İzlek-Haber

Kasım Sergi Gündemi

   

Asım İşler

Asım İşler

Galeri Işık

 

Asım İşler Sergisi

 

3-21 Kasım 2015

 

Asım İşler’in  87-92 yılları arasında Fransız Hükümetinin bursu ile Paris’te öğretim üyesi olarak dersler verdiği, üniversite ve müzelerde incelemelerde bulunduğu sergilere katıldığı bu dönemde üretmiş olduğu başta “Kırmızı Oda” (Tuvale marufle  karton üzerine akrilik, 1990, 147x350cm) “Siyahlı Salome“ (Tuval üzerine yağlıboya, 1990,  175x256cm),  Bir Hayal Ülkesine Gezinti (Tuvale marufle karton üzerine yağlıboya, 1988, 147x265cm), “Moderato Cantabile” Tuval üzerine yağlıboya, 1989,150x200cm), The Poster of Posters, (Poster üzerine akrilik, 1990,175×240 cm) adlı büyük ebatlı yapıtları 3-21 Kasım tarihleri arasında Asım İşler “İkinci Paris Dönemi Resimleri 1987-1992” başlıklı sergiyle, izleyicinin karşısına çıkıyor.

 

Asım İşler, 1970 yılında Devlet Avrupa Konkuru’nu kazanarak Paris’te beş yıla yakın süren ihtisasını yaptığı, Paris Güzel Sanatlar Fakültesi’nde resim, gravür ve litografi eğitimi aldığı ve S. W. Hayter’in ‘Atelier 17’sinde gravürün tekniklerini öğrendiği yılları kapsayan 1. Paris Dönemi içinde, 1974 yılında Paris’te ilk kişisel sergisini Galerie FIAP ve ardındanGalerie Cite Int des Arts’da açmış, yine bu yıllarda Muse d’Art Modern’de ‘La Jeune Penture’ ve ‘Réalités Nouvelles’salonları gibi birçok uluslararası sergilere katılmıştı.

 

2. Paris Dönemi’nde (1987-92) ise, 1970’lerin sonlarında başlayan,  fakat giderek  figürün  kırıldığı soyutlama tarzı, yeni bir yorum biçimine dönüşerek soyuta, ardından 1989 tarihli ‘OPUS 89’ adlı dikey boyutlu 200×150 cm’lik tuval  yapıtı ve diğer eserleri ile soyut resim ve dışavurumcu çizgiye varıyor. Bu, O’nun sanatında yeni bir evredir.  Yine Paris’te bu dönemde ürettiği yapıtlarıyla önemli sergilerde Türkiye’yi temsil etmiş, üretken ve önemli bir çalışma içinde olmuştur. 1988 yılında  koleksiyoner ve galerilerle  geliştirdiği ilişkiler ile “33. Salon de Montrouge”a Galeri Montenay ile katılarak büyük boyutlu bir  yapıtını sergilemiş,  1992’de ise Bibliothéque Nationale de Paris ‘de düzenlenen ‘De Bonnard à Baselitz’ sergisinde, Türkiye’yi temsil etmiştir.

 

Aysun Bozuklu

Aysun Bozuklu

Armaggan Art Gallery

Yarımada’dan Yansıyanlar

5 Kasım-12 Aralık 2015

 Armaggan Art Gallery, Tarihsel katmanları bugünün dili ve sanatçıları ile izleyicisine sunuyor. “Yarımada’dan Yansıyanlar” isimli karma sergi, genç sanatçıların yarımadanın kendilerine ifade ettirdiklerini konu alan eserlerini bir araya getiriyor. Serginin küratörü Şanel Sevinç  “Oldukça genç ve dinamik isimlerden oluşan bir sanatçı kadrosu ile oluşturduğumuz bu sergide, tarihi yarımadanın ve eski şehrin, genç sanatçılar için ne hissettirdiğini tarihin üzerinde yükselen bir galeride sunmalarını istedik” diye belirtti. 17 sanatçı bu sergi dolayısıyla bir araya geliyor.

