Sanat Tasarım

Kurumsal Eleştiri Üzerine Notlar -Itır Demir, S. Nesli Gül

Kurumsal eleştiri, kuşkusuz sanat pratiği olarak sanatın satışını, sergilenmesini ve ticaretini içeren pek çok kurumu eleştirmeyi ve sorgulamayı içinde barındırır. Kavram olarak 1960’ların sonunda Hans Haacke, Daniel Buren ve Michael Asher’in öncülüğünde başladığı kabul edilen kurumsal eleştiri, başlangıçta sanatın kendi iç sorunlarından olan galeriler, müzeler ve sanat kurumlarının çalışma prensipleri ve işleyişlerini eleştirmeye yönelmiştir. 1990’larda sermaye, iktidar, küreselleşme ve ilişkili kavramlar yani “sistem”i, kurumların arkasındaki esas güçleri hedef alan işler üretilmeye başlanır. 1960’larda ortaya çıkan kurumsal eleştiri için bu dönem birinci dalga, 1980 sonrası ise ikinci dalga olarak adlandırılmaktadır.

Günümüzde ise kurumsallaşan kurumsal eleştiriden bahsedilir. Bu evrelerde düşündürücü olan kısım kurumsal bağlamda eleştirel çalışmalar ortaya koyan sanatçıların kurum içi/dışı münasebetleri yani ne derece bağımsız oldukları ya da nasıl bir karar mekanizması içinde bulunduklarıdır. Bu araştırma yazısında, kurumsal eleştiriyle ilgili bir takım görüşler sunulur. Türkiye’de özellikle son 20 yılda eleştirel ve politik sanatın ciddi anlamda yükseldiği gözlemlenebilir bir durumdur ve her geçen yıl daha da “popüler” hâle gelen bu alan, şirket ve kurumların “güncel ve çağdaş sanat”a olan ilgisini de aynı oranda arttırmaktadır (Odabaş, 2012, 23-24). Sanatın kurumsallaşma sürecine ve Avrupa’da müzelerin kuruluşuna bakıldığında fark edilecektir ki sanat ve siyaset bu süreç boyunca çoğu zaman paralel bir şekilde hareket etmiştir ve sanat etkili bir propaganda aracı olarak kullanılmıştır. Lev Kraft’ın belirttiği gibi, ulus inşası ilk modern siyasi sanat rejimidir ve halen de geçerliliğini korumaktadır. Örneğin, Paris’te 1791 ve 1793 yıllarında devlet sponsorluğunda gerçekleştirilen Salon sergileri yeni rejimin propaganda resimleriyle donatılır (Dowd, 1951, 535-8). Öte yandan 20. Yüzyıl Nazi Almanyası’nda, Alman Nazi partisi, sanatı propaganda amaçlı olarak kullanmaktan çekinmemiştir. Aynı şekilde Stalin de 1930’larda sanatı propaganda aracı olarak kullanmıştır. 1989 yılı ve sonrasında yaşanan küresel olaylar –Doğu ve Batı Almanya’nın birleşmesi, Sovyetler Birliği’nin dağılması, küresel ticaret anlaşmalarının yapılması, ticaret bloklarının güçlenmesi ve Çin’in kısmen kapitalist bir ekonomiye dönüşmesi- sanat dünyasının karakterini de temelden değiştirmiştir.  Dünyanın dört bir yanını sanat etkinlikleri sarmış; farklı ulusal, etnik ve kültürel kimlikler taşıyan ve Batı’nın uzun yıllardır göz ardı ettiği pek çok sanatçı, eleştirmenlerin onayını almıştır (Stallabras, 2010, 19-20). Bu durum, eleştirel yaklaşımları da beraberinde getirir. Şirketlerin sanatla kurduğu ilişki, bu gibi etkinliklere silah, petrol gibi alanlardan şirketlerin sponsor olması, kurumsal eleştiri pratiklerinin artmasına sebep olur.

