Sennur Sezer ile Tatlı Bir Anı-Tufan Erbarıştıran

Sennur Sezer’i anlatmaya tümceler yetmez. O usta bir şair, gözü kara bir edebiyat eleştirmeni, gazeteci, politik bir aktivist, deneme yazarı… İnanın onun niteliklerini saymakla bitiremeyiz. Sennur Abla’yı (ona böyle hitap ederdim) ilk kez Hürriyet Gösteri dergisini çıkarırlarken, sevgili eşi Adnan Özyalçıner’le birlikte görmüştüm. Benim açımdan çok keyifli bir sohbetti. Edebiyat …

Devamını Oku →

Burning Man’in Sanatsal Aykırılığı-Özlem Vargün

  Amerika, Nevada, Black Rock çölünde her yıl bir sanat festivali olarak düzenlenen Burning Man, alışılmış sanat festivallerinin çok ötesinde bir ritüel ve gösteri özelliği taşımaktadır. Bu festival, 1986 yılından bu yana geçen 29 yılda Amerika ve dünyanın çeşitli ülkelerinde sanatsal ve sosyal araştırmalara konu olmuş, üzerine kitaplar yazılıp sinema …

Devamını Oku →

İnsan Bir Kara Leke Değildir-Tufan Erbarıştıran

                 Heykel sanatı, izleyen ile heykel arasındaki ilişkiyi güçlendiren, bir boşluğa gereksinim duyan ve buraya bir anlam yükleyen, çok özel bir sanattır. İzleyen kendi imgesel değerlerini yükler, heykelin üzerine düşen ışık ve gölge oyunları sayesinde, sonuçta farklı anlamlar üretir. Böylelikle izleyen ve heykel …

Devamını Oku →

En İyisi ile En Kötüsü Arasında İstanbul Bienali -Özkan Eroğlu

Aşağıda yer alan iki bienale dair eleştiri yazıları, bizim en iyi bienal etkinliği olarak gördüğümüz 4. Bienal ile kalitesizliğin maksimuma çıktığı ve İstanbul Bienali mantığının dibi boyladığı 9. Bienal’e dair eleştirileri kapsamaktadır. Yazılar bienallerin düzenlendiği yıllarda kaleme alınmıştır. 9. Bienal sonrasında da bienal etkinliği sanat anlamında iyice kontrolden çıkmıştır. Bir …

Devamını Oku →

Utku Varlık’ın Resimlerinde Mitoloji ve Görsel Algılamanın Yarattığı Gerçeküstü Bir Yolculuk-Tufan Erbarıştıran

İnsan zihni görsel bir algılamanın yarattığı “gerçeği” beş duyusu ile tanımak, bilmek, anlamak ister. Çevresindeki koşullar, nesneler, olaylar, kişiler, binalar ve her şey beynimizde beliren görüntünün netleşmesiyle gerçekleşir. Duyularımız bize dış dünyayı, hayvanları, tanık olduğumuz olayları, yolları, ormanları, insanları sanki bir filim makinesi aracılığı ile karşımıza getirir. Bizim özel bir …

Devamını Oku →

Türkiye Resim Sanatı’nı Yeniden Okumak-Evrim Sekmen

Batılı anlamda sanat tarihimizin Cumhuriyet döneminde oluşmaya başladığı ve batılılar Empresyonizmi bırakmaya ve tepki duymaya başladıklarında bizim bu akımı sahiplendiğimiz  bilinir. Sanat tarihinde buna benzer daha birçok kalıp bilgiyle karşılaşırız. Böylece gelenekle hesaplaşamadığımızda karşısına argümanlar çıkaramadıkça kuşaklar boyu aktarılan zincire bir ek yapmış oluruz. Sanat tarihi yazını ile eleştiriyi ayıran …

Devamını Oku →

Salih Urallı Resminin Einstein’ın Görecilik Kuramı Üzerinden Sanatsal Bir Çözümlemesi

Salih Urallı, Sanayi-i Nefise Mektebi’nde (şimdiki Güzel Sanatlar Fakültesi) bir süre Namık İsmail atölyesinde resim üzerine çalıştıktan sonra 1931’de Paris’e gitmiştir. Burada Andre Lhote ve Fernand Leger resim atölyesine devam etmiştir. Başlangıçta resim anlayışı, Picasso ve Kübizm ağırlıklı olmuştur. 1908 – 1984 yılları arasında yaşamıştır.  Sanatçının “ANA” adını verdiği tablosunda, …

Devamını Oku →

Utku Varlık: Modern ve Çağdaş

Söz konusu Utku Varlık olunca sanata dair bitmeyen bir keşif ile karşılaşırsınız. Utku Varlık ile ilk karşılaştığımızda sanata dair yoğun birikimi ve bitmeyen devinimi hissetmiştim. Sanatın sadece üretme tarafıyla kalmayıp duygulanım boyutuyla modern değerlere sahip çıkıyor Utku Varlık. Onun için resmin tarihsel dinamiği olan şüphecilik resminin ve düşüncelerini şekillendiren önemli …

