İzlek

John Berger’in Kaybı

İngiliz sanat eleştirmeni, romancı   1972’de televizyon dizilerinin senaryo yazarı  ve “Görme Biçimleri” yayınlandığında  sanat hakkında geleneksel düşünme biçimlerine savaş açan sanatçı ve  eğitmenleri etkileyen öncü isim John Berger,  pazartesi günü Paris, Antony kırsalındaki evinde öldü. 90 yaşındaydı. En bilinen eseri “Görme Biçimleri” kaynak bir kitap olmuştu. BBC’ de belgesel olarak ilk defa yayınlanmıştı. John Berger,  sosyal ve politik  düşünme biçimini reddeden, Kenneth Clark gibi sadece Batı medeniyetini izlek alan, tepeden bakan geleneksel sanat eleştirisinin karşısında oldu. Bir yazsında sanatın da ticari bir meta olduğundan şikayet ediyordu. 

 Susan Sontag, çağdaş İngilizce’de yeri doldurulamaz biri olduğunu söylemişti. John Berger 1926 yılında Londra’da doğmuştu. Ortalama bir rahatlıkta büyümüştü. Kendisini işçi sınıfından biri olarak tanımlıyordu.Annesi onu özel bir okula göndermişti. Fakat o oradan nefret ediyordu. Çoğu zamanını şiir yazarak ve anarşist haftalık gazeteleri okuyarak geçiriyordu. 16 yaşında okuldan atıldı ve Chelsea’de sanat eğitimi almaya başladı. Berger, ressam olmak istedi ama yazı konusunda daha  becerikliydi. Sanat dünyasında neredeyse herkesle düşmanca yaklaşan bir isim yaptığı  The New Statesman’da  10 sene sanat eleştirmenliği yaptı. Soyut Ekspresyonizm yükseldiğinde  realizm şampiyondu.  Jackson Pollock gibi devlere dikkatle yaklaştı. Onu ait olduğu kültürün dekadanslığını düşünmemek ve görmemekle eleştirdi. Onun en beğendiği sanatçılar arasında Rembrandt, Velazquezi Van Gogh ve Frida Kahlo vardı. 1972 yılı Berger’in en üretken yılıydı. Görme Biçimleri ve G’yi yayınladı.1989’da yazdığı Picasso’nun Başarısı ve Başarısızlığı  sanatçı hayattayken yazılmış en iyi eleştiri metinlerinden biriydi.  Sıradan övgü dolu yazıların yerine Picasso’nun kişiliğinden ve hayatından hareketle sosyal bir panorama sunmuştu.  Resimsel zayıflığından karar alma mekanizmalarına kadar Picasso içi yaralı hüzün dolu bir dahi olarak resmedilmişti. Kitabın sonunda Berger Picasso için şöyle yazar “İspanyolların küfürbazlıklarından gurur duyduklarını herkes bilir. Ettikleri küfürlerin yaratıcılığına hayrandırlar ve küfretmenin bir onur belirtisi, hatta onurluluğun kanıtı olabileceğini bilirler. Daha önce kimse böyle küfretmemişti.” Kimse de John Berjer gibi sanat eleştirisi yapmamıştı. Saygıyla

ÖNCEKİ YAZI

Yılın En iyi 10 Sanat Kitabı

SONRAKİ YAZI

Toplumsallık ve Ruhsallık Arasında Joseph Beuys’un Kişisel Miti-Liza Gasyuk

İzlek Haber

İzlek Haber

Henüz your yapılmadı.

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*