Kurumsal eleştirinin, sanat alanında kurumların varlığını ve yöntemlerini sorunsallaştıran, oluşmakta olan kültür endüstrisinin araçlarını sorgulayan bir sanatsal dinamik olarak ortaya çıktığı görülür (Alberro ve Stimson, 2009). Kurumlar üzerine alternatif düşünme biçimleri, kurumların desteğiyle ve kurumla ilişkisi bağlamında politik ve muhalif sanatın çıkışı üzerine bir değerlendirilmesinin yapılması kurumsal sanatın dert edindiği meselelerdendir. Kurumsal eleştiri kavramı, temel olarak 1960 sonlarında dönemin sosyo-kültürel ortamında meydana gelen eleştirel kültürün de etkisiyle sanatçıların çalıştıkları kurumlara farklı saik ve yöntemlerle yönelttikleri eleştirel sanatsal pratikleri tanımlamak için kullanılmaktadır. Kurumsal eleştiri nesne ve yöntem arasındaki bir ilişkiye işaret etmektedir. Buna göre nesne, kurumlar; yöntem ise yapılan eleştiridir (Sheikh, 2006). Yöntem, sanatçılar aracılığıyla üretilen işler, yazılan eleştirel metinler, performatif müdahaleler ve aktivist eylemler şeklinde görünür olur.

Kurumsal eleştiri, avangardların da en temel sorunsallarından biri olmuştur. Avangard Kuramı adlı kitabında, avangard akımı tarihsel avangard ve neo-avangard olarak sınıflandıran Peter Bürger’e göre gerçek direnişçi bir hareket olan tarihsel avangard sanatın kurumlaşmasına karşı bir saldırıdır. Amaç estetik haz nesneleri yaratmak değil, hayata müdahale eden devrimci sanattır (Bürger, 2007, 21). Sanat eseri olarak kabul edilip müzede sergilenmeye değer bulunan her nesne, eleştirel ve provakatif değerini kaybetmekte ve durum tersine dönmektedir. Hal Foster ise “Gerçeğin Geri Dönüşü: Yüzyılın Sonunda Avangard” adlı kitabında Bürger’in saptamalarını eleştirir ve neo-avangardı kendi içinde ikiye ayırır: Birincisi Rauschenberg ve Kaprow tarafından temsil edilen 1950’ler ve ikincisi de, Broodthears ve Buren tarafından temsil edilen 1960’lardır. Foster’ın da kabul ettiği üzere ilk neo-avangard, özellikle de avangardın temel araçlarını birebir kullanan dadayı –tarihsel avangardı- geri getirir. Bunun sonucu da sanat kurumunu dönüştürmekten çok, avangardın kurumsallaştırılması şeklinde somutlaşmaktadır (Çakırkaya, 2010, 39).

Birinci kuşak (1960 sonu ve 1970 başı) kurumsal eleştiri olarak adlandırılan dönemdeki sanatçı işlerinin temel meselesi, kültür kurumlarının otoriter rolüdür. Ulus-devlet çerçevesinde kültür kurumlarında biriken otoriteye meydan okuma söz konusudur. Kültür kurumları olarak müzelerin, karmaşık bir hükümet yapısına bürünme halleri gözardı edilemez (Steyerl, 2006). Birinci kuşak sanatçılara verilebilecek örneklerden biri Hans Haacke’dir. 1960’lı yıllardan itibaren, çeşitli sanatsal müdahaleleri, yazıları ve eylemsel pratikleri ile sanat dünyası ile şirketlerin ve sponsorların arasındaki kirli ilişkileri teşhir etmiştir. Sanat kurumlarının da ideolojik ve politik açıdan yaklaşımlarını incelemiştir. (Sennert, [24.12.2011]’ten aktaran Özengi, 32).

 “Shapolsky et al. Manhattan Real Estate Holdings, A Real Time Social System, as of May 1, 1971” Hans Haacke

Shapolsky et al. Manhattan Real Estate Holdings, A Real Time Social System, as of May 1, 1971” Hans Haacke

 

 

 