Devamını Oku →

Vassily Kandinsky’nin Resimlerinde Kuantum Fiziğinin Karşıtlanması Üzerine Özgün Bir Çözümleme

             Sanatçının söyleyeceği bir şey olmalıdır, çünkü ödevi biçime egemen olmak değil, biçimi içeriğe uydurmaktır.                                                             …

Devamını Oku →

Yaşanmışlıkların Şehri Mardin’de Bienal-Firyaz Alp

Anadolu, Mezopotamya,  Mısır ve Hindistan’a kadar uzanan kadim uygarlıklar coğrafyasının merkezinde kurulmuş olan Mardin; doğunun en önemli kentlerinden biri olup son zamanlarda yaşadığımız siyasi ve ekonomik şiddetin yarattığı kültürel tahribata rağmen yüzyıllardır beslenmiş olduğu büyük medeniyetlerin semboller, ikonlar ve mitler evreninde; sanat, edebiyat ve felsefenin derin izlerini günümüze dek koruyabilmiş …

Devamını Oku →

Sanat Yaratıcı Sanat-Özkan Eroğlu ile Görüşmeler

Kitap söz konusu bölüm başlıklarından oluşmakta: “Yaratıcılık nedir? Yaratıcı Kişi Kimdir? ‘Yaratıcı’ doğru terim midir? Sanat bir bilim midir?” “Farklı Yaratıcılık Alanları, Türleri ve Aralarındaki Farklar”, “Yaratıcılık Neden ve Hangi İhtiyaçtan Doğar?”, “Yaratıcı Süreçte Yaşananlar, Yapılanlar ve ‘Ben’in Beslenmesi / Yaratıcı Kimliğin Felsefesi”, “Yaratıcı – Estetik Kurallar / Yaratıcı- İçsel …

Devamını Oku →

Salcedo Çarpması

Çağdaş sanatın etkili isimlerinden Doris Salcedo Guggenheim Müzesinde 26 Haziran- 12 Ekim arasında bir retrospektif gerçekleştiriyor.    Doris Salcedo 1958 Kolombiya doğumlu bir heykeltıraş. Bogota Üniversitesin Güzel Sanatlar Fakültesi’ nde öğrenimini tamamladıktan sonra 1980’de New York’a geliyor.  Master derecesini New York Üniversitesi’nde alıyor.  Kolombiya’ya üniversitede öğrenim vermek üzere geri dönüyor.  Onun …

Devamını Oku →

Buluşma: Ama Kiminle ?- Banu Küçüksubaşı

  Sakıp Sabancı Müzesi nin yeni sergisi Sabancı Üniversitesinden mezun olan ya da çeşitli sebeplerle burayla yolu kesişmiş 20 sanatçının işlerinden oluşan bir “Buluşmaya” ev sahipliği yapıyor.   Reunion: Buluşma her ne kadar mezunların bir araya gelmsine verilen ad olsa da ben asıl buluşmanın çağdaş sanatçılarla halk arasında olması gerektiğini …

Devamını Oku →

Eleştiri ve Bilim -Özkan Eroğlu

  A.M.Celâl Şengör’ün “Bilgiyle Sohbet-Popüler Bilim Yazıları” isimli kitabını okurken, bu bilim adamıyla uzunca zamandır yakından ilgilenen biri olarak neler düşünmedim ki. İlk aklıma düşenlerden biri, bir bilim adamının zihnindekileri sürekli yenilemesi gerektiğiydi ki, bu bir bilim adamının eleştiriyi de yanına alarak elemelerde bulunması ve sürekli zihnindekileri boşaltması, yenileriyle de …

Devamını Oku →

Modern ve Çağdaş Giotto- Özkan Eroğlu

Bedrettin Cömert, İtalyan ressam Giotto’yu ele aldığı kapsamlı çalışmasında şöyle demiştir: “O, Batı resim sanatı tarihinin önemli bir noktasıdır. Gerek insanlık ve tarih görüşü, gerekse resimsel biçim ve üslup bakımından ortaçağın ayaklarını yere bastıran ilk resim sanatı devrimcisidir.”[1]   Böyle bir değişimin öncüsü olan Giotto için “nasıl bir sosyal ortam …

Devamını Oku →

Sanatı Sanat Yapan Bütünün Gözetilmesi-Özkan Eroğlu

Bugün, enteresan bir konu üzerinden yürüyelim istiyorum. Bu konferanslar, felsefe derslerimizin plan şemasına uygun bir şekilde sürecek. Konferansımızın konusu; “Sanatı sanat yapan bütünün gözetilmesi”.   Öncelikle konuşmamızda ele alacağımız Laokoon heykelinin bir Roma kopyası, fakat heykel aslı itibariyle Yunan sanatı kökenli. Önce heykeli kısaca tanıyalım; neyi tartışacağımızı bilmek açısından. MS …