 

 

Armen Gevorgian-The Parade

Armen Gevorgian-The Parade

Galeri 77

 12-15 Kasım tarihlerinde Contemporary İstanbul

 Sanatçılar:

Daron Mouradian,Armen Gevorgian,Vahram Davtian,Sarkis Hamalbashian, Sam Zumian,Annie Kurkdjian,Ara Alekian,Emil Kazaz

 Masallar, efsaneler, kendimize ve köklerimize yolculuğun çağdaş sanatla buluşmasından doğan yepyeni fantastik eserler, Galeri 77 tarafından oluşturulan sergiyle Contemporary İstanbul’da sanatseverlerle buluşacak. Sergi kapsamında; geçtiğimiz yıllarda da fantastik, neşeli figürleri ve canlı renkleri ile çok sevilen ve büyük ilgi gören Daron Mouradian, eserleriyle bizlere mitolojiyle harmanlanmış masal diyarlarının kapılarını aralıyor.

Tutku, aşk, yetenek ve fantezinin gücüyle, metali canlandıran Ara Alekian’ın heykelleri, hurda parçaların mükemmel şekilde bir araya getirildiği hayvan figürlerinden oluşuyor. Sanatçı için sanatta ikincil ya da önemsiz hiçbir şey yoktur. Bu sene eserleri ilk defa Türk sanatseverlerin beğenisine sunulacak Annie Kurkdjian, çatışma ve savaşın vücut bulduğu, onda derin izler bırakan Lübnan İç Savaşı’nın yaşandığı Beyrut’da dünyaya geldi. Sanatın yanı sıra psikoloji ve teoloji eğitimi de alan sanatçı, eserlerinde akademik araştırmalarına dayandırdığı korku ve psikoz temalarını ele alıyor. Kutu gibi stüdyosunda gün ışığından yoksun, dış dünyadan tamamen izole olmuş bir şekilde çalışan Armen Gevorgian, yine dış dünyadan tamamen izole edilmiş gotik karakterlerinin çelişki, çekişme ve fikir ayrılıklarını kimi zaman zarların atıldığı bir savaş alanı, kimi zaman ise kartların çekildiği veya bilardo oynanarak elde edilmiş zaferlerin meydanı olarak sunuyor. Vahram Davtian ise yerçekimi kanunlarını alt üst eden mekanları ve sanki ağırlıksızmış gibi görünen karakterleriyle bizleri, zamanın ve mekanın ötesinde oluşturduğu kendi hayal dünyasına sokuyor. Sarkis Hamalbashian’in resimleri hafızada kalır ve rüyalı hisler olarak devam eder. Bu rüya, geçmişin ve şimdinin tuhaf bir şekilde birbiriyle örtüştüğü hayat ve hatta tarih hakkındadır. Gördüğümüz aslında ressamın, tek bir milliyete ya da geleneğe hapsedilemeyen gerçek dünyasıdır. Bir diğer yeni sanatçımız Sam Zumian, hayat anlayışını sanatı aracılığıyla dile getiriyor. Eserlerinde bilinçaltının estetiğini kavramaya ve altında yatan doğa kanunlarına odaklanırken, kurgu ile vakit kaybetmek yerine can alıcı bir veya birkaç figürden faydalanıyor. Yaratıcı bir öykü anlatıcısı olan Emil Kazaz, çizim, resim ve heykelcilik arasındaki sınırları bulandırıyor.