1980 sonrası dönemde kurumsal eleştirinin ele aldığı konular, kültürel incelemeler, post-kolonyal ve feminist epistemolojinin de etkisiyle “kurumların eleştirisinden temsillerin eleştirisine” doğru gelişir. İkinci dalga kurumsal eleştirinin ayırt edici özelliği, kurumları içeriden eleştirerek onları kendi araçlarıyla dönüştürme çabasıdır. Eleştirinin dışarıdan içeriye doğru kaydığı görülür (Çakırkaya, 2010, 36-37). İkinci kuşak sanatçılardan Andrea Fraser,  kurumların dışına sanatçı, küratör, eleştirmen olarak çıkılamayacağını,  çünkü kurumların bu aktörlerle var olduğunu ve kurumların içimizde olduğunu savunmuştur. Fraser 1989  yılında Philedelphia Sanat Müzesi’ndeki Museum Highlights: A Gallery Talk adlı performansında Jane Castleton takma adı ile müzede rehberli bir tur gerçekleştirir. Ama rehberli turlardan beklendiği gibi müzede sergilenen eserlerden değil, danışma masasından, asansörden, müzenin kafesinden,  içerideki havanın sağlıklı oluşundan bahsederek gereksiz ayrıntılarla sunumunu sürdürür (MOMA, 1999). Buradan yola çıkarak kendinden önceki ve kendi kuşağındaki kurumsal eleştirinin sanat kurumları içinde ortaya çıktığını ve zaten her zaman kurumsallaşmış olduğunu söyler.

Şekil2. Andrea Fraser, “Museum Highlights: A Gallery Talk”.

 

90ların sonunda sanatçılardan kurumlara yönelen bu eleştirel pratikler, kurumları da değişmeye zorlamış, onları alışılagelmiş sergileme, temsil, seyirci,  sermaye ve devlet ile ilişkileri ve organizasyon yapıları üzerinde yeni model arayışlarına yöneltmiştir.

 

Türkiye’de Kurumsal Eleştirinin Durumu

Güncel sanat ortamının özel şirketlerle örülü olması, üretilen sanat yapıtının da var olma sürecini etkiler. Bazı sanatçılar eleştirel bir tutumla sistemi sorgulamakta ancak belli bir kurumun çatısı altında eleştirel işler üretmelerinden  dolayı kurumun içinde kurumsal eleştiri ironisine yol açmaktadırlar. Diğer taraftan kurumlar böylesi çelişkili bir durumu yadırgamak yerine benimserler. Bu koşulları hazırlayan etkenlere baktığımız vakit şu durumla karşılaşırız:  1980’lerde Türkiye’de neoliberal  ekonomi politikalarının  benimsenmesiyle serbest piyasaya geçiş sanatın uluslar arası bir arenaya çıkmasına ve sanat kurumlarının yeniden yapılanmasına önayak olmuştur. 80’li yıllarda sanata yatırım yapan şirketler,  galeriler ve koleksiyonlar artmaya başlamaktadır. Devletin sanat ortamındaki etkisi azalmaktadır.

Türkiye’de, -Amerika ve Avrupa’da olduğu gibi neoliberal politikalarla-özel sektör sanat alanında aktif hale getirilmeye çalışılır. 1987 yılında Beral Madra koordinatörlüğünde gerçekleşen Uluslar arası İstanbul Çağdaş Sanat Sergileri (Bugünkü adı İstanbul Bienali’dir), Türk sanatının uluslar arası platforma taşınması ve küresel ekonomide yer bulması bakımından önemlidir. Uluslar arası görünürlük,  sanat alanına yapılan yatırımlarla güçlenir. Kültür ve sanat alanına yapılan bağışlar, özel şirketlerin vergi matrahlarından düşmektedir.

Günümüz sanat ortamında karşılaştığımız iki vaka ön plana çıkmaktadır. Kurumdan bağımsız sistem eleştirisi yapan sanatçılar ya da kurumun bünyesinde sistem eleştirisi yapan sanatçılar. İki durumda kendi içinde sorunludur. İlk durumda, kurumdan bağımsız olarak eleştirel işler üreten sanatçıların kurum bünyesine girme olasılıkları ve kurumlar tarafından çalışmaları reddedilen sanatçıların kurum bünyesine kabul edilmeleri durumundaki yaklaşımlarının belirsizliği çelişkili bir durum yaratmaktadır. Diğerinde ise, kurumsal eleştiri üzerine işler üreten sanatçıların yine bu işleri bu kurumlar bünyesinde ortaya koymaları problemlidir.

