerçekleştiriyor.

 

 Doris Salcedo 1958 Kolombiya doğumlu bir heykeltıraş. Bogota Üniversitesin Güzel Sanatlar Fakültesi’ nde öğrenimini tamamladıktan sonra 1980’de New York’a geliyor.  Master derecesini New York Üniversitesi’nde alıyor.  Kolombiya’ya üniversitede öğrenim vermek üzere geri dönüyor. 

doris-salcedo-plegaria-muda-2008-2010-a4-3

Onun çalışmaları Kolombiya yaşamından izler taşır.  Genellikle mobilya parçalarından üretimler yapar. Kolombiya’da yaşanan  iç savaşlarda ailesini kaybeden Salcedo’nun yapıtlarında siyaset ve sanat ilişkisi görünürdür. Savaşın arkada bıraktığı tahribatlar ve boşluk duygusu sanatçının yapıt oluşturma güdülerinin dinamiğini oluşturur.

 Tate Modern için yaptığı Turbine Hall’da yer alan Shibolete adlı enstalasyonu bunlardan en çok  akılda kalandır. 167 cm uzunluğunda  yarık,  Turbin Hall’de 2007 yılında seyirciye açılır. Doris Salcedo yarığın  sınırları, göçmenliği, ayrımcılığı, ırkçı nefreti  simgelediğini belirtir.Bu üçüncü dünya ülkesinden gelen bir kişinin Avrupa’nın kalbinde yaşadığı bir deneyimdir.  Yapıtı bir deşifreden öte açıkça kişileri provake etmek onları rahatsız etmek için kullanır. Heykel ile enstalasyon arası bir yerde salınır. Salcedo’nun amacı bakış açısına bir değişiklik getirmektir.Referansını Frankfurt Okulu teorisyeni Adorno’dan alır. “Biz dünyaya Yahudiler gibi kurbanların gözünden bakmalıyız. Bu durumda olan insanların acısı kişiye nasıl bir bakış getirir, onu merak etmeliyiz.” Shiboletete şifreli bir dil. Her toplumun, milletin ve kültürün bir kodu var. II. Dünya savaşı zamanında “lollapalooza” deyimi İngilizce anadili olan Amerikalılar için kullanılmış. Dostları ve düşmanları birbirinden ayırmak için dilbilimsel bir çareye başvurmuşlar. Yabancılar dışlanma korkusuyla bu lakapları benimsemişler.

“Öteki”nin yazgısı

Salcedo’nun Kolombiyalı bir sanatçı olarak sanatsal deneyimi onu marjinal kişiler arasında sempatik hale getirir. 2002-2003 yılları arasında Salcedo iki enstalasyonuyla bu durumu görünür kılar. İlk çalışmasında Bogota Adalet Sarayının yan tarafını boş tahtadan sandalyelerle doldurur. Performans 53 saat devam eder. Bu çalışma 1985 yılında kuşatma altında hayatını kaybeden savaş esirlerini anmak için yapılır. Kuşatma asker ve isyancılar arasında kanlı bir sonla biter. 2003’te 8. İstanbul Bienali’nde Karaköy’de iki binanın arasına yerleştirdiği yüzlerce sandalye yine bir farkındalık çağrısıdır.

Salcedo’nun Shibolete çalışması sanat tarihinde Fontana’nın 1940’ların sonlarına doğru yaptığı yırtıkları akla getirir. İki boyutlu yüzeye üç boyutlu bir etki katar. Bu anarşist etki sonrasında gelen sanatçıları tetikler.

 

Doris Salcedo’nun yaptıklarını tanımlamak için heykel, resim, enstalasyon demek yanlış olur. Salcedo toplumsal yaşamın içinde bir işaret bırakmak ister. Toplumsal adaletsizliğin ve ötekileştirmenin olağan bir durum gibi algılandığı günümüzde  sanatın çizgisel ilerleyişini bırakıp eyleme geçer…Guugenheim müzesinde düzenlenen retrospektif bu eylemin müzeolojik bir yansımasıdır sadece…

 

İzlekler

İzlekler

ÖNCEKİ YAZI

LGBT Onur Yürüyüşü: Gökkuşağı Altında Onurlu Yaşam Mücadelesi!

SONRAKİ YAZI

Yalın Hali, " The Nominative Case",Özlem Paker-Seçil Erel-Nezih Çavuşoğlu

Henüz your yapılmadı.

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*