Sanat Kampüsü

Paul Coldwell ve Baskıresim-Selvihan Kılıç Ateş

14997089_10154627474833936_657191490_n

Baskı sanatlarının geleneksel üretim yöntemlerini, çağdaş yaklaşımlarla harmanlayan Paul Coldwell, bilgisayar ve geleneksel baskı tekniklerini bir araya getirmiştir. Sanatçı, akademisyen kimliğiyle farklı araştırmalar içerisinde yeralmış, kitaplar yazmış, sergiler düzenlemiştir. Bu çalışmada, sanatçı ve akademisyen Coldwell’in halfton noktaları ile oluşturduğu ölüdoğa temelli eserleri üzerinden sanat anlayışı ve baskı sanatları içindeki yeri irdelenecektir. Sanatçının eserlerindeki kurgusal yaklaşım ile köklü bir geçmişe sahip olan, her geçen gün kendini güncelleyen baskı sanatlarının yeni anlatım dili, dijital baskı ve halfton yöntemine değinilecektir.

Çağdaş Baskı Sanatları içinde önemli isimlerden biri olan İngiliz sanatçı Paul Coldwell’in (1952- ) çalışmalarına kaynak oluşturan dijital baskı araştırmalarıdır. Londra Enstitüsü, Dijital Araştırma Programı’nın başkanlığını yapmış ve çağdaş baskı sanatlarına ışık tutan “Contemporary Print Perspective” kitabını yazmıştır. Bir çok sempozyumda dijital baskı hakkında sunumlar yapan sanatçı halen Londra Sanat Üniversitesi (The University of the Arts London), Baskı Sanatları Bölümü’nde Profesör olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Sanatçı, cansız varlıklar veya nesneleri bir araya getirerek oluşturduğu eserlerinde katmanlı bir yaklaşım izlemiştir. Ön arka ilişkisi ile sıradanlığı ve durağanlığı sorgulayan çalışmalar, dijital teknolojinin sunduğu imkanlar ile halfton noktalarının arkasına gizlenmiş veya harita oluşturmuştur. Bu çalışmada, teknik ve teknolojik sınırlar ile dönüşen ve anlamlanan çağdaş baskı sanatlarının anlatım olanaklarını ölüdoğa kurguları çerçevesinde ifadelendiren Coldwell’in eserlerine açıklık getirilmeye çalışılacaktır.

 