Kurumların imajlarını düzeltmek için sanata kapılarını açtıkları tartışılmaz bir gerçektir.  Odabaş, “Türkiye’de Çağdaş Sanatta Kurumsal Eleştirinin Sorunları” (2012, 36) isimli makalesinde de şunlardan bahsetmektedir:

“2010 yılında Meksika Körfezi’nde yol açtığı çevre felaketi yüzünden zedelenen imajını, toplumsal sorumluluk projeleri ve sanat organizasyonları üzerinden düzeltmeye çalışan BP (British Petrol)’nin yaptığına benzer şekilde Türkiye için geçerli örnekler de vardır. Trabzon, Solaklı’da HES (Hidro Elektrik Santrali) Projesi sahibi olarak, doğayı kirlettiği için büyük tepki alan ve protestolara maruz kalan Şekerbank’ın çevre duyarlılığı konulu sanat sergileri düzenlemesi BP ile oldukça benzerlikler taşımaktadır. Savunma sanayisi yatırımları yapan KOÇ Holding’in kavramsal çerçevesi barış ve silahsızlanma üzerine kurulu bienallere sponsor olması ya da kendi açtığı sanat platformlarında bu tür sergiler düzenlemesi benzer yüzlerce örnekten sadece birkaçı olarak karşımıza çıkar. Garanti Bankası’nın burjuvazi eleştirisi temalı sergileri ve bunun gibi birçok örnek Türkiye’de son 10 yılda şirketler ve sanat kurumları himayesinde icra edilmektedir”.

Kurumlar, işletme mantığıyla yola çıktıklarından ve ürün olarak sanat yapıtını varsaydıklarından kurumsal eleştiri tam olarak Türkiye’de anlamını bulamamaktadır. Kurumsal eleştiri, kurumun yararına olacak şekilde işlevsizleştirilmekte, işlevsizleştirilemediği durumlarda onaylanmamaktadır.

Bir örnek olarak Serkan Özkaya’nın bir çalışmasına baktığımızda, sanatçı’nın tersten asılmış “Mona Lisa”sının bir müzede sergilenmemesine rağmen Galerist gibi bir galeride hem röprodüksiyon hem de müzeyle ilgili yazışmaların sergilenmesi sanatçının işini ne derece bağımsız kılar? Sanatçı kendini sinik bir tavırla var etmiş olmaz mı? Daha önce de bahsedildiği üzere, galeri ve bienallerin uluslararası platformda boy göstermelerinden ve amaçlarından kaynaklı olarak politik ve kurum eleştirilerine, müzelere göre daha açık oldukları görülür. Yine pek çok kurumun, politik duruşlarını düzeltme amaçlı olarak  sanatı kullandığı unutulmamalıdır.

Radikal işler yapan sanatçıların yapıtlarının zaman zaman sanat kurumları tarafından reddedilmesi, günümüzde eskiye nazaran daha azdır. Güncel sanatın olmazsa olmazı haline gelen politik sanatın bir nevi popüler hale gelmesi, birçok sanatçının kurum eleştirisi yapmasına da sebep olmuştur. Fakat bu çalışmaları yapan sanatçıların isminin, kurum eleştirisi pratiklerinden daha ön planda olması, bu pratiklerin geçerliliğinden ve amacına ulaşıp ulaşmadığından zaman zaman şüphe duyulmasına sebep olur.

Kurumlar için sanat bir prestij meselesidir. Sanatı, imajlarını düzeltmek için araç olarak kullanırlar. Bu noktada, kurumsal eleştiri de kurum altında gerçekleştirilerek işlevsiz kılınır. Sanatçılarda da, merkezi hedef alan radikal eleştiriler görülmez. Bunun gerekçesi olarak, Türkiye’deki sanat ortamının darlığı, kurum dışında görünür olmanın zorluğu olarak düşünülebilir.

Bu araştırma konuyla ilgili fikir verme maksadıyla takdim edilmiş, bu bağlamda kurumsal eleştirinin tanımı ve dönemlerinden bahsedilmiş ve Türkiye’deki durumuna genel şekliyle bakılmıştır. Türkiye’deki durum müze, galeri ve bienal ilişkisi bağlamında açıklanmış olup, örneklendirilmiştir.

