Max Beckmann

  “Max Beckmann’in Günlüğünden” Pazartesi, 1 aralık 1940 ,Soğuk sıfırın altında üç derece ve hava sisli. — Nora’mın evindeyim, sülün yemeği — ve etrafta güzel bir sis denizi. Salı, 2 Aralık 1940Geceleyin saat 3 te âlârm, yatakta kaldım.Cumartesi. 6 Aralık 1940 Berbat bir gün — korkunç bir fırtına ve berbat …

Devamını Oku →

Resim Değerlendirme ve Satın Alma Ölçütleri Üzerine-Nedret Yaşar

  Bir sanat eserine değer biçme söz konusu olduğunda toplumsal bilinçte birbirinden tamamen farklı iki anlayış öne çıkmaktadır. Birinci anlayış “her şey satılmakta ve alınmakta”, diğeri ise “sanat ölümsüz, ebedidir ve bu yüzden değeri asla parayla ölçülemez” yönündedir. Her iki anlayış da, birbirleriyle çakışmadan ve birbirini engellemeden varlığını sürdürmektedir. Ancak …

Devamını Oku →

Sanatın Gücü- Boris Groys

  Modern  ve çağdaş sanatla ilgili metinlerin çoğunu okuyan birinin öğrendiği ilk şey şudur: hem modern sanat hem de -hatta büyük ölçüde- çağdaş sanat, kökten çoğulcudur. Bu gerçek, farklı ku­şaklardan sanatçıların, küratörlerin ve kuramcıların birlikte çalışması neticesinde, özel bir fenomen olarak modern sanat yazımı olasılığını -örneğin birinin Rönesans ve Barok …

Devamını Oku →

İzlenimcilik-Dışavurumculuk-Hermann Bahr

insan, kişiliğini yeniden bulmak istiyor. Mesele bu. «O, herhangi bir ülkü uğruna kendine kıymak için mi yaratıldı.?» diye soruyor Schiller. Onu, yaradılışına aykırı olan böyle bir şeye zorlamak, çağımızın acımazlığı. Evet, çağımız, insanı bir gereçyaptı, o kendi eserinin elinde oyuncak oldu, makineye hizmet ettiğinden bu yana,onda ruh kalmadı artık. Makine …

Devamını Oku →

Kent Üzerine Düşünceler…Evrim Sekmen

Zamanın geçiciliğinde kalıcı ve yerleşik olana kavuşma isteği, belki de hiçbir zaman gerçekleşemeyecek bir hayaldir. Zamanın durmayan serüveninde bu geldiğimiz nokta her şeyin hesapsızca tüketildiği ve her gün  yeniden başka olaylara  hazırlanıldığı “bir varmış bir yokmuş” hikayesi.   Geçmişle gelecek arasındaki mesafenin daraldığı günümüzde  kent ve bellek yaşadığımız  ve yaşayamadığımız her …

Devamını Oku →

Yakup Kadri’nin Mitoloji, Sanat ve Tarih Yüklü Mektubu: Roma’da Bir Gece

*Dr. Kahraman Bostancı Edebiyatçılarımızın, sefirlerimizin ve diğer devlet temsilcilerimizin Avrupa’nın bazı büyük başkentleri hakkında seyahat izlenimlerini yazdıkları edebiyat tarihimizde kayıtlıdır. 19.yüzyılda her türlü sanat ve kültür faaliyetinin odak noktası hâlinegelen Paris, birçok edip ve sefirimizin kalemiyle âdeta resmedilir. Osmanlı-Türk aydınlarının Paris tutkusunu, “Paris Musahabeleri” ve “Paris Mektupları” adı altında süreli …