Paul Calwell

Paul Calwell

Bu çalışmanın amacı; köklü geleneğe sahip bir tema ve tekniği çağdaş anlayışla eserlerinde buluşturan Coldwell’in halfton noktalarını kullanarak oluşturduğu eserleri ile günümüz baskıresim olanaklarına ve dijital teknolojinin rolüne dikkat çekmektir. Teknolojinin Sanat ve Baskı Sanatlarına Etkisi İnsan, yemek yeme, barınma, giyinme gibi en basit gerçeklerden, modern araçların, makinaların, üretim güçlerinin çeşitliliğine dek hayatın üretimi ve çoğalımı ile kendi bilgisi ve uzmanlığını birleştirmiştir. Her geçen gün çevresindeki toplumsal ilişkiler,koşullar ve teknoloji ile daha güç anlaşılır bir nitelik kazanmaktadır. Dış dünyanın bilinçli olarak hızla artan maddesel ve tipsel gereksinimlerine göre uydurulması ise toplumun özünü, yani sanatı besleyen unsurları oluşturmaktadır (Fineberg, 2014:125). Sanatsal anlatımdaki çeşitlilik, teknolojik gelişmeler ve özgür bakış açısıyla şekillenmiş, duyular, bireysel yaşantı biçimleri ve toplumsal yaşamda ortaya çıkmıştır.Kültürden sanata tüm değer yapılarında etkili olan teknoloji, neredeyse tüm toplumsalyapılarda varlık göstermiştir. Teknoloji, günlük yaşamı kolaylaştırmış, düzenlemiş, bilimsel ve sanatsal olanın şekillenmesine, farklı söylem ve tavırların ortaya çıkmasına da katkı sağlamıştır. Walter Benjamin’e göre “Ağaç Baskı ile başlayan teknik olarak yeniden üretim vesanatın kitleselleşme isteği, ortaçağ boyunca Bakır Baskı ve Gravür, ondokuzuncuyüzyılın başında da Litografi ile devam etmiştir” (Benjamin, 2008: 52). 19. yüzyılda pozitif bilimlerde kaydedilen önemli gelişmeler ve teknolojik ilerlemeler sonucu yaşanan Sanayi Devrimi; endüstrileşmenin hız kazanması, ulaşım ve iletişim araçları ile yaşamı kolaylaştıran yenilikleri beraberinde getirmiştir. Fotoğraf makinesi, sanatçıların anlatım dilini gerçekçilik evresi ile beraber, duyusal, düşünsel, kavramsal yöne doğruitmiştir (Erzen, 1991: 14). Endüstrileşme ile toplumsal yaşamdaki dönüşümlerin sonucu, 20. yüzyılda yeni sanat akımları ortaya çıkarmıştır. Aynı süreçte baskıresim için araştırmalar ve deneysel yaklaşımlar da keşfedilmeye başlanmıştır. Hazır-nesnenin sanat alanında kullanılması ve seri üretimle, kitlesel üretim artmış, sanat günlük yaşamla iç içe geçmiştir. Teknolojiyle beraber bir sanat hareketinin oluşması, sanat ile yaşam arasındaki uzaklığı yakınlaştırmıştır (Lynton, 2009: 130). Kolaj ve çoğaltım yöntemleri ile her şeyi bir araya getiren Pop Art, popüler kültür imgelerini de kullanan ve birliktelik oluşturan sanatı, kitle kültürüyle buluşturmuştur. Teknik birliktelikler, kitleler için tasarlanmış deneysel bir sanat anlayışının ortaya çıkmasında etkili olmuştur.21. yüzyılda, teknik ve teknolojik olarak geçerli üretim koşullları ile üretebilirlik, bilgisayar ürünü sanat eserlerine uzanan bir süreci getirmiştir. Bilgisayar yazılımları ve sanatçıların üretimde bulunmalarına imkan sağlayan hızla gelişen teknoloji, sanatiçin hem bir araç hem de bir ortam oluşturmuştur. Sanatçı, kendi bulunduğu mekanının dışında başka bir zaman ve mekan gerçekliğiyle eser üretmiştir (Çokokumuş, 2012: 53). Mağara duvarlarındaki ilkel üretimden yüzyıllar sonra sanat eseri, geleneksel anlatım dillerinin yanı sıra, sanal bir ortamda “dijital baskı” ile bambaşka bir şekle bürünmüş, pixellerle üretilir hale gelmiştir. Dijital Baskı ve “Halfton” Değişen zaman ve gelişen teknolojik imkanların insan yaşamına olan yansımaları zamanla sanatta da kendini göstermeye başlamıştır. Bu gelişme ile sanat ve teknoloji arasında yakın bağ kurulmuş, pikselleri