Metin içi Referanslar

  1. Odabaş, O.(2012)Türkiye’deÇağdaşSanattaKurumsalEleştirininSorunları. SüleymanDemirelÜniversitesiGüzelSanatlarFakültesiHakemliDergisi. S. 10. 22-41.
  2. Dowd, L. D.(1951) “Art as National Propaganda in the French Revolution”, The Public Opinion Quarterly, Vol. 15, No.3, 1951.
  3. Stallabrass, J. (2009) Sanat A.Ş. ÇağdaşSanatveBienaller. İstanbul: İletişimYayıncılık.
  4. Alberro, A.,BlakeStimson (Eds.). (2011) InstitutionalCritique. An Anthology of Artists’ Writing.
  5. Sheikh, S. (2006) http://eipcp.net/transversal/0106/sheikh/en [10.05.2014]
  6. Bürger, P. (2004) AvangardKuramı. 3.b. İst: İletişim.
  7. Foster, H.What’s Neo about Neo-Avant-Garde?,October 70, 1994, s.5-32, Aktaran: Artun, A. (Ed.) (2005)Sanatçı Müzeleri, İletişim Yay., İstanbul.
  8. Çakırkaya, S. “ÇağdaşSanattaKurumsalEleştiriveTürkiye’dekiTartışmaları”. YüksekLisansTezi. İstanbul BilgiÜniversitesiSosyalBilimlerEnstitüsü, 2010.
  9. Steyerl, H. (2006) http://eipcp.net/transversal/0106/steyerl/en [10.05.2014]
  10. Sennert, K. “Hans Haacke: Biting the Hand that Feeds Him for Thirty-Five Years”, http://www.theblowup.com/springsummer2006/PASTPRINT/haacke.html, [24, 12 2011], alıntı: Özengi, Önder. “1960 SonrasıKurumsalEleştiri, AlternatifKurumsalPratiklerveGünümüzKoşullarındaYeniBirKurumEleştirisininOlanaklar”. YüksekLisansTezi. YTÜ SosyalBilimlerEnstitüsü, 2013.
  11. MOMA. (1999) http://www.moma.org/interactives/exhibitions/1999/muse/artist_pages/fraser_highlights1.html

 

Konuyla İlgili Kaynakça Listesi

Kitaplar

Adorno, T. Kültür Endüstrisi- Kültür Yönetimi. 4.b. İst: İletişim, 2009.

Ahmet Öğüt, Pelin Tan, Adnan Yıldız.(Ed.). Muhtelif. No:3 İstanbul: Güncel sanat yayını, 2008.

Artun, A. & Nursu Örge. ÇağdaşSanatNedir? ModernlikSonrasındaSanat. İst: İletişim, 2013.

Artun, A. (Der.). ÇağdaşSanatveKültüralizm. KimlikveEstetik. İst.: İletişim, 2013.

Artun, A. ÇağdaşSanatınÖrgütlenmesi. EstetikModernizminTasfiyesi. 2.b. İst.: İletişim, 2012.

Artun, Ali, MüzeveModernlik: TarihSahneleri-SanatMüzeleri 1, İletişimYay. İstanbul, 2006.

Bourdieu, P. Free Exchange. Cambridge: Polity, 1995.

Bourriaud, N. Postprodüksiyon.İst.: Bağlam, 2004.

Burgin, V. The End of Art Theory: Criticism and Postmodernity, Londra, Macmillan, 1986, 192

Bürger, P. AvangardKuramı. 3.b. İst: İletişim, 2004.

Çalıkoğlu, L. (Hzr.) ÇağdaşSanatKonuşmaları 3- 90’lı YıllardaTürkiye’deÇağdaşSanat.İst: YKY, 2008.

Drews, A.C. Art and Contemporary Critical Practice.Reinventing Institutional CritiqueLondon: MayFlyBooks, 2009.

 

Eichhorn, M. The Artist’s Contract.interviews with Carl Andre, Daniel Buren, Paula Cooper, Hans Haacke, Jenny Holzer, Adrian Piper, Robert Projansky, Robert Ryman, Seth Siegelaub, John Weber, Lawrence Weiner, Jackie Winsor. Köln : Verlag der Buchhandlung Walther König, 2009.

 

Ellegood, A. andJohannaBurton. Take it orleaveit : institution, image, ideology.Los Angeles : HammerMuseumandDelmonicoBooks-Prestel, 2014.

