Denken ist Plastik : Lehmbruck ve Beuys Analojisi

Joseph Beuys, 20. yüzyılda sanatın en güçlü yenilikçilerinden biridir. Sınır ötesi bir düşünür, son derece politik bir sanatçı ve hem hayranlık hem de sert şekilde reddedici yapısıyla dikkat çeken bir kişilik. Beuys, sosyal bir güç olarak tamamen yeni bir sanat anlayışını yaydı. Sanat kavramını radikal bir şekilde genişletti, ilerici bir …

Devamını Oku →

Sen ve Ben

BİZANS’TAN BÜGÜNE “SEN VE BEN” OLMAKTAN ADIM ADIM UZAKLAŞTIRILMIŞ COĞRAFYAM… 1.TEK TANRI FİKRİ 2.TEK FELSEFE FİKRİ 3.TEK ADAM FİKRİ 4.TEK İMPARATOR FİKRİ 5.TEK PADİŞAH FİKRİ 6.TEK PARTİ FİKRİ (ÇOK PARTİLİ SİSTEM DE OLSA TEK PARTİ FİKRİ) BU LİSTE BÖYLE UZAYIP GİDER… “Sen ve ben” diyemeyince baş sıkıntıdan kalkmaz, kalkmayacaktır. Dün …

Devamını Oku →

Özdemir Nutku

Ülkemizde çok kötü kumpaslar dönüyor. Buna karşı direnmeliyiz. Yapmamız gerekenler var. Ama bazı doğru işleri yaparken, rant sağlamak için, ne yaptığımızı Facebook’ta ilân etmemeliyiz. “İyilik yap denize at” diye bir atasözümüz var. Yaptığımız iyiliğin tellâllığını yaparsak onu değeri kalır mı? İyilik ve yardım insanın kendi vicdanını ilgilendirir. Başkalarına, ‘bak ben …

Devamını Oku →

Bir Sanat Bilimi Çalışmasına Doğru Giderken…

Sanat tarihinin araçları olarak görüntüler ve reprodüksiyonlar Muhtemelen hiçbir şey resimlere, sanat nesnelerine ve mimarilere ilişkin algımızı ve değerlendirmemizi, görüntüler (veya reprodüksiyonların diğer şekilleri) tarafından zaten şekillendirilmiş olan görüntü ve reprodüksiyondan daha fazla etkileyemez ve gördüğümüz (veya deneyimlediğimiz) şeyle ilgili belleğimiz o zaman da bu yardımlara dayanmaktadır. Görüntü sadece sanat-bilimsel …

Devamını Oku →

Sanat Tarihi Sanatı: Eleştirel Bir Antoloji

SANAT TARİHİ SANATI: ELEŞTİREL BİR ANTOLOJİ Son günlerde Almanca ve İngilizce olmak üzere dijital kütüphanemi zenginleştirmekle meşgulüm ve dahası yabancı dillerden Türkçeye çevrilen kitapların birçoğunun çevirilerinin gerçekten kötü olmasından ötürü, bu yöne kuvvetle ağırlık verdiğimi söyleyebilirim. İşte bu birikime dahil ettiğim bir kitabı da burada sunmak istiyorum:   Sanat Tarihi …

Devamını Oku →

Soyutlama ve Duyumsama -Wilhelm Worringer

Wilhelm Worringer’in kitabı; “Abstraktion und Einfühlung”a (Soyutlama ve Duyumsama) bir okuma çalışması yapıp Tekhne Yayınları olarak yayınlamıştık. Yayınlama nedenimiz, değerli rahmetli hocamız Prof. Dr. İsmail Tunalı tarafından yapılan çevirinin Türkçeyi kullanma seçiminden ötürü oldukça zor anlaşılması ve çevirinin birebir yapılıp, anlaşılabilme yönünde hiç bir yoruma gitmemesiydi. Ayrıca bu kitabın baskısı …

Devamını Oku →

Bu yaratıcı sanat dediğim şey, öyle kolay bir şey değil yazık ki..!

“A Noktası: Giotto, B Noktası: Duchamp, C Noktası: ?” isimli tezimi ilk kez 2004 yılında İstanbul Teşvikiye Nelli Sanatevi’nde bir konferansla sunmuş, daha sonra bu konferans, Türkçe ve İngilizce olarak kitaplaşmış ve daha sonra Tekhne Yayınları’ndan çıkan “Sanatın Yeniden İnşası” isimli kitabımda, bu kez de Türkçe kısım, C Noktası üzerinden …

Devamını Oku →

Özkan Eroğlu Eleştiri Konuşmaları

ELEŞTİRİ KONUŞMALARIM 2017 YILI 1. Sanatın çalınması, 14 Mayıs 2. Sanattaki iç boşalması, 25 Mayıs 3. Yaratıcı kimlik, 3 Haziran 4. Birkaç konuya eleştiri, 6 Haziran 5. “Birkaç konuya eleştiri” isimli videoma gelen eleştiriler üzerine, 12 Haziran 6. Sanat eleştirmeni donanımı, 19 Haziran 7. Sosyal medya konusu, 23 Haziran 8. …