bir araya getirerek neticelenen bilgisayar ürünü sanat eserleri ortaya çıkmıştır. Çağın olanaklarının benimsenmesi ile üretimin tamamlayıcısı veya parçası olan “Dijital baskı” Baskı Sanatlarında yeni bir anlatım dili olmuştur. Siyah beyaz geometrik soyut şekillerden oluşan dijital baskıların ilk örnekleri, ilkel yazıcılar ile ince kağıda alınan çıktılardan oluşmuştur. Herbert W. Franke’nin eserleri dijital baskıların ilk örnekleri ve imkanları hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlamıştır. Dijital baskı tekniğinin öncülerinden biri olarak kabul edilen Franke, “Bilgisayar Grafikleri – Bilgisayar Sanatı” adlı kitabını 1971 yılında yayımlamıştır (Farthing Bilgisayar ile anlatım dilini geliştiren baskı sanatlarında, 1950’lerde analog bilgisayarların kullanılması sonucunda yeni teknikler doğmuş ve sanatsal baskı eserler karşımıza çıkmaya başlamıştır. 1968 yılında İngiltere’de açılan “Sibernetik Tesadüf” (Sibernetic Serendity) sergisi bilgisayar yardımıyla üretilen sanat eserlerinin varlığı için önemli bir hareket olmuştur (Saunders, 2006: 12). 1970’lerde “Bilgisayar Sanatı (Computer Art)” olarak isimlendirilen “Dijital Sanat”, 1980 yılında Harold Cohen’in, Stanford Üniversitesi’nde Yapay Zeka Laboratuvarı’nda çizim programı AARON’u icadından sonra kullanılmaya başlanmıştır. AARON’la yapılan siyah beyaz çizimler, geliştirilen yazılımla renkli dijital baskı uygulamalarına olanak vermiştir (Saunders, 2006: 13). 1990 yılında inkjet yazıcılar kullanılmaya başlanmıştır (Grabowski, 2012: 36). Inkjet baskı ve internet gibi dijital teknolojinin olanakları, dijital baskının gelişiminde çok önemli olmuştur. 79 Londra Enstitüsü’nde 1995 yılında baskıresim için dijital teknoloji uygulamalarını araştırma programı kurulmuş ve bölüm başkanlığına Paul Coldwell getirilmiştir. Coldwell ve Charlotte Hodes (Londra Enstitüsü eğitmeni), geleneksel baskı tekniklerinin yanı sıra dijital baskı tekniklerini derslere adapte etmişlerdir. Geleneksel teknikler ve bilgisayarın olanaklarını biraraya getirerek aynı zamanda öğrencilerin el becerilerini geliştirmeyi amaçlamışlardır. Gelenekselle dijitali birleştiren ve bütünleştiren bu anlayış Coldwell’in eserlerinde de açıkça görülmüştür (Saunders, 2006: 13) Bir çok sanatçı kopyalama makinesi (fotokopi), faks, bilgisayar yazılım ve donanımı ile geleneksel baskı tekniklerini birleştirmiştir. Nokta (piksel) ve çizgi (vektörel) tabanlı birçok grafik programı baskı sanatları için yeni bir üretim yöntemi olarak kullanılmış, kolaj ve fotoğraf gibi sanatsal üretimlerden yararlanan sanatçılara yeni imkanlar sunmuştur. Adobe Illustrator, Corel Draw gibi programlarla renkli veya siyah beyaz çizimler yapılırken, Adobe Photoshop, Synthetic Studio Artist, Corel Photo Paint, Serif Photoplus gibi programlar ise resim işlemek ve fotoğraf üzerinde değişiklik yapmak için kullanılmıştır (Whale, 2001: 15). Birçok filtre ve farklı etkiye olanak veren programlar pek çok sanatçının eserlerinde karşımıza çıkmıştır. Roy Lichtenstein’ın eserlerinde karşımıza çıkan, Benjamin Day tarafından geliştirilmiş olan “Ben Day Noktaları” ve “Polke Noktaları” da denen “Halfton” bu yöntemlere örnek oluşturmuştur. Optik yanılsama etkisi yaratan “Halfton” 1880’lerde kusursuzlaşan binlerce minik siyah ve beyaz noktaların bir arada gri tonlarını oluşturduğu bir yöntemdir (http://legionofandy. com/2015/05/12/ben-day-dots-part-two/, 2016). “…halfton (yarımton) olarak adlandırılır. Bu durumda ton değerleri noktanın genişliği yada boyutunun değişimiyle oluşturulur.