 

Foster, H.What’s Neo about Neo-Avant-Garde?,October 70, 1994, s.5-32, Aktaran: Artun, A. (Ed.), Sanatçı Müzeleri, İletişim Yay., İstanbul, 2005.

Guilbaut, S.New York Modern Sanat Düşüncesini Nasıl Çaldı, İstanbul: Sel Yayınları, 2008.

Harrison, C ve Paul Wood.Sanat ve Kuram 1900-2000 Değişen Fikirler Antolojisi, İstanbul: Küre Yayınları, 2013.


InstitutionalCritique  : an anthology of artists’ writings
.Cambridge, Mass.: MIT Press , 2009.

Jameson, F. Postmodernism or TheCulturel Logic of The Late Capitalism, New Left Review, 146, 1984.

Lucie-Smith, Edward. 20.YüzyıldaGörselSanatlar.İst: Akbank, 1996.

Ruben Gallo, “The Mexican Pentagon: Adventures in Collectivism during the 1970s”, BlakeStimson and Gregory Sholette (ed.) Collectivism After Modernism : The Art of Social Imagination After 1945, (2007 University of Minnesota).

 

Schubert, Karsten, The Curator’s Egg’s The Evolution of the Museum Concept from the French Revolution to the Present Day, Riding House, Londra, 2009.

Stallabrass, J. Sanat A.Ş. ÇağdaşSanatveBienaller. İstanbul: İletişimYayıncılık, 2009.

Şahiner, Rıfat. Sanatta Postmodern Kırılmalar. 2.b. Ankara:Ütopya, 2013.

Thompson, D. SanatMezat. 2.b. İst.: İletişim, 2012.

Wu, C. Kültürün Özelleştirilmesi-1980’ler SonrasındaŞirketlerinSanataMüdahalesi.Çev. Esin Soğancılar. İst.: İletişim, 2005.

Yardımcı, S. KentselDeğişimveFestivalizm: Küreselleşenİstanbul’daBienal, İletişimYayınları, İstanbul, 2005.

Zizek, S. İdeolojininYüce Nesnesi.2.b. İst.: Metis, 2004.

Makaleler

Dowd, L. David, “Art as National Propaganda in the French Revolution”, The Public Opinion Quarterly, Vol. 15, No.3, 1951.

Skrebowski, Luke. 2013. After Hans Haacke Tue Greenfort and Eco-Institutional Critique. Third Text. 27: 1, 115-130.

Leung, Godfre. 2007. After the Neo-Avant-Garde? New-Genre Conceptual Art and the Institutional of Critique. Art Journal. 66: 4, 109-111.

James E. Porter, Patricia Sullivan, Stuart Blythe, Jeffrey T. Grabill and Libby Miles. 2000. Institutional Critique: A Rhetorical Methodology for Change. College Composition and Communication. 51: 4, 610-642.

Ione, Amy. 2012. Institutional Critique: An Anthology of Artists’ Writing (review). Leonardo. 45: 3.309-310.

Madra, B. “Sanatçınınsermayeyleimtihanı”,Radikal, 27 Ekim 2006.

Ward, Frazer. 1995. The Haunted Museum: Institutional Critique and Publicity. The MIT Press. 73. 71-89.

Peltomäki, Kirsi. 2007. Affect and Spectatorial Agency: Viewing Institutional Critique in the 1970s. Art Journal. 66: 4.36-51.

Odabaş, Osman. 2012. Türkiye’deÇağdaşSanattaKurumsalEleştirininSorunları. SüleymanDemirelÜniversitesiGüzelSanatlarFakültesiHakemliDergisi. S. 10. 22-41.

UlusalTezler

Özengi, Önder. “1960 SonrasıKurumsalEleştiri, AlternatifKurumsalPratiklerveGünümüzKoşullarındaYeniBirKurumEleştirisininOlanaklar”. YüksekLisansTezi. YTÜSosyalBilimlerEnstitüsü, 2013.

Çakırkaya, Sena. “ÇağdaşSanattaKurumsalEleştiriveTürkiye’dekiTartışmaları”. YüksekLisansTezi. İstanbul BilgiÜniversitesiSosyalBilimlerEnstitüsü, 2010.