 

 

Neveser Özenbaş,Arıyorum, 135x200 cm

Neveser Özenbaş,Arıyorum, 135×200 cm

NEVESER ÖZENBAŞ

“MUTANT”

Resim Sergisi

3 – 20 Aralık 2015

GALERİ SELVİN

 

“İçinde bulunduğumuz dönem hem lokal hem de küresel ölçekte komplolar, kirli siyaset, kirli savaşlar, çevreci politikaların gelişimi, moda, spor – özellikle futbol – ve fanatizm, değişen şiddet araçları ve etkileri gibi olguları üretmektedir. Kent ve birey bağlamında toplumsal bazda ortaya çıkan bu olgular bireye yeni yaşam biçimleri, kişisel gelişim teorileri, sürekli hastalık ve fobi üretme, depresyon ve obsesif davranışlar geliştirmek gibi reflekslerle sirayet etmektedir. Bir değil birden çok anlam katmanları bulunan kent ve birey, kent ve kent yaşamı ve daha dar alanda kent, birey ve sanat ilişkisinin farklı görünümleri Neveser Özenbaş’ın bu son serisinde gösterilen olgular arasında. İzleyiciler olarak bizlere düşense, sanatçının ürettiği bu anlam katmanlarını ve işaret sistemlerini çözerek, nasıl bir kente ve nasıl bir insan yaşamına sahip olduğumuzu görmek ve iyisini talep edebilmenin yollarını aramak”.

 

Sanatçı ” Mutant” ismini verdiği sergisinde tuval ve pleksi katmanları üzerine yapmış olduğu çalışmaları ile 3 – 20 Aralık tarihleri arasında Galeri Selvin’de izleyicilerini bekliyor.

 

 

Burçin Başar-Olmayan Aile Portreleri

Burçin Başar-Olmayan Aile Portreleri

Burçin Başar

 x-İst

19 Kasım-19 Aralık 2015

 

Burçin Başar kök ve kimlik, mekan ve zaman, olağan ama olmayan, iç ve dış, toprak ve su, düşüncenin mekanı yakaladığı ama gerçeğin dışarıda olduğu sınırlar ve bu sınırların belirsizliği üzerine oluşan sorgulamalarla ortaya çıkarttığı yağlı boya eserlerinin yanı sıra cam üzerine karışık teknikle ürettiği yapıtları da izleyiciyle buluşturuyor.

 

Kökün kimliğe bıraktığı ize yoğunlaşan sanatçı, farklı zamanlardan kesitler alarak evlerini terk etmek zorunda kalan insanların toprağa gömdükleri altınları, olmayan aile portrelerini, izlerini sürdükleri kökleri, kapı önü ya da toprak altı hikayelerini, bir insanın ya da hayvanın uzun zaman sonra yeniden gökyüzünü görmesini anlatıyor.

 

Hüseyin Ertunç

 

Tem Sanat

 

Hüseyin Ertunç

Hüseyin Ertunç

Otuz küsur senedir yurtiçinde ve yurtdışında birçok kişisel, bir o kadar da karma sergi gerçekleştirmiş olan Hüseyin Ertunç, son yağlıboya resimlerini 12 Ekim – 31 Kasım 2015 tarihleri arasında 1988 yılından beri birlikte çalıştığı Tem Sanat Galerisi’nde sergiliyor. Sanatçı, halen Bodrum’da resim çalışmalarını, müziğini ve yaşamını sürdürmektedir.

Hüseyin’e göre bu sergisi, konuşmanın ve yazmanın düşünüleni çarpıtmadan sunamadığı anlamların anlamsız kalabildiği bu günlerde, içlerinde hiçbir mesaj barındırmayan resimlerle dolu bir sergi!!

 Sevilenimize aktarabileceğimiz renklerle bezenmiş olan resimler, pamuklu tuval bezi üzerine yağlı boya ve terebentin ile yapılmışlardır. Son bir senenin ürünü olan bu sergi, aşırı yağmur ve aşırı sıcağın insanları yorduğu, sosyal yaşamın da herkesi her bir yöne savurduğu zamanımızda, biliyoruz ki renklere, resimlere ve sergilere bir an için bile olsa, ulaşılabilecek bir ortam sunuyor; bilinmeyenin heyecanı, müziğin coşkusu bu resimleri öylesine görünür kılıyor.

 poster3 (2)

Pera Sanat Galerisi

 ‘’Yeni Arketipler’’

Micro’dan Macro Cosmos’a

Mustafa Altıntaş

Ferit Özşen

Tülin Onat

Nilüfer Moayeri

 

