İyi, Güzel ve Ölüm-Dolunay May

    –          Sevgi güzel şeylerin sevgisidir. Biri çıkıp da sorarsa: Güzel şeyleri seven neyi sever? –          Onları elde etmeyi dedim. –          Güzel şeyleri elde etti mi, ne olur? –          Bu soruya ne cevap vereceğimi pek bilmiyorum dedim. Bu konuşma, Platon’un Symposion (1) diyalogunda, Sokrates ile bilge (Sofos) Diotima arasında …

Devamını Oku →

Kamusal Alanda Heykel

KAMUSAL ALANDA HEYKEL   Kamusal alanda heykel dediğiz zaman kamusal alanın tanımını  ortaya koymak bu temel üzerine konumuzu inşa etmek gerekecektir. Prof Dr Uğur Tanyeli’ye göre  Kamusal alanınOsmanlı ve İslam literatüründe olmaması bugün hala kamusal alanı tanımlayamamızın, en basitinden türban tartışmasında dahi çözüme ulaşılamