Sanat Tarihi

Sabri Berkel (1907-2003)

1909’da Üsküp’de doğdu. Belgrad Akademisi’nde sanat öğrenimi gördü. Floransa Akademisi’nde Prof. Felice Carena atölyesinde çalıştı(1929-1935). Bu atölyede fresk ve gravür konusunda iki yıl eğitim aldı. (1)( Doç. Dr. Mehmet Zeki İbrahimgil,Sanat Tarihi 2,1987, syf: 109) Buralarda yağlıboya, fresko ve grafik tekniklerini öğrenen sanatçı, Klasik İtalyan resminin etkisinde kalmıştır. Cartena, Galibeo Chini ve Celestion Celestini’den dersler almıştır.

1935 yılında Türkiye’ye yerleşince Güzel Sanatlar Akademisi öğretim üyeliğine atanır, 1991 yılında Kültür Bakanlığı’nca verilen Devlet Sanatçısı unvanını almıştır.Kuruluşundan bir süre sonra “D Grubu”na katılır. Sao Paulo Bienalleri(1967-1969), Çağdaş Türk Sanatları sergilerinde (Viyana 1960,1964) sergi komiserliğinde bulunur. Ayrıca Amsterdam(1948),Atina(1951), Brüksel, Paris, Viyana’daki  “ Çağdaş Türk Sanatı” sergilerinde resimleri yer alır.

1947’de Milli Eğitim Bakanlığınca “Lüks Kitap” basan basımevlerinde araştırma ve inceleme yapmak için Paris’e gönderilmiş, kitap uzmanı J.G.Daragnes’in atölyesinde etütler ve André  L’hôteatölyesinde, L’hôte’un resim düzeltme günlerini izlemiştir. İngiltere, İtalya ve İspanya’da araştırma gezileri yapmıştır. Paris’ten dönüşünde renk lekelerine, peyzaj ve natürmortlara yönelmiştir. 1949-1950 yılları arasında Kübizm sonrası anlayışla natürmortlar yapmıştır.1956’da 28. Venedik Bienali’ne katılmıştır.Sabri Berkel 1957’de kaligrafiye bağlı lekelerle düzenlemelere başlamıştır (1. dönem). 1962’de jeste bağlı lekelerle düzenlemelere girmiştir (2. dönem).1977’de Hollanda hükümetinin davetlisi olarak Hollanda’ya gitmiş, oradaki sanat akademilerini incelemiştir.  (2) (Canan Beykal, 2006, s.129-131.)

Sabri Berkel

Sabri Berkel

Sanatçının önemli yapıtları arasında; Beyaz Masa ve Natürmort, Kedi, Yoğurtçu, Kompozisyon, Kayalıklar, Ağaçlar, Anadolu’dan Manzaralar, Taksim Meydanı, Simitçi, Kübbeler, Tütün sayılabilir.    

   Sabri Berkel çizgi, renk, ton, leke gibi temel plastik öğelerle oluşturduğu resimlerinde matematiğin geometrik form ve işaretlerini pastel tonlar ile çeşitli kompozisyonlarda kullanmıştır. Sezer Tansuğ, Berkel’in resimleri hakkında şöyle bir tespitte bulunmuştur;”Dışavurumcu koyu çerçeve çizgilerini çekerken, Bizans ikonaları ona parlak bir örnek teşkil ediyordu. Soyut işaretleri, başka bir döneminde Arap yazısıyla doğrudan doğruya ilişkilidir. Renklerin kullanılışı çok bireysel olup, minyatürlerle Mondrian arası bir yerde bulunur. İslam sanatındaki gibi bu kompozisyonlarda, organik formlar ve salt geometrik şekiller tam bir uyum içerisinde düzenlenmiştir.”(3) (Tansuğ,1986) Resimlerinde Zen Budizmi ve Doğu kaligrafisinden etkilenen ve ayrıca matematiğin işaret ve sembollerini kullanan sanatçılar Klee, Pollock, Franz Kline, Mark Tobey, Hans Hartung, Antoni Tapies, Gerard Schneider, Jasper Johns, Bradley Tomlin, Alberto Burri, Klee, Agnes Martin, Pollock, Mondrian, Kandinsky, Cy Twombly, Adolph Gottlieb gibi Sabri Berkel’de ( Resim 2.) de benzer etkiler görülmektedir. Zen-Budizm’inde yazı ve Kaligrafik resimlerin oluşumu genellikle bir defalık ve düzeltmesiz, kararlı oluşumlardır. Bu resimlerde çizgilerin, geometrik bir kurgu içinde ritimli, dengeli, sade ifadeler olmaları dikkati çekmektedir.

sabriberkel

Sabri Berkel, Kontroplak Üzerine Akrilik,20×25 cm

 Sabri Berkel’ in soyut resimleri Rönesans sonrası resimlerde görülen bilimsel perspektifin kullanılmadığı, iki boyutlu, nesnesiz kompozisyonlardır. Resim 3.’de görülen resimleri matematik form olan tablo yöntemiyle simetrik olarak yorumlanmıştır.

