Kültür

Küçük Güzeldir: Akın Gökyay Satranç Müzesi

 

 

Gökyay Vakfı başkanı  Sn. Akın Gökyay   müzeye dönüşen satranç merakını ve  Gökyay  Vakfına bağlı satranç müzesini “küçük güzeldir”  çerçevesinde bizimle paylaştı…

Gökyay Vakfı Satranç Müzesi’nin kurarken turistik gezilerden aldığınız satranç takımlarının müzenin koleksiyonunu oluşturmasın turizm ve müzecilik buluşmasında insani bir ortak paydaya sahip olması açısından düşüncelerinizi alabilir miyiz?

Günümüzde üretim ve tüketim endeksli çok hızlı bir hayat hepimizi sarmalamış durumda. Bu yoğun gündemde insanın kendisine yatırım yapması, biraz nefes alıp bu hengâmeden sıyrılabileceği bir ortam yaratması çok zor. Bu noktada satranç benim hayatımda durup dinlenebildiğim bir liman, hareket ettiğimde ise yolumu aydınlatan bir fener oldu. Satrancın ışığıyla, dinlendiğim koylardan derleyip topladığım satranç takımlarının diğer hayatlara da ilham olabilmesi için beraberimde getirerek birçok değerli insanın desteğiyle, Başkentte hayatın telaşından uzak bir liman oluşturdum.

Müzede bulunan her eser geldiği yerden izler taşıyor, ziyaretçilerine tüm dünyada yazılışı farklı olsa da okunuşu aynı olan bir dili, satrancı öğretiyor. Satranç müzesi olarak amacımız, misafirlerimize yalnızca sergilediğimiz satranç takımlarını göstermek değil, onların hayatlarına dokunarak sınırların ötesinde bir yolculuk yapmalarını sağlamak. Binlerce kilometre uzaktaki bir insanın yarattığı eserle, hiç görmediği tanımadığı başka bir bireyin hayatında yaratacağı etkiye aracı olabilmek, küçük güzelliklerle mutluluğu tatmak, tattırmak istiyoruz. Müzemiz, kar amacı gütmeden insanların hayatına dokunmayı amaçladığı için ziyaretçilerimize daha samimi bir ortam sunuyor.

  • Gökyay Vakfı Satranç Müzesi, müzecilik girişimiyle hangi farklı alanları bir araya getirdi? Müzenin sosyal faaliyetlerini içine alarak bahsedebilir misiniz?

İlk olarak dünyanın farklı yerlerinden toplanıp getirilen satranç takımlarının dört duvar arasından çıkarak insanlara ulaşması, hem satranç hakkında hem de diğer ülkelerin kültürleri hakkında ilham vermesi için başladığımız bir girişimdi. Ancak şu an geldiğimiz noktada Gökyay Vakfı Satranç Müzesi tarihi binasında ev sahipliği yaptığı sosyal buluşmalar, müzik dinletileri, sergiler ve özel içerikli organizasyonlarla Ankara’nın sosyal etkinlik hayatında parmakla gösterilir konuma geldi. Müzemizde el sanatlarından fotoğrafçılığa kadar çok geniş bir yelpaze ile insanlara ulaşıyoruz. Tüm bunların yanı sıra çocuklara ve yetişkinlere yönelik satranç eğitimleri ve farklı atölye çalışmaları düzenliyor, müze atmosferi içerisinde ailelerin çocuklarıyla birlikte vakit geçirebileceği bir alan yaratıyoruz. Müzemize gelen ziyaretçi gruplarının içinde bir gün anaokulu diğer gün üniversite olabiliyor. Satranç Müzesi çok yönlü gelişim sunan bir eğitim ve kültür merkezi olarak konumlanıyor.

 Satranç sporunun yaygınlaşmasına katkı sağlamak için sadece satranç sporu adına yapılan bir tematik müze büyük ve kapsamlı müzelerden farklı olarak neler vaat eder?

Öncelikle Gökyay Vakfı Satranç Müzesi adından da anlaşılabileceği üzere merkezine satrancı alıyor. Biz bir tarafta satranç, diğer tarafta doğal taşlar sergilemiyoruz. Diğer müzelere göre daha samimi, içten bir ambiyansa sahibiz. Müzemizde satrançla bilfiil ilgilenme fırsatı bulamayan ziyaretçilerimizi satrancın derin dünyasıyla tanıştırmak, önceden tanışmış olanlarla da satrancın derinliklerine birlikte dalmak istiyoruz. Buradaki hemen her parça, bulunduğu ülkede bizzat gidilip incelenerek, doğduğu kültürü ile birlikte Ankara’ya getirildi. Satranç takımlarımız müzenin her köşesinde ayrı bir coğrafyanın ve uygarlığın izlerini taşıyor. Bu da Gökyay Vakfı Satranç Müzesi’ni diğer müzelerden farklı kılıyor.

 

  • Kar amacı gütmeyen işletmeler olarak müzelerin ekonomik fayda ve devamlılığının sağlanması için başvurulan yöntemler (kurs vs) yeterli mi? Farklı motivasyonlara ihtiyaç duyuyor musunuz?

Müzeler somut değil soyut bir yatırım olarak düşünülmeli, ziyaretçilerinin kendi kişisel gelişimine katkı sağlayabilecek bir kazanım elde ettiği, insan odaklı kültür merkezi olmalıdır. Bir mum misali bulunduğu yeri aydınlatmalıdır. Ancak takdir edersiniz ki bu ateşin sürekli yanması için fitilin belli aralıklarla değiştirilmesi gerekiyor. Bu noktada yalnız başımıza yetişemiyor, sponsor ve destekçilere ihtiyaç duyuyoruz. Kurslarımızda ve etkinliklerimizde mümkün olduğunca düşük bütçeyle daha çok insana ulaşmaya çalışıyoruz. Etkinliklerimizde maddi olarak imkânı olanların yanı sıra olmayanlara da erişebilmek, paylaştığımız şeyleri artırmak istiyoruz. Destekçilerimiz ve satranç severler müze mağazamızdan temin edebilecekleri satranç temalı mobilyadan tutun hediyelik eşyaya kadar birçok ürünle de Müzemize destek verebilir.