Devamını Oku →

John Heartfield ve Politik Fotomontajları

Sanatın siyasetin dilinden konuştuğu gündeme dair, eleştirinin çıkış noktasını, dünya savaşları sırasındaki politik ortam oluşturur. Sanatın pratik anlamda hayatı dönüştürmeye yönelik mücadelenin içinde yer almasıyla sanat, hayatın içerisinde politik bir sorumluluğun doğrudan yaratıcısı olmuştur.  Savaşların yüzyılında kötülük kavramının salt ahlaki bir yan içermediği yanı sıra insani ve bilinmeyen  tarafı yaşamdaki …

Devamını Oku →

Özgür ve Özerk Bir Yaratma-Umberto Barbaro

Tiyatronun içinde çırpınıp durduğu çelişme ve tutarsızlıkları, sinema, doğası gereği, kolaylıkla kendi dışında bırakır. Yorum engellerinden bağışık olup bütün dönemlerinde özgür ve özerk kalan bir yaratmadır o; söz konusu dönemler ise, konunun bir sıra içinde bölüm bölüm işlenişleri olarak düşünülmelidir; bu işlenişler de, yapıtta bir bütünlük sağlamak amacıyle yapılan işbirliğiyle …

Devamını Oku →

Sanatın Öznesi Sanatçı-Nilgün Yüksel ile

Her insanın kendi varlığıyla karşılaştığı bir yer vardır. Bu karşılaşmalarda gerçekleşen bütünsellik bazı insanların yaşamında uzun yıllar sürer, kiminde ise eksik ve yarım kalır. Hayata, dünyaya, evrene ve insanın anlam arayışına dair sorguların dönüşebildiği en iyi yer olan sanat, felsefe, psikoloji üçlüsü ruhsal yapımızın önemli besin kaynağıdır.  Bu besin kaynaklarını uzun …

Devamını Oku →

Türk Plastik Sanatlarının Özgürlüğü- İsmail Hakkı Baltacıoğlu

Ulusların tarihi, hükümdarlarının tarihi değildir, uygarlıklarının tarihi­dir” derler. Bu sözü doğru anlamak için önce uygarlık anlayışı üzerinde dur­mak gerekmektedir. En geniş anlamıyla uygarlık, toplumu ayakta tutan toplumsal kurumların bütünüdür. Bu anlayışa göre uygarlık, toplumsal olan her varlıktır. Din, dil, töre, hukuk, ekonomi, teknik, bilgi, güzel sanat gibi. Bir toplumbilimci gibi …

Devamını Oku →

Türk Plastik Sanat İlkeleri-İsmail Hakkı Baltacıoğlu

Türk sanatlarını, mimarlığı, heykelciliği, hattatlığı, bezemeciliği ile incelediğimiz zaman bu sanatların hep doğadan doğaüstüne, somuttan soyuta, özelden genele gittiğini görüyoruz. Bu gidiş neden? Üzerinde dur­duğumuz Türk sanatının İslâm devrine ait olduğunu düşünelim. Her din gibi, İslâm dini de yepyeni bir varlık anlayışıyla ortaya çıkmıştır. İslâm dininin ileri sürdüğü varlık anlayışında …

Devamını Oku →

Sanat Nedir,Ne Değildir?-İsmail Hakkı Baltacıoğlu

Biz insanlar çok kez alıştığımız gibi düşünürüz, bellediğimiz gibi sak­larız, sakladığımız bu bilgileri de hep doğru sanırız! Onlardan işkillenmek, onları denetlemek aklımızdan bile geçmez! Hele bu bilgiler dünyaca benim­senmiş saplantılar soyundan olursa! Ulusların okuma-yazma ile kalkına­cağı, kitabın öğretimin ilk aracı olduğu, harf kolaylığının kültür kolaylığı olduğu düşünceleri gibi! Yunan plâstik …

Devamını Oku →

Batı Sanat Anlayışına Karşı- İsmail Hakkı Baltacıoğlu

Batılıların arasında eski Türk nakkaşlarının Batı resim göreneklerine aykırı olarak, yığından, somundan, derinlikten, gölgeden kaçmaları tek­nik bilgisizlikten ileri gelmedir diye düşünenler vardır. Oysaki, sanat ta­rihçilerinin bildirdiklerine göre, Türk nakkaşları, Batıklardan yüzyıllarca önce günlük olayları canlandıran eserlerinde Batıkların ileri sürdükleri somunluk, derinlik, gölge tekniklerini kullanmışlardır. Onun için, Türk nakkaşlarının daha sonra …