Devamını Oku →

Piyanist’in İşaretleri

Geçmişte yazdığımız “Piyanist” filmiyle ilgili yazımızı, dün gece üzerine konuştuğumuz ve 10 Temmuz 2020 günü saat 21.00’de de youtube Özkan Eroğlu kanalında da bir konuşmanın yer alacağı  “Werk ohne Autor” filmi dolayısıyla okurlarımıza sunuyoruz: İki saati aşan bir süre (148 dakika). Sinemadaki koltuğuma, beni yapıştıran bir senaryo (Ronald Harwood), yönetmen …

Devamını Oku →

Tini Arayan Dünya

Tekhne Yayınlar’ından çıkan bir kitabım ki daha bu günlerde tanıtımı yapılmakta ve yavaş yavaş kitap sitelerinde yerini almakta.Tini Arayan Dünya bu kitabın yazılma süreci pandemi döneminde corono virüsle yaşadığımız sıkıntılı süreçlerin dışa vurumu olarak rahatlıkla yorumlanabilir. İnsanlığın hangi noktalarda kaybettiğini ısrarla o noktalarda kalmaya ısrar ettikçe o noktada kalacağını gösteren …

Devamını Oku →

İzlekler Dergi Tüm Sayıları Bir Arada

  İzlekler Sanat ve Kültür dergisi Mayıs 2018-Mayıs 2019 yılları arasında yayınladığı 6 sayıyı bir toplam olarak takip edemeyen okurlarına sunuyor. Yayınlandığı dönemde oldukça ilgi görmesine rağmen dağıtım konusundaki  sıkıntı nedeniyle yayın hayatına ara veren ve kitap yayınlarıyla yayıncılığa devam eden izlekler yayınları, ülkemizde çoğun dergiciliğin doldur boşalt olarak yapıldığı …

Devamını Oku →

Dünya Sanatçısı Olmak Başka Bir Şey…

Türkiye koşullarında olmakla dünya koşullarında olmak; tabii ki aynı şeyler değil. Ancak Türkiye dünya kapsaması altında olduğuna göre her sanatçımızın plastik filozofik açıdan dünya ölçütlerine sanatını vurabilmeli, değerlendirebilmeliyiz. “Ülkemiz Resminde Kim Sanatçı?” isimli kitabımın ulaştığı sonuç ve yaratıcı sanata söz konusu ölçütler üzerinden en yakın 14 kişiyi bu kitapta ortaya …

Devamını Oku →

Anıl Yıldız ile Alacakaranlık Edebiyatı Üzerine…

S: Edebiyat ile tanışman ve bu yolda ilerleyişin nasıl gerçekleşti? Bize kısaca yazar olma hikayenden bahsedebilir misin? Edebiyat ile tanışmam ve yazarlık serüvenim benim için birbirinden ayrılamaz. Ancak “Yazar- Oluş” tabiri hem kendi kişisel gelişimim hem de felsefi duruşum açısından daha yerindedir. Yazma eylemi bitimsiz bir maceradır. Kişisel olarak da …

Devamını Oku →

Özkan Eroğlu’ndan Doktora Tez Öyküsü ve Yeni kitap hk.

İzlekler Yayınları’ndan çıkan Hans Hofmann ve Ressamlarımız kitabı Özkan Eroğlu’nun doktora tez çalışmasından elde edilmiş bir kitaptır. Doktora tezinin öyküsünü anlattığı bu videoda bir teze yöneltilen düşmanca tavırları ibretle dinliyor, Akademik hayatın kötücüllüğüne tanıklık ediyoruz.  Bu değerli kitabın yayınlanması ve okurlara faydalı bir çalışma olarak sunulması her şeye rağmen tam …

Devamını Oku →

Kavramsal Sanat

Kavramsal sanatla ilgili dünyadaki atılımların geçmişi, ortalama altmış yıla dayanmakta. Batıda yaygınlık gösterdiği ülkelerde bile 1960’lardan bu yana tam anlamıyla çözüme kavuşturulamamış bir alan. Bu alan hemen bütün sanat ile alternatif sanat, hatta toplumsal ve bireysel, siyaset ve politika hareketlerini bünyesinde barındırıyor, dolayısıyla her yönden oldukça karışık bir görünüm ortaya …

Devamını Oku →

‘Bütünsel Sanat Algısı ve Bugün Sanat’ kitabından Bende Kalanlar…

Hakikati aramak uzunca ve zorlu bir yol olmasının yanında, geniş açıyla bakmayı gerektiren bir istenç meselesi sanırım… Makrosuyla mikrosuyla tüm kozmos; birbiri ile etkileşim zincirlerinden oluşan sistemsel bir döngüdür bana göre. Canlı ve cansız varlıkların kendi çevrelerindeki tüm etkileşimler aslında bir sistemi oluşturur ve sonsuz değişimle yeniden var olan sonsuz …

Devamını Oku →

Önce Picasso’yu Anlamak Gerekir !(*)

14 yıl önce Sabancılar’ın Büyük Galerisinde sergilediği Picasso sergisini eleştirmiştim. Şimdi de geçerli olabilir (Matisse ve Picasso kitabımı da lütfen okuyunuz) diye tekrar sunuyorum: Dünyadaki en sansasyonel isimlerden biridir Picasso. “İtalya’da Raphael’in, Fransa’da ise Robespierre’in olduğu kadar İngiltere’de ünlüdür. Ününün boyutları açısından, Picasso’yla boy ölçüşebilecek tek sanatçının Charlie Chaplin olduğunu …

Devamını Oku →

Bir Muz Hikayesi….