Noktalar boyut olarak büyüdükçe daha koyu bir ton verirken, küçüldükçe de daha açık bir ton oluşturacaktır. Gerçekte en büyük nokta bile oldukça küçüktür, öyleki göz bunları birbirinden ayıramaz. Halfton işlemi, noktayı oluşturan pikselin boyutu ve noktanın kendisinin boyutu olmak üzere, iki değişkenlik kurulumuna bağlıdır. Bu ikinci ölçüm, resmin çizgi sayısını (linescreen) ya da sıklığını belirler ve inç ya da santimetre başına düşen piksel daha düz halfton nokta yapar, daha hassas çizgi dizilimli halfton ise daha fazla ayrıntılı ve ustaca bir resim oluşmasını sağlar, bu yüzden piksel boyutu önemlidir” (Grabowski, 2012: 47).   Halfton yöntemiyle yapılan Sigmar Polke’nin 1966 tarihli “Tavşanlar” resmi, Playboy Club Tavşanlarını konu almıştır. Sanatçı, ironik bir tavırla dört playboy kızı ile netleşmeyen görüntünün ardındaki kitle iletişimi ve cinsellik pazarını eleştirmiştir.

Yakından bakıldığında görüntünün anlaşılmasını imkansızlaştıran halfton noktaları ile eserin özü yok olmuş, içi boşaltılmış bir sanatın gerçeğini yüzeysel bir anlatımla yakalamıştır (Fineberg, 2014: 354). 1970 ve 1980’li yıllarda bilgisayarla çalışmalar üretilmiş, 1990’lı yıllara kadar yöntemin baskıresim olarak kabulüne şüphe ile yaklaşılması sebebiyle daha az ilgi görmüştür. Günümüz sanat üretimleri arasında yerini alan bilgisayar ve dijital baskı teknolojilerinden sanatçılar; fotoğraf, video, baskı gibi farklı sanatsal pratiklerde faydalanmış, eserler hem dijital karakteristik taşımış hem de bazı durumlarda geleneksel tekniklerle dijitalmiş izlenimi verilmiştir (Paul, 2002: 472). Bir çok sanatçı tarafından hem fikir hem de yöntem olarak kullanılmış olan hafton noktaları sanatta, o zamana kadar görülmemiş bir biçimde düşüncelerin aktarılmasına imkan sağlamıştır.

Paul Coldwell, hafton yöntemiyle noktalarla kaplanan katmanlar halinde fotoğraf ve çizimleri bir araya getirerek dijital baskı ve diğer tekniklerle birlikte kullanmıştır. Paul Coldwell ve Eserleri Geleneksel teknikler ile dijital teknolojileri harmanlayarak, baskı sanatları içinde dijital baskının rolünü somutlaştıran, yeni bakış açıları ve yeni malzemeler kullanan Paul Coldwell, teknolojik gelişmeler ışığında bilgisayarın olanakları ile ürettiği çalışmalarında fotoğraftan yararlanmıştır. Sanatçı farklı teknikleri bir araya getirerek melez baskılar oluşturmuş, yaşamdan konuları ele almıştır. Bilgisayar ortamında yüzeyin tamamını halfton nokta yöntemiyle kaplayan sanatçı, konularını günlük kullanım nesnelerinden seçmiştir. Georgio Morandi’nin eserlerini anımsatan, katmanlar halinde kurguladığı eserleri “Ölüdoğa (Natürmort)” izlenimleri oluşturmuştur.

 