Devamını Oku →

Sanatsal Yaratma ve Çocukta Yaratıcılık-Prof. Dr.İnci San

Sanat, insanın düşünü yaşamında her zaman en çok tartışılan, en şaşırtıcı ve aldatıcı bir kavram olmuştur. Yüzyıllar boyunca fizik ötesi bir olgu olarak görülen sa­nat, aslında örgensel (organik) bir olaydır. Soluk alma gibi bir ritmi, konuşma gibi anlatımsal öğeleri vardır, al­gılama, düşünme, imgeleme ve bedensel eylemin de katıl­dığı etkin bir …

Devamını Oku →

Asım İşler Sanatının İzinde: Şegan İşler ile Röportaj

Soyut ve Soyut Dışavurum’un Türk Resmi’ndeki temsilcisi ve öncülerinden Asım İşler (1941-2007)’in  aramızdan ayrılışının 10. yıldönümü  dolayısıyla, Asım İşler’in vefatından sonra eserlerini birçok sergiye imza atarak gösteren kızı  Şegan İşler ile Asım İşler’in sanat hayatını, Türk resmi içindeki sanatsal belleğin detaylarını, Paris’ten İstanbul’a sanat serüvenini ve sanatının geçirdiği evreleri içeren, …

Devamını Oku →

Sanatta sınır var mıdır?-Şemsi Altaş

En eski kaynaklardan biri olan Plinius’un büyük ansiklopedisine göre resmin başlangıcı gölge miti ile başlamaktadır.[1] Daha sonra resim gölgenin ötesine geçerek doğa ile yarışacak gerçekliğe ulaşmıştır. Sanatçı bu nedenle bir süre sonra kendini yaratıcı ile eş konuma getirir. Bunun yanı sıra sanatçı, yarattığı esere imzasını atarak belli bir amaca yönelik …

Devamını Oku →

İzlekler 1. Sayı

İzlekler sanat ve kültür dergisi yeni bir yayın hayatına başlamanın heyecanını yaşıyor. Sanatı popüler kültürün bir parçası yapmak yerine, okurlarına sanat ve kültür alanında izlekler sunan bir dergi hazırlamayı amaçladık. İzlekler, sanat ve kültür alanının temel tarihsel uğrakları ve kuramsal derinlik içeren yazı ve sayfalarıyla iki ayda bir okurlarına ulaşarak, …

Devamını Oku →

İzlekler Okuyucusuyla Raflarda Buluşuyor !

Okuyucusuna sanat kampüsü ortamı yaşatan İzlekler, dijital platformdan sonra Mayıs ayından itibaren basılı olarak yayın hayatını sürdürmeye devam edecek. Sanat ve kültür alanındaki gelişmeleri birbirinden farklı içeriklerle sunan İzlekler, Mayıs ayından itibaren basılı olarak yayın hayatında yeni bir dönemi başlatıyor. Bugüne kadar dijital ortamda okuyucusunun karşısına çıkan İzlekler, yayın hayatını …

Devamını Oku →

Saba Makamında Mevcudiyetin Tezahürü- Gülgün Başarır

“Ve her şey yazıldığı gibi olursa, yedi kişi için öleceksin. Bir, beşiği sallanıp emzirilen, bir, diri genç bir memeyi kavrayan, bir, boş tabakları fırlatıp atan, bir, kazansın diye yoksula omuz veren, bir, yıkılıncaya dek çalışan, bir, sadece durup aya  bakan kişi için, Dünya mezar taşın olacak: sen kendin yedinci olmaya …