 

  • İnsani anlamda beraberliği, birbirine faydalı olmayı ve dayanışmayı önemseyen sosyal değerler, müzenizde daha kolay hayata geçirilebiliyor mu?

Tabii ki, zaten müzemizin kendini konumlandırışı tamamen insani değerler üzerinedir. Müzemizin kuruluşu, bireysel olarak toplanan eserlerin toplumla paylaşılması ile olmuştur. Kapıları açtığımız günden beri bireysel değil kolektif bir bilincin yaygınlaşması için çeşitli etkinlikler ve atölyeler düzenliyor, özellikle sosyal değerlerin farkındalığını satranç çatısı altında ziyaretçilerimize kazandırmaya çalışıyoruz. Biz dayanışmayla, birliktelikle küçük güzelliklerin çığ gibi büyüyerek her yere ulaşacağına inanıyoruz.

 

  • Günümüzde müzenin eğitimsel işlevlerinin ön plana çıkmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Öncelikle her müze içerisindeki eserlerle başlı başına bir okuldur. Gökyay Vakfı Satranç Müzesi’ne baktığımızda ise gerek Ankara’da gerekse ülke genelinde satranç severlerin bilip, ilgilendiği bir noktada yer alıyor. Ancak biz daha çok insanın satrançla, kültürle, sanatla ilgilenmesini istiyor, daha bilinçli ve dinamik nesillerin yetişmesi için çabalıyoruz.  Ziyaretçilerimiz müzede yalnızca satranç takımlarını görmüyor aynı zamanda satranç takımlarının geldiği coğrafyaların kültürünü de keşfediyor. Burada verdiğimiz eğitimlerle ise hem çok daha geniş bir kitleye ulaşıp bireylerin ilgilerine göre kendilerini geliştirebilecekleri kanallar yaratıyor hem de ailelerin çocuklarıyla birlikte katılabileceği bir platform oluşturuyoruz.

  • Gökyay Satranç Müzesi’nin Ankara ve Altındağ ile etkileşimi nasıldır? Turistik grup gezileri düzenleme stratejilerine müze olarak katılıyor musunuz?

Müze fikri daha ortaya çıkar çıkmaz Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki böyle bir müzenin ‘Altındağ özelinde, Ankara genelinde sosyokültürel anlamda büyük bir boşluğu dolduracağını’ söyledi. Altındağ’da yıkılan tarihi bir Ankara Evi’nin aynı formatında yapılan binasını müze olarak açtık. Kentsel dönüşümün çok büyük hızla devam ettiği bir bölge olan Altındağ’da kültürel olarak da bir dönüşüm yaşanması için bu girişim önemliydi. Müzemiz kurulduğu günden beri sürekli olarak artan ziyaretçi profiline sahip. Müzemiz çok kısa bir zamanda 7’den 70’e herkesin ilgi odağı oldu. Bulunduğu lokasyona çok hızlı adapte olan Müzede, hem Ankara’dan hem de yurt içi ve yurt dışından gelen misafirlerimizi ağırlıyoruz. Her geçen gün daha fazla insanın yaşamına ilham verebilmek, farklı kültürlerle tanışmalarını sağlamak için Ankaralılarla buluşabileceğimiz etkinlik sayısını artırmaya çalışıyoruz. Anaokullarından üniversitelere, Başkentlilerden komşu şehirlere, yurt içinden ve yurt dışından gelen turistik grup gezilerine de kapımız açık. Zevkle ziyaretçilerimize eşlik ediyoruz. Toplu şekilde gezmek, öğrenmek, görmek de çok eğlenceli…

  • Müzenin koleksiyonuna eklemeler yapılıp koleksiyon yenileniyor mu?

Sadece koleksiyon yapmak için değil, güzel olana dokunmak ve bu güzelliği yaymak amacıyla da bu yola çıktık. Başarı, azim, hobi, tutku ve sayamayacağım birçok güzelliklerle geçen yıllar bana bu satranç hazinesini hediye etti. 412 satranç takımı,  2012 yılında Guinness Rekorlar Kitabına girdik. Bu süreç, hem heyecanlı hem de gurur vericiydi. Her güzel şey gibi koleksiyonumuzun da sürekli olarak yenilenmesini esas tuttuk. Şu an Gökyay Vakfı Satranç Müzesi’nde Amerika’dan Tanzanya’ya, Hollanda’dan Mozambik’e, Rusya’dan İtalya’ya kadar 109 farklı ülkeden 632 satranç takımı bulunuyor. Hobiden tutkuya uzanan bu yolculuğumuzu sanatseverlerle, satranç sporuna ilgi duyanlarla ve Müzemizi ziyaret eden tüm konuklarımızla paylaşmak bize inanılmaz bir haz veriyor. Müzemizi ve koleksiyonumuzu sürekli yenilemeliyiz ki, burayı gezen insanlar her seferinde farklı bir rengi görebilsinler. Biz heyecanlı ve ruhu hiç yaşlanmayacak bir ekibiz. Farkımızı, bu noktada ortaya koyuyoruz.

 

 

 

 

 

İzlekler

İzlekler

ÖNCEKİ YAZI

Eşzamanlılık Sergisi Üzerine-İpek Yeginsü

SONRAKİ YAZI

Hiper Yaşamlar-Ümit Yılmaz

Henüz your yapılmadı.

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*