Müze

Müzelerde Sansür Dosyası

 

 Sansür üzerine çıkan bir rehber müze ve galerilere tartışmalı sanat eserlerinin sunumu konusunda yardım etmesi için yayınlandı. Hala bazı gri alanlar olmasına rağmen çatışmalı fikirler için birçok bakış açısı sunuyor. Rehber, kamu kurumları için rahatsızlık verici olan polisle bu sorunları çözmek  anlamına gelmiyor. Kanunlar  ne derse desin  sanat kurumları, halk protestosuna neden olabilir. Bir şekilde güvenlik sağlanmalı.

 Tarih ve sanat kültürel kimliğin ve toplum duyarlılığının mücadele alanı  olması nedeniyle  müze ve galerileri kendi  kendilerine sansür yapmalarının önüne geçilemiyor. Ocak ayında Paris’te yaşanan Charlie Hebdo’ya yapılan terörist saldırı sonrasında güvenlik korkusu Londra’daki Victoria ve Albert Müzesi’nin web sitesinde bulunan  Muhammed imajının  kaldırılmasına neden oldu. Bu müze yetkilisinin güvenlik biriminin aldığı bir karar olduğu söylendi ve bizim önceliğimiz ziyaretçilerimizi, personelimizi ve bina ve koleksiyonların güvenliğini  korumaktır . Başka bir olayda müze pedofilinden suçlanan Graham Ovenden’ın resmedildiği 3 adet görseli siteden kaldırdılar.  İnsanlar işlerin resmedilmesiyle onun suçları arasında doğrudan bir bağ kurabilirler.  Tate,  Ovenden’a ait işlerin görsellerini siteden kaldırdığında böylesi bir bağlantıyı kurdurmanın böyle bir bağlantının  varlığını onaylamak olduğunu söyledi. Görseller Tate Britain’ın resim ve çizim odasında görülebiliyor.  

 

Bret Baile'ys Exhibit B

Bret Baile’ys Exhibit B

 

Gösteriden Kaldırılan İşler

 Kurumlar tartışmalı metaryalleri sıcak suya bırakabiliyorlar. 2009’da Polis Tate’te Brooke Shields  daha bir çocukken  Richard Prince tarafından yeniden yorumlanmış; nü resmini  incelemeye aldı. Bu iş Guggenheim Müzesi’nde herhangi bir problemle karşılaşmadan gösterilmişti. Bu yıl mart ayında Barcelona’da  Kral Juan Carlos’u bir köpekle betimleyen Bolivyalı aktivist bir sanatçının heykeli etrafındaki tartışmalar nedeniyle Çağdaş Sanat Müzesi’nin 2 eski  çalışanı ve müdürü istifa etti.

 Geçen  Eylül ayında Barbican Londra’da.  “Human Zoo” adlı sergide  hareketsiz siyah aktörler genişçe yer aldığı için sergi iptal edildi. Sanatçı Brett Bailey( beyaz Güney Afrikalı sanatçı)  gösteriyi koloni karşıtı olan bir gösteri olarak tasarlamasına rağmen ırkçı olarak algılandı.  Barbican’ın atmosferinin ziyaretçilerin güvenliğini tehdit eden gösteriler olduktan sonra polis serginin kapatılmasını önerdi. . Barbican sanat direktörü Louise Jeffries gösteriyi iptal etmeleri kararının pişmanlığına rağmen polisin tavsiyesine  karşı bir davranışta bulunmak zordu” dedi. Bizim arkamız duvara doğru. Ya biz  kararı red edecektik  ya da  bu biri bizi  incitecekti. Çok zor durumda kaldık” dedi.