Bir muz hikayesi… Cattelan’ın şu muzu ve başına gelenler berisinde bambaşka bir hikayeyi/hikayeleri barındırıyor. Arkanıza yaslanın ve düşünün; sanat denilen meseleye alternatif arayışlar dahilinde sunulan karşı sanat mantığı ne ise ve bununla bazı güçler tarafından ne etkin kılınmak istiyorsa, buradaki ilişki devlet-derin devlet ilişkisine de benzetilebilir. Her iki tarafın da …

Devamını Oku →

Cattelan…

Bir muzu bir düzleme bantlama ve daha sonra da nasıl korunacağının rehberini verme. Bu iş, içi boşalan sanatın ve böyle bir sanat karşısında cehaletle hareket eden sanat izleyicisinin durumuna bir tepki olarak yorumlanabilir. Cattelan’ın yaptığını iyi okumak gerek: Birincisi bu yapılanın benzerlerini, henüz sanat bu kadar freni boşalmış bir araba …

Devamını Oku →

Bütünsel Sanat Algısı ve Bugün Sanat

Bir sanat bilimi çemberi oluşturmak için uğraş verdiğim ve Tekhne Yayınları tarafından basılan kitaplarımın içinde, artık hem kuram, hem eleştiri, hem de öneri boyutunda bir sonuca ulaştığım “Bütünsel Sanat Algısı ve Bugün Sanat” isimli kitabım, bir sanat filozofu ve sanat eleştirmeninin, sanat tarihi bağlamlı, dünya ölçeğinde geldiği noktayı göstermesi açısından …

Devamını Oku →

Kurt Schwitters

Kurt Schwitters Form’u doğru bir şekilde kuşatmadan deform yapılamaz. Resmin temel kuralı deformasyondur; yani tüm efektler bu deformasyona dayalı çıkarımlarla sağlanır. Birbirlerinden, ülkemizde gösterildiği gibi ayrı değil aynı şeyler olan somut sanatta form nedenli önemli ise, soyut sanatta da deformasyon o denli önemli bir konudur. Şimdi tam anlamıyla “ifade” meselesine …

Devamını Oku →

The Dead Dont Die Filmi Üzerine

Çok ilginç bir film; Jim Jarmush’un “The Dead Don’t Die” isimli filmi, bir komedi aslında. Gülerken, şaşırtan bir bir zombi anlatısı. Fakat sanatla ilgili her türlü farklı efekte yer veren bir deneme görünümünde. Gerçekten sinema Kandinsky gibilerin 20. yüzyılın başında tiyatroda bulduklarını, şimdi bizim bu sanat dalında bulduğumuz üst plastik, …

Devamını Oku →

İç’ten Olan Güzeldir

Halil İnalcık hocayla yapılan bu sohbet, bu dünyadan göçünden önce bence çok önemli olmuş. İki saatlik konuşmasında ve yönetenlerin ağızlarını açarak dinledikleri ve bize de dinleme olanağı verdikleri söyleşide önemli tarihi dönüm noktalarına değinen İnalcık, modern tarihin nasıl bir etkileşim ve aşamalar kültürü meselesiyle ilgili olduğunu  ortaya koyması açısından da …

Devamını Oku →

Avni Lifij’i Abartmalarınızın Malzemesi Yapmayın Lütfen…!

Avni Lifij’in kaleme aldığı yazıların bir kitapta toplanması son derece yararlı ve bana soracak olursanız oldukça gecikmiş bir iş. Nitekim yeni kuşakların, böylesine resim sanatımız açısından modern çağdaş kök olmuş birisini, özellikle onun entelektüel yönünü anlaması için yazdıklarını okuması çok önemli.- Fakat ülkece bir sanat felsefi toplum olmadığımız, aslında daha …

Devamını Oku →

Bugün Ülke…

Ekim 16, 2019 Bu coğrafyada gözü olanları deliye çevirmiş ve bu nedenle içeriden oluşturdukları işbirlikçiler aracılığıyla ülkemiz, Atatürk’ün öldüğü günden itibaren adım adım yıkılıyor. Önceleri bu yıkım çok sesiz yapılırken- tam olarak anlaşılmadan-, son on, on beş yıldır sosyal medyanın da sayesinde hepimizin gözü önünde yapılıyor. Zaten sosyal medyanın dışındaki medyanın …

Devamını Oku →