Eserlerinden, derdinin sadece resim yapmak olmadığını, sanatının felsefesi üzerine de kafa yorduğunu anlaşılmaktadır. Sanatçının ilk eserlerinde figüratif, klasik anlayışla yapılanlara rastlarız. 1951 sonrasında ise figürden uzaklaşma ve soyut çalışmaları başlar. Sanatçı döneminde olup bitenlerin sıkı bir takipçisi, sanat felsefesinin en önemli isimlerinden Cezanne, Kandinsky ve Worringer’in iyi bir yorumcusu ve okuyucusu olduğu söylenir. Sanatçı modern sanat kavramında derinlik yanılgısının gereksiz olduğunu düşünür ve bu düşüncesinde Worringer’in etkisi görülmektedir. Canan Beykal Worringer’in soyut resimde derinlik algısının ne ifade ettiğini söyle açıklar;

“Haklı olarak Worringer de bunu vurgular ve boşluk/uzayın ‘bütün soyutlama çabasının en büyük düşmanı’ olduğunu söyler. Der ki: ‘Betimde ilk planda uzay/boşluğu kaldırmak gerekir. Bu istek, üçüncü boyutun, derinlik boyutunun tasvirden uzaklaştırılması isteğiyle sıkı sıkıya bağlıdır. Çünkü derinlik boyutu asıl uzay boyutudur ve derinlik ilgileri yalnız perspektif ve gölgelerle dile gelir…” (4) (Canan Beykal, 2006s:17)

Berkel her kompozisyonun en mükemmel halini bulabilmek için adeta bir matematikçi gibi titiz, sabırlı ve hırslı çalışmıştır. Sabri Berkel’in titizliği ve mükemmel matematiği tüm eserlerinde görülmektedir. Modern sanatın halka anlatılması gerektiğini,  bu konuda sanatçı ve devletin birlikte çalışmaları gerektiğini düşünür. Sabri Berkel kendi sanatını modern olarak görmüş ve modern sanatı şöyle tanımlamıştır;

Modern resim kelimesi bizde yanlış anlaşılıyor. Dünyada da öyle. Modern denilince çarpık çurpuk resim anlaşılıyor. Değil, Rafael de zamanında moderndi. Delacroix da, Manet de moderndi, bugün bunların hepsi klasik olmuşlardır. Rönesans’a da zamanında modern çağ deniliyordu. Benim modern anlayışım, bugünün sanatkârı tarafından bugün yapılan sanat demektir” cevabını vermiştir.

Berkel Özgün Baskıları ve Kağıtları 1. ve 2. döneme ait işler

Sabri Berkel,Özgün Baskıları ve Kağıtları 1. ve 2. döneme ait işler

 

http://www.lebriz.com/pages/exhibition.aspx?exhID=966&lang=TR

1950’lerin başında(Resim 1.) Kübizm’in düzlem bölümlenmesine dayalı figür soyutlamalarına yöneldiği, kimi örneklerde renk alanlarını siyah çizgilerle birbirinden ayıran Berkel, 1950’lerin ortasından başlayarak çizgileri kalınlaştırıp hareketlendirmeye başladı. Sanatçının 1960’ların başında yaptığı  çizgiyi titreşimli fırça vuruşlarıyla uyguladığı ve kompozisyona ritmik bir hareket kazandırdığı görülür. Bu renk-çizgi ilişkisinin giderek renk-biçim ilişkisine dönüşmesi sonucu Berkel,(Resim 2.) 1960’ların sonuna doğru lekeci anlatımın öne çıktığı resimler yaptı. 1970’ten başlayarak sanatçı, lekeleri en aza indirerek adeta motifleştir (Resim 3.) ve kimi resimlerinde bir motifi tekrarlayarak kullandı, kimilerinde de tek motif ile zemin  ilişkisini irdeledi.” (5)

Yaşadığı dönem 68 kuşağı olmasına rağmen eserlerinde sosyo politik ve kültürel göndermeler yerine yapıya ve forma öncelik verdiği görülmektedir. Eserlerinde tema yerine form önceliklidir.

 

 Çok yönlü ve özgün bir sanatçı olarak Sabri Berkel kendi sözleriyle sanatının özünü şöyle açıklar: “… Ömrünü varılması zor olan sanat aşkına adayacaksın. Yalnız sanatı ve sanata ait şeyleri realize edeceksin. Seni bu yoldan hiçbir kuvvet çeviremeyecek, ne para, ne şöhret. Eğilmeyeceksin, başka yollara sapmayacaksın, aklının ve zevkinin erdiği şeyleri bildiğin gibi yapacaksın. Bu senin hayatına mal olsa da dönmeyeceksin. Bir ömrü bu uğurda seve seve harcayacaksın.”(6) diyen sanatçı ülkemizde geometrik soyut sanatın ve kaligrafik ögeleri andıran(spontane yazı formu) biçimleri sanatında kullanan, kendi deyimiyle modern sanatın önemli temsilcilerindendir.

KAYNAKÇALAR

1) Doç. Dr. Mehmet Zeki İbrahimgil,Sanat Tarihi 2,1987, syf: 109. Koza Yayın Dağıtımı, ,Ankara

2) Beykal, Canan. Sabri Berkel Dönemler I (1930-1955) Sergisi Kataloğu 7 Temmuz-25 Ağustos 2006.  İstanbul: YKY. 2006., s.129-131.)

3-) Tansuğ,  S.,  1986. Çağdaş Türk Sanatı,   Remzi Kitabev,İstanbul

4) Canan Beykal, Sabri Berkel Dönemler I (1930-1955) Sergisi Kataloğu 7 Temmuz-25 Ağustos 2006,  İstanbul: YKY, 2006, s.17.
5) Modern ve Ötesi Sergi (8 Eylül 2007-29 Şubat 2008) Kataloğu, İstanbul: İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, 2007, s.106.

6) “Sabri Berkel”. Yeni İnsan 1963, İDGSA yayını, 1977, s. 43.

Hatice Karadoğan

Hatice Karadoğan

ÖNCEKİ YAZI

İsmail Gümüş'ü kaybettik !

SONRAKİ YAZI

Ses

Henüz your yapılmadı.

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*