Devamını Oku →

Günümüz Sanatında Ölüm Teması-Cüneyt Kurt

İnsanı ilgilendiren en önemli kavramlardan biri ölümdür. Yaşamımızın sona ermesini dile getirir. Canlılar arasında yaşamının sınırlı olduğunu ve bir gün öleceğini bilen tek canlı insandır. Bu nedenle insanoğlu ölüm kavramıyla sürekli hesaplaşır olmuştur tarih boyunca. Sanat alanında ölüm teması çokça işlenmiştir. Vanitas, macabre, memento mori gibi terimlerle adlandırılan ölüm konusunun …

Devamını Oku →

Belirgin İmge Belirsiz İmge-Özkan Eroğlu

Öncelikle bir imgenin belirgin veya belirsiz olmasının şartları nelerdir? Böyle bir soru karşısında ilkesel anlamda kimi tinsel ya da somut değerlerin önümüze geldiğini belirtmeliyiz. Tin ve tinsellik ise çok geniş bir duygulanım ve bilgilenme süreci. Ve aynı zamanda bu tinselliği besleyecek bilgi sürecinin, yine aynı şekilde meseleyi desteklediği de düşünülebilir. …

Devamını Oku →

Nesnesiz hislenme -Özkan Eroğlu

Sanatın tarihindeki yeniden inşa önerimiz “A Noktası: Giotto, B Noktası Duchamp, C Noktası: ?” şeklinde bir formüle[1] 2004 yılında varmış ve mesele, yeri geldikçe açıklanma noktasına ulaşmıştı. Duchamp’ın çıkış yapmaya başladığı ve ready made’lerini ileri sürdüğü dönemde, bir başka ilginç yaklaşım da Malevich’ten geliyordu. Giotto ile başlayan nesneli hislenmenin peşi …

Devamını Oku →

14. İstanbul Bienali Kavramsal Çerçevesi: Tuzlu Su /SaltWater

14. İstanbul Bienali, Carolyn Christov-Bakargiev tarafından bir dizi işbirliği içerisinde şekillendiriliyor. Bienalin başlığı ve kavramsal çerçevesi 10 Eylül Çarşamba günü, Kadıköy Haldun Taner Sahnesi‘nde düzenlenen bir medya toplantısı ile duyuruldu.  İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen 14. İstanbul Bienali, 5 Eylül – 1 Kasım 2015 tarihleri arasında ücretsiz olarak gerçekleştirilecek …

Devamını Oku →

Mem: Kültürel İzlekler

Modern sonrası dönemde, sanat dünyasınca sanat olarak kabul edilerek, bu dünyaya dahil edilen her biçim ya da sanat diye adlandırılabilecek her disiplin çağdaş sanat çizgisinde yoluna devam edecektir.    Darwin,  ( Charles Darwin 1809-1882 ) evrim teorisini –  günümüzde bilimsel bir açıklama olarak kabul ediliyor- dile getirdiği günden buyana, birbiri …

Devamını Oku →

Bazı Eleştiriler

Modernizm, nasıl hemen her çağ için geçerliyse, postmodernizm de hemen her çağ için geçerli bir tanımdır ve bu tanımlamalar sadece yirminci yüzyılı ilgilendirmezler. Bunu öncelikle belirtelim; sonrasında bu karşıtlığı tüm sanatın tarihi üzerinden görmenin de, öyle her baba yiğide gelemeyeceğine de vurgu yapalım. Durum böyle olunca, son 40-50 yıl üzerinden …

Devamını Oku →

Sömürgeci Anlayış, Feminizm ve “Öteki” Kadınlar

1984 yılında yayınlanan Feminist Teori: Çeperden Çekirdeğe adlı çalışmasında bell hooks (Gloria Jean Watkins), beyaz kadının ırkçılığının feminist mücadeleyi baltaladığını dile getirir. İkinci Dalga Feminizmi hedef alan hooks, dışlamanın ve öteki yaratmanın bu akımın özünde olduğunu savunur. hooks ve çağdaşları, zengin ve beyaz kadınların egemen olduğu feminist teorideki eksikliğin ve …

Devamını Oku →

Bas Jan Ader: 39 Yıldır Tamamlanmamış Yolculuk

“Evimin çatısından veya kanala düştüğüm zaman, yerçekiminin kendisi benden üstün olduğu içindir.” Bas Jan Ader Bas Jan Ader denilince akla gelen ilk imaj Amsterdam’da kanala bisikletle atlaması veya serbest düşüşleri oluyor. Bas Jan, ne yerçekimine ne de okyanusun gücüne meydan okuyan bir sanatçıydı. Peki bundan 39 yıl önce çıktığı yolculuktan …

Devamını Oku →

Edebiyat Yapıtlarında Söylenebilir Olan; Romanda Düşünme, Öğretme, Tekrarlama, Süsleme Üzerine

Edebiyat, yüz yıl boyunca bu konuda çok daha erken bir netleşme yaşar ve absürt ya da hatta Dada ve Sürrealizm’le bütünlük, denge, kompozisyonun toplumsal hedeflerle bağlantı halinde olduğu ideal içerikteki hikayeler filan modern edebiyatın (buna aslında post-modern diyemeyeceğimiz için anti-modern diyebiliriz), ‘banal’ tarafını  oluşturur. 1. Yazarın Sözü Yirminci yüzyılın  tüm …

Devamını Oku →