Paul Coldwell’in baskıresimlerinde, “canlı varlıklar dışında kalan yapay nesnelerle hareketsiz doğa öğelerini konu alan resim türü” olarak tanımlanan Fransızca kökenli “Natürmort”, yaşanan çağın getirileriyle hareketsiz bir atmosferde betimlenmiştir (Sözen, 2011: 171). Coldwell, masa, sandalye, ayakkabı, vazo, su ısıtıcısı, şişe, çiçek, anahtar, valiz gibi pekçok ilişiksiz nesneyi bir araya getirerek kompoze etmiş ve bireyi konu almıştır. Göç, çaresizlik, yolculuk gibi yaşamdan kareleri katmanlı görüntülerle oluşturmuş, yaşanılan ve anımsananlar arasında bağ kurmuştur. Çoğunlukla Dijital baskı tekniğini kullanıldığı eserlerinde, materyalin kendi kaynağından hareket etmiş, yeniden  düzenlemiş ve değiştirilmiş bu nesnelerle durağan bir hava yaratmıştır. Teknolojik gelişmeler ışığında bilgisayarın olanaklarından yararlandığı çalışmalarında fotoğraf, çağdaş baskı yöntemleri ve halfton noktaları ile ölüdoğa örnekleri sunmuştur. “…sanatçı önce ölüdoğanın taklitçisi, yaratıcı, en sonra da nesnenin seçicisi olarak hareket etmiştir. Bu bağlam içinde ölüdoğa, öykücülük, kişiselleştirme, ahlaksızlaştırma, felsefe yapma, amblemcilik, katışıksız estetikçilik, anlamsızlık ve amaçsızlık gibi değişen bir amaç ve biçimler evrimi yaşanmıştır” (İskender, 1997: 1196). Değişen koşullarla şekillenen tekniğin önemsizleşmesi, sanatçının eskiyle yeniyi buluşturan eklektik tutumu, geleneğin en yeni uzantılarından biri sayılabilecek “dijital baskı”, ilk çağlardan beri varolduğu görülen “ölüdoğa” ile dile getirilmiştir. Paul Coldwell’in konu seçimleri fikirlerin, tutkuların, korkuların, arzuların, politik ve ekonomik sıkıntıların yansıması olarak varolmuştur. Sanatçı, olanakları ve anlatım sınırları esneyen, çağın ihtiyaçlarına cevap verebilen, deneyselliğe açık tekniğin çağdaş yaklaşımlar arasındaki önemli varlığını da ortaya koymuştur. Paul Coldwell’in 2002 yılında gerçekleştirdiği “Askı – Takım Yıldızı / Gruplaşma” adlı eserinde de dijital baskı tekniği kullanılmıştır. Halfton noktalarıyla oluşturduğu çalışmada askı, büyük beyaz noktalar, üzerinde pencereden gelen ışıkla aydınlanan şarap şişesi, kupa, tabak, kase gibi elemanlarla masa ve sandalye yer almıştır. Pencere  önüne yerleştirilmiş masa, kapalı bir mekan içinde sessiz sedasız kendi başına bırakılmış, terk edilmiştir. Askı üzerinde yer alan beyaz noktalar ise kendi içinde gruplaşarak varlığını ön plana çıkarsa da, pencereden gelen ışıkla aydınlanan objelerde oluşan beyaz renk, iki farklı görüntü arasında bağ olduğu izlenimini uyandırmıştır. Askı ve masa, hatıralar ve hatırlananlar ile ilişkilendirilmiş, zamanı askıya alarak durdurmak istemiştir. Sanatçı sıradan bir anı sıradan bir nesneyle ele alarak evrensel bir diyalog kurmuştur. Eserde; bellekte kalanlar, katmanlar ve halftonun etkisiyle flulaşan görüntü, objelerle varlığı sorgulamıştır.

Paul Coldwell, “Tekne - Takım Yıldızı / Gruplaşma”, 54x62cm, Inkjet Baskı, 2002

Paul Coldwell, “Tekne – Takım Yıldızı / Gruplaşma”, 54x62cm, Inkjet Baskı, 2002

 

