Modern Sanat

Renklerin Anatomisinde Çekişme-Muhip Süeltürk

Değerler bütününde bilinç katmanları önce ilk dediğimiz folk bir davranışla ışığın yanı başında görme havuzundaki birikimiyle figüre düşer. Bireydeki demokratik kültür bu yerel performansta vardır. Dünyanın melez alışkanlığından kopuk bir saflık bu yitik boyanıntoplumsal anatomisiyle bağ kurduğunda sanatçı evrimleşerek sınırlarını geniş tutmayabaşlar. Kıyısız bir hareket kabiliyeti boyanın da davranışı olur. Kominal yapılanma ilkel boyadan kurtulduğunda üretim biçimi ve paylaşım karakterini de oluşturur, boya daha sonra tuksaklaşmaya ve ihtiyaç modellerine bürünür ve tutkular köleleşir. Mağara duvarındaki resim taşınır ve baskı gruplarının ihtiyacı ile özgürlüğünü kaybeder. İlk yaratımın çoğunluğu azınlığa düşer. İçimizdeki toplumsal folk sanatçı ordusu egemenliği artık evrilmiş tutuculaşmıştır. Boyanın savaşı başka dinamiklerin sömürü sisteminde toplumsal gücünden bireysel güce geçip karşı duruşa kıyılanmıştır. Artık o bir savaş aracıdır.

Sanatçı kavramı doğmaya başlar. Estetik değerlerin ilk kıvılcımı menzile girmiş, boyaya sürülmüştür. Boyanın alış veriş mantığında kullanımı ile ticari değerlere ilişmesi onun alt yapıdan üst yapıya sıçraması, kurumsallaşması, boya kültüründeki evrimleşmeyle taraf değiştirmesi renklerinanatomideki ilk kurbandır artık. Klan boyanın yerine geçen boya, değişiminde daha sonra sermayeleşip günümüz borsasına düşecektir. Boyanın taraf ilkesi ilk modelden kalanlarla tuvale yada başka satıhlara düşmesiyle evrensel bağlar kurmalıdır ki, melez boyalar günümüz çeşitliliğinde bize ilk olanı da bir arkeolog kazısı gibi işleyip günümüze kavuşturabilsin. Renklerin anatomisindeki bu çekişme yerel dokudan evrensele olan kurguyla çözümlenip yine ırkçı anatomik yapıyı öteleyerek öz biçimine dönüşüp yarınlaşabilsin.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Değerler bütününde bilinç katmanları önce ilk dediğimiz folk bir davranışla ışığın yanı başında görme havuzundaki birikimiyle figüre düşer. Bireydeki demokratik kültür bu yerel performansta vardır. Dünyanın melez alışkanlığından kopuk bir saflık bu yitik boyanıntoplumsal anatomisiyle bağ kurduğunda sanatçı evrimleşerek sınırlarını geniş tutmayabaşlar. Kıyısız bir hareket kabiliyeti boyanın da davranışı olur. Kominal yapılanma ilkel boyadan kurtulduğunda üretim biçimi ve paylaşım karakterini de oluşturur, boya daha sonra tuksaklaşmaya ve ihtiyaç modellerine bürünür ve tutkular köleleşir. Mağara duvarındaki resim taşınır ve baskı gruplarının ihtiyacı ile özgürlüğünü kaybeder. İlk yaratımın çoğunluğu azınlığa düşer. İçimizdeki toplumsal folk sanatçı ordusu egemenliği artık evrilmiş tutuculaşmıştır. Boyanın savaşı başka dinamiklerin sömürü sisteminde toplumsal gücünden bireysel güce geçip karşı duruşa kıyılanmıştır. Artık o bir savaş aracıdır. Sanatçı kavramı doğmaya başlar. Estetik değerlerin ilk kıvılcımı menzile girmiş, boyaya sürülmüştür. Boyanın alış veriş mantığında kullanımı ile ticari değerlere ilişmesi onun alt yapıdan üst yapıya sıçraması, kurumsallaşması, boya kültüründeki evrimleşmeyle taraf değiştirmesi renklerinanatomideki ilk kurbandır artık. Klan boyanın yerine geçen boya, değişiminde daha sonra sermayeleşip günümüz borsasına düşecektir. Boyanın taraf ilkesi ilk modelden kalanlarla tuvale yada başka satıhlara düşmesiyle evrensel bağlar kurmalıdır ki, melez boyalar günümüz çeşitliliğinde bize ilk olanı da bir arkeolog kazısı gibi işleyip günümüze kavuşturabilsin. Renklerin anatomisindeki bu çekişme yerel dokudan evrensele olan kurguyla çözümlenip yine ırkçı anatomik yapıyı öteleyerek öz biçimine dönüşüp yarınlaşabilsin.

 

 

 

Muhip Süeltürk

Muhip Süeltürk

ÖNCEKİ YAZI

Sanatçının Yolu-Özkan Eroğlu

SONRAKİ YAZI

ASIM İŞLER (1941-2007), "Realist ve Ekspresyonist Eserler" Sergisi

Henüz your yapılmadı.

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*