Delier, Burak. “YönetselAkılveSanat: FarklıBilgiBiçimleriArasındaBirHakikatTartışması”. SanattaYeterlilik. YıldızTeknikÜniversitesiSosyalBilimlerEnstitüsü, 2013.

Delier, Burak.“Nietzsheve Post-YapısalcıFelsefeninGünümüzSanatınaYansımaları”. YüksekLisansTezi. YıldızTeknikÜniversitesiSosyalBilimlerEnstitüsü, 2007.

UluslararasıTezler

Gad, Amira. “Whatever happened to the Institutional Critique? Andrea Fraser’s Reformulation of Critical Practices”. Master Degree in Contemporary Art.Sotheby’s Institute of Art, London, 2009.

İnternet Linkleri

İkinci Sergi. http://www.bianet.org/biamag/kultur/127140-arter-de-ismiyle-musemma-ikinci-sergi

 

http://dergipark.ulakbim.gov.tr/sduarte/article/view/1018003716/1018003091

http://mitpress.mit.edu/books/institutional-critique

http://www.tate.org.uk/learn/online-resources/glossary/i/institutional-critique

http://eipcp.net/transversal/0106/sheikh/en

http://ewaneumann.com/websites/haacke/institutional_critique.html

http://blog.art21.org/2010/04/30/some-alternatives-to-institutional-critique-2/

http://www.queensmuseum.org/events/panel-discussion-the-museum-divide-beyond-institutional-critique/

Fraser, A.From the Critique of Institutions to an Institution of Critique.http://imma.ie/museum21/pdfs/FRASER_Artforum_IC.pdfhar

https://burakdelier.wordpress.com/

Holmes, Brian, “Disiplin-dışıSoruşturmalar: KurumlarınYeniBirEleştirisineDoğru”. 2011. [01.06.2015]. http://eipcp.net/transversal/0106/holmes/tu

Sennert, Kate, “Hans Haacke: Biting the Hand that Feeds Him for Thirty-Five Years”, http://www.theblowup.com/springsummer2006/PASTPRINT/haacke.html, [24, 12 2011], alıntı: Özengi, Önder. “1960 SonrasıKurumsalEleştiri, AlternatifKurumsalPratiklerveGünümüzKoşullarındaYeniBirKurumEleştirisininOlanaklar”. YüksekLisansTezi. YTÜ SosyalBilimlerEnstitüsü, 2013.

EleştirininRafaKaldırıldığıbirÇağda Hans HaackeYolundanŞaşmıyor, [01.06.2015].http://www.e-skop.com/skopbulten/elestirinin-rafa-kaldirildigi-bir-cagda-hans-haacke-yolundan-sasmiyor/2173

İstanbul Modern’de Sansüre Cevaben Kuşlama, [02.06.2015]. http://www.e-skop.com/skopbulten/istanbul-modernde-sansure-cevaben-kuslama/462

Radikal, [24.05.2015]. http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=88523)

Welchman, John C. (Ed.). Institutional Critique and After.Zurich, Switzerland: JRP/Ringier, 2006. http://tg6zm3ts4h.search.serialssolutions.com/?ctx_ver=Z39.88-2004&ctx_enc=info%3Aofi%2Fenc%3AUTF-8&rfr_id=info:sid/summon.serialssolutions.com&rft_val_fmt=info:ofi/fmt:kev:mtx:journal&rft.genre=article&rft.atitle=INSTITUTIONAL+CRITIQUE+AND+AFTER+BY+JOHN+C+WELCHMAN+%28ED.%29&rft.jtitle=The+Art+Book&rft.au=BOWMAN%2C+MATTHEW&rft.date=2008-08-01&rft.pub=Blackwell+Publishing+Ltd&rft.issn=1368-6267&rft.eissn=1467-8357&rft.volume=15&rft.issue=3&rft.spage=57&rft.epage=58&rft_id=info:doi/10.1111%2Fj.1467-8357.2008.00975_26.x&rft.externalDocID=ARTB975_26&paramdict=tr

 

 

 

 

ÖNCEKİ YAZI

Öteki Bienal: Venedik Bienali

SONRAKİ YAZI

Coğrafi Kaderin Sanatta Yön Tayini-Evrim Sekmen

Itır Demir

Itır Demir

Henüz your yapılmadı.

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*