Resim 6: Paul Coldwell, “Tekne – Takım Yıldızı / Gruplaşma”, 54x62cm, Inkjet Baskı, 2002. “Tekne – Takım Yıldızı / Gruplaşma” adlı eserinde sanatçı, siyah çizgilerin beyaz noktalara bağlanmasıyla belirginleşen tekne ve halfton yöntemiyle flulaşan ayakkabı, resimlik, su ısıtıcısı, ütü, şişe gibi objelerle iki katmanlı bir kompozisyon oluşturmuştur. Birbiriyle ilişkili benzer noktaların bir araya gelerek oluşturduğu teknik ile ilişkisiz objeler yaşanmışlıkların izini, atlatılan badirelerin zamana rağmen güncelliğini dile getirmiştir. Günlük hayatımızın da destekçileri olan bu objeler ikircikli anlam örüntüsüyle sessiz ve hüzünlü atmosferde kendi kaderini bekleyen geride kalanları/ bırakılanları çağrıştırmıştır. Üst katmandaki noktaların birleştirdiği çizgiler ve tekne, hem güzel anları hem de her şeye rağmen umudu anımsatmıştır. Dijital baskı ve baskı tekniklerine adapte edilen CNC (Computer Numerical Control / Bilgisayar Sayımlı Yönetim) makineleri yardımıyla hazırlanmış linolyum baskı kalıbı ile gerçekleştirilen 2011 tarihli “Saç Tokası/ Firkete – Yaşananlar” adlı eser, çiçek demeti, üstüste konarak bir iple bağlanmış mektuplar, ataş ve firketeden oluşturulmuştur.   Halfton noktalarından farklı olarak daha büyük boyutlu dört beyaz nokta, eserde yeralan dört objenin anlamını vurgular gibi görünmektedir. Sevgiliye gönderilen veya sevdiğinden geriye kalanların zaman içindeki hatırasını anımsatan duygunun göstergesi olmuştur. Mekanın anlaşılamadığı çalışma kendi zamansallığının ötesinde varolmaya devam eden hayatın veya zihnin bir yerine ataşla iliştirilmiş, geriye kalanları ve unutulan pekçok şeyi akla getirmiştir. Resim 8: Paul Coldwell, “Anahtarlarla Ölüdoğa”, 47x64cm, Inkjet ve Laser Kesim Yüksek Baskı, 2012. 85 Coldwell’in 2012 yılına tarihlenen “Anahtarlarla Ölüdoğa” adlı eseri, dijital baskı ve lazer kesim yüksek baskı tekniğinden yararlanılarak üretilmiştir. Bu eserin kalıplarını hazırlarken CNC teknolojisini kullanan sanatçı, iki farklı baskı tekniğini bir arada kullanmıştır.Melez baskı olarak tanımlayabileceğimiz bu eserde; özlem ve hatıralar konu edilmiştir. Üst katmanı oluşturan anahtar ve arkasında mektuplar, güller ve zarflar yer almıştır. Halfton noktaları etkisiyle grileşen güllerle beraber betimlenen zarfların üzerinde yer alan yazılmış aşk mektubu, bir kalbe giden yolu anımsatmıştır.

15046264_10154627476253936_3218748_n

Paul Coldwell, “Saç Tokası/ Firkete”, 60x84cm, Inkjet ve Linolyum Baskı, 2011

Sanatçı, günlük yaşamdan nesneleri göstergebilimsel bir yaklaşım ile izleyiciye sunmuştur. Resim 8: Paul Coldwell, “Göçüp Gitmek – Valiz”, 30x40cm, Gravür, 2014. İki farklı fotoğrafı bir araya getirerek katmanlı bir eser oluşturan sanatçının 2014 yılında ürettiği “Göçüp Gitmek-Valiz” adlı eserinde gravür tekniği kullanılmıştır. Ön katmanda yolculuğa çıkmaya hazır bir valiz ve farklı bir görsel oduğunu anladığımız çerçeve, ikinci katmanda ise biz burdayız duruyoruz ve bekliyoruz diyen ölüdoğa elemanları yer almıştır. Varlık ve yokluk temaları üzerine temellenen bu eser; bellek, kimlik, sürgün ve kayıp başlıkları çerçevesinde kompoze edilmiştir. Baskı sanatlarında günümüz teknolojik imkanlarından beslenen Paul Coldwell, Halfton nokta yöntemini eserlerinde kullanmıştır. Sanatçının eserlerinde halfton yöntemi ile yakından anlamsız noktalar bütününü oluştururan objeler, uzaklaşıldığında belirginlik kazanmaktadır. Geleneksel ve dijital yöntemleri eserlerinde birleştiren sanatçı; bir an için önemsenenleri, yaşanmışlıkları ve anlamlarını konu almıştır. Dijital yöntemlerin öncülerinden biri olan sanatçı, günlük yaşamda sık sık kullanılan nesnelerle izleyicinin kendi geçmişiyle bağ kurmasını sağlamıştır.

SONUÇ

Baskı sanatları; gelenek, malzeme ve teknik anlamda tüm teknolojileri bir bütün olarak özümseyen yeni uygulamalar ile değişen ve dönüşen anlatımlar bağlamında gelişmiştir. Sanatçılar, teknolojik yeniliklerin sunduğu imkanlar ile kalıplaşmış sanat anlayışlarının dışına çıkmışlardır. Baskı Sanatları çerçevesinde üretilen eserler, gelenekselin yanısıra çağdaş anlatım olanakları ile pixellerle üretir hale gelmiş, “dijital baskı” ile bambaşka bir boyut kazanmıştır. Geniş bir imgelem aralığında kullanılan dijital teknoloji, yüzeyin tamamını noktalarla kaplayan halfton yöntemi gibi farklı anlatım imkanları sunmuştur. Halfton nokta yöntemini kullanan Paul Coldwell, Baskı sanatlarına dijital baskı araştırlamalarıyla da katkıda bulunmuştur. Sanatçı, halfton noktaları ve fotoğraftan yararlanarak bilgisayarın sunduğu imkanlar ile katmanlı görüntüler elde etmiştir. Yaşamdan çıkışlı eserlerinde, dijital baskı ve diğer teknikleri bir araya getirmiştir. Günümüzde “dijital baskı”, deneysel yaklaşımlar, teknolojik araştırmalar ve yaratıcılıkla baskı sanatlarının sınırlarını ve ifade biçimlerini genişletmiştir.   KAYNAKÇA

Benjamin, W. (2008). Pasajlar. İstanbul: Yapı Kredi Yayınları / Kâzım Taşkent Klasik Yapıtlar.

Coldwell, P. (2010). Printmaking: A Contemporary Perspective. London: Black Dog Publishing.

Çokokumuş, B. (2012). Dijital Ortamda Kültür ve Sanat. International Journal of New Trends in Arts, Sports & Science Education, volume 1, ıssue 3 Iskender, K. (1997).

“Natürmort” Eczacıbaşı Sanat Ansiklopedisi (3 Cilt Takım). İstanbul: Kolektif Yapı Endüstri Merkezi Yayınları / Sanat Dizisi. Erzen, J. N. (1991).

Modernizm Sonrası Sanat, Çağdaş Düşünce ve Sanat. İstanbul: Plastik Sanatlar Derneği Yayın Dizisi. Farthing, S. (2008). Sanatın Tüm Öyküsü. İstanbul: Hayalperest Yayınevi. Fineberg, J. (2014). 1940’tan Günümüze Sanat (Varlık Stratejileri) İzmir: Karakalem Kitabevi Yayınları. Giderer, H.E. (2003).

Resmin Sonu. İstanbul: Ütopya Yayınevi. Grabowski, B. ve Fick, B. (2012). Baskıresim (Kapsamlı Materyaller ve Teknikler Rehberi).

İzmir: Karakalem Kitabevi Yayınları. Lynton, N. (2009). Modern Sanatın Öyküsü. İstanbul: Remzi Kitabevi. Paul, C. (2002). Renderings of Digital Art. Leonardo 35 (5). Saunders, G. ve Miles, R. (2006).

Prints Now: Directions and Definitions. London: Victoria & Albert Museum. Sözen, M. ve Tanyeli, U. (2011). Sanat Kavramı ve Terimleri Sözlüğü. İstanbul: Remzi Kitabevi / Büyük Fikir Kitapları Dizisi. Whale, G. ve Barfield, N. (2001).

Digital Printmaking. Printmaking Handbooks, London: Watson-Guptill. Halfton. Erişim tarihi: 25.02.2016.

http://legionofandy.com/2015/05/12/ben-day-dots-part-two/ Harold Cohen, Erişim tarihi: 03.02.2016, http://dada.compart- bremen.de/item/artwork/369 Herbert W. Franke, “Analog Grafik – Negatif”. Erişim tarihi: 25.02.2016. http://dada.compart- bremen.de/item/ artwork/319 Paul Coldwell. Erişim tarihi: 03.02.2016, http://www.paulcoldwell.org

Yard. Doç. Dr Selvihan Kılıç Ateş

Yard. Doç. Dr Selvihan Kılıç Ateş

ÖNCEKİ YAZI

21. Yüzyılda Bir Sanat Kitabının İçinden Geçmek-Evrim Sekmen

SONRAKİ YAZI

Akışa Girerken : Arşiv ve Gesamkunstwerk arasında Müze-Boris Groys

Henüz your yapılmadı.

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*