 Kültür kurumlarının gereklilikten ziyade kendilerine sansür uygulamaları politik bir kaygıdır. Mart ayında kültür bakanlığı yöneticisi  Maria Miller sanatsal ifade  özgürlüğünün protestolarla tehdit edildiğinde  nasıl korunabileceğini kesfetmeye yönelik  bir toplantı düzenledi.  Sanatsal  Sansür kurumu yöneticileriden Julia  Farrington  “Biz kendi kendine  sansür uygulama düzeyine bakıyoruz ;  bu bazen kayıp demek oluyor.  Bir şey kesinlikle hem protesto edilmeli  hem de sanatsal ifadenin  canlı tutulması gereklidir.

 

Konuşmanın Önemi

 

Farrington  kültür kurumlarının haklarını ve sorumluluklarını anlamasına yardımcı olma niyetiyle  Sansürün yeni kılavuzunu yayınladı.  Farrington,  hukukun sanatsal ifade özgürlüğüyle çatıştığı    5 temel konuyu belirliyor.  Toplum düzeni, Çocuk Koruması, Küfür, ırkçı ve dinsel nefret ve törör karşıtlığı

 

 Günü güne sansür Wycombe Müzesi  Buckinghamshire’da  yönetici olan  Richard Peyer tarafından ortaya atıldı. Peyer,  nüfusunun yaklaşık  %15’i yerel Pakistanlılardan oluşan toplumsal  tansiyonu araştırmak istedi. Müzenin koleksiyonuna   Al Muhajiroun (şimdi bir  terör örgütü oalrak  suçlanıyor) tarafından üretilmiş 2 yerel posteri dahil etmek istedi. Bir takım insanlar oy vermek istemedi. Diğerleri karşıt  tepkiler verdi.  Peyer,  müslüman toplumu ve İngiliz devleti arasındaki  gerginliğin yansımalarını onlara göstermeyi amaçladı. 

 

Yerel yönetim tarafından işletilen müzenin  kızgın  yöneticileri Peyer’e  bu posterleri göstermemesini söyledi. Çünkü onlar bunu politik olarak kabul edilemez buluyorlardı. Peyer, onların dar kafalılığını kuşkuyla yaklaşıyordu.  Bu gerekçenin arkasında doğru bir taraf yoktu. Bir şeyleri göstermek müzenin bunu onayladığı anlamına gelmez. O müze yöneticilerinin kendi arkalarını sağlama almayı düşündüklerine inanıyordu. Yerel politikacılar onları her zaman desteklerdi.

 Polisin tavsiyelerini Sorgulamak

 

Ditchling Müzesinin Direktörü  Nathaniel Hepburn’e Art and Craft sergisinde  Eric Gill eşlik ediyor. Fiona Macarty’nin 1989’daki biyografisinde Gill’in ensest, pedofili ve hayvanlarla seks yapmasıyla ilgili durum ortaya çıktığı için sanatçının cinsel kimliği gayet iyi biliniyor.

 

Hepburn,  müzenin Gill’in hayatını tamamıyla nasıl sunulacağını düşünüyor. Gil “Şimdiki iklim  medyanın sansasyonel  risk olmadan pedofili hakkında konuşmayı zorlaştırıyor.Biz düşünsel bir yaklaşım istiyoruz”. dedi.  O bu konuda bir seminerle bir tartışma platformu yaratmayı planlıyor. “Bu meselelerle ilgilenmek görevimiz  Biz bu hikayeleri anlatmada cesur olmalıyız. Şimdiki görünüm biraz çekingen. Biz henüz içsel süreci tamamlayamadık.” dedi.

 

Medya müze ve galeriler kanun dışına  çıkmaya  polisin tavsiyesiyle zorlanıyor. Sanat tarihinin bir tapınağı olmaktansa siyasi durumlarda aktif  rol almaları gerektiğine dair yaklaşımlar çoğalıyor. 

*Metin, Theartnewspaper sitesindeki  haberden derlenmiştir. 

 

 

ÖNCEKİ YAZI

Salt Galata'da Fotoğraf Atölyesi

SONRAKİ YAZI

Tuzlusu'da Sanat Sızıntısı -Evrim Sekmen

İzlekler

İzlekler

Henüz your yapılmadı.

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*