13 Kasım 2015 – 31 Kasım 2015

 

 

Sübliminal bir kavram olarak bilimsel bilimin en uç merak ve keşif konusu olarak Cosmos; çağımızın tüm sanatlarına düşünsel altyapı olmuştur. Özellikle sinema sanatı bu gün; bilim kurgu biçiminde, bu alanı tamamen bilgi ve bilimin ışığında taramaktadır. Resim sanatında çok eskilerde betimlenmiş arketiplerden günümüze kadar Cosmos öyle ya da böyle konu olmuşsa da, günümüzde Micro/Macro Cosmos sanatın önemli bir süjesi olmuştur. Sanatçılarımız plastik sanatın farklı dallarındaki yorumlarıyla bu konuyu işleyerek sergi izleyicisini yeni bir düşünsel boyuta taşımayı deneyeceklerdir.

İbrahim Örs-Kucaklaşma-55x64cm-tüyb

İbrahim Örs-Kucaklaşma-55x64cm-tüyb

İbrahim  Örs

Kav Sanat

KAV Sanat Galerisi, 18 Kasım – 12 Aralık 2015 tarihleri arasında, usta sanatçı İbrahim Örs’ü ağırlıyor. Danimarka’da yaşayan sanatçı, “Ah Minel Aşk” isimli kişisel sergisi ile Ankaralı sanatseverlerle buluşuyor. Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun öğrencisi olmuş ve sanatçının asistanlığını yapmış olan Örs, 1970’li yıllardan bu güne değin yurtiçi ve yurtdışında birçok kişisel sergi açmış ve karma sergiye katılmıştır. Usta sanatçının çok sayıda müze ve özel koleksiyonda yapıtları bulunmaktadır.

KAV Sanat Galerisi’ndeki sergide 40’a yakın eseri, Ankaralı sanatseverlerin beğenisine sunuluyor. Meral Bostancı “İbrahim Örs’ün Son Dönem Resim Çalışmaları Üzerine” başlıklı yazısında sanatçının eserlerini “Örs, çalışmalarının bir bölümünü sanat tarihinde daha önce yapılmış (öncel) eserlerle ilişkilendirirken mitolojik nesneleri, efsanevi bedenleri ve antik figürleri, daha da ötesi büyük klasik sanatçıların yaptıklarını, resimler arası eğilimlerden yola çıkarak yeniden resmetmekte, bu eserleri tekrar sanat çevresinin gündemine oturtmaktadır. Sanatçı kimi çalışmalarında sanat tarihinin klasiklerini yan yana getirerek izleyicilerde yeni bir farkındalık yaratmakta; bu yapıtların temel özelliklerinden yola koyularak eski resimleri, çalışmaları içinde dönüştürüp kendi sanatsal manifestosunu oluşturmaktadır.” şeklinde tanımlamaktadır.

Genç Etki

Olgu Sümengen Berker

Olgu Sümengen Berker

“Genç Etki 19” ‘da, Olgu Sümengen Berker, ana tanrıça ve kadın figürlerini birleştirerek kadının yaşamdaki duruşunu kendine özgü tarzı ile seramik çalışmalarına aktarıyor, Evrim Özeskici, “Ötekiler” diye adlandırdığı ve toplumun arka bahçesi olarak düşünülen yanlızlığa itilmiş ve dışlanmış bedenleri kendine özgü tarzını kullanarak yorumluyor ve Hidayet Üstün ise çalışmalarında mitolojik, yöresel efsaneler ve öyküler ile etkileşime girerek insan ve hayvan figürlerini iç veya dış mekan-mekansızlık gibi öğeler ile romantik bir dil kullanarak seyirciye tuval yoluyla aktarıyor.

 

 

 

İzlek Haber

İzlek Haber

ÖNCEKİ YAZI

Güncel Sanat Pratikleri Anketi

SONRAKİ YAZI

Morandi :Faşizmin ve Sanatının Gölgesinde İtalyan Bir Ressam

Henüz your yapılmadı.

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*