Devamını Oku →

Masumiyet Öyküleri- Timurtaş Onan Fotoğraf Sergisi-Galeri Ark’ta

MASUMİYET ÖYKÜLERİ / Timurtaş Onan Fotoğraf Sergisi 12 Nisan – 8 Mayıs Galeri Ark İnsan topluluklarını anlamaya ya da birbirleriyle kıyaslamayla çalışırken çok kullandığımız bir sözcüktür ‘kültür’. Kültürfizikten kültür mantarına sayısız kullanımı ve sosyal bilimlerdeki sayısı yüzü aşan açılımlarıyla açıklayıcı olabildiği kadar kimi zaman anlamayı güçleştirici bir işlev de üstlenebilir …

Devamını Oku →

Güncel Sanat’a Dair Düşünceler-Gülgün Başarır

Çağımızın…tasviri nesneye, kopyayı aslına, temsili gerçekliğe, dış görünüşü öze tercih ettiğinden kuşku yoktur… Çağımız için kutsal olan tek şey yanılsama, kutsal olmayan tek şey hakikattir. Dahası, hakikat azaldıkça ve yanılsama çoğaldıkça çağımızın gözünde kutsal olanın değeri artar, öyle ki bu çağ açısından yanılsamanın had safhası, kutsal olanın had safhası’dır. (Feurbach-Hristiyanlığın …

Devamını Oku →

Hatıraların Geri Dönüşü”-Haydar Akdağ “Anonim Bellek” Sergisi Üzerine

Galeri Ark’ta  devam eden “Anonim Bellek” serginiz  günümüz eleştirel yaklaşımları  ve kavramları ile yoğun bir ilişki içerisinde.   “Anonim bellek” te yer alan işler, herkese ait  bir hafıza olgusu  varlığını kaybettiğimiz, ortaklıklarımızı unuttuğumuz bir zaman diliminde ciddi bir eleştiri taşımıyor mu? Haydar Akdağ : Kesinlikle…Kesinlikle bu bir eleştiri… İnsanın hatırasından/hafızasından vazgeçmesi için özel …

Devamını Oku →

Galeri Ark’dan Haydar Akdağ “Anonim Bellek “Sergisi

“Terk edilmiş hatıralara ait; göndereni ve yolculuğu meçhul mektuplara ait pullar, fotoğraflar ve diğer belgeler…” Aralıksız akan zaman, konuğu olduğumuz mekân, dönüşen ve gelişen kentlerimiz/kültürümüz… Tarih kavramının katmanlarında modernist metodolojinin dışında kalan tekil iradenin;  emeği, düşü, yaşanmışlığı ve öyküsü… Şimdi birer nostaljiye dönüşen belleğin silinmeye yüz tutmuş gerçeği… Terk edilmiş …

Devamını Oku →

Mehdi Saadeti-LAMENT III- Galeri Ark’ta

LAMENT III “Kendini hakikate daha yakın sanan kişi, hakikattan daha uzaktır. Güneş ışığı delikten saçtığı zaman, çocuklar güneş zerrelerini avuçları içinde tutmak isterler ancak el açtıklarında hiçbir şey bulamazlar” (Ali ibn Sahl-i İsfahani, Tezkiretü’l-Evliyâ: Ferîdüddin Attâr. s. 80).   50’li ve 60’lı yıllarda Robert Motherwell’in yarattığı “İspanya Cumhuriyetine Ağıt” resim …

Devamını Oku →

Alev Ermiş Mavitan Galeri Selvin’de

“Yaşam Çizgisi Oyuncuları II” 11 Nisan – 5 Mayıs 2018  Resimlerimdeki figürler, oyuncular yani bizler, tüm zamanları yansıtan bir boşlukta ve yaşam çizgisini sembolize eden altın bir çizgi üzerinde yada güneş ışıklarının suyun içinde yarattığı altın ve gümüş rengi yansımaların oluşturduğu dalgaların önünde yer alırlar. Bir anlarını yakalatarak yaşam çizgisi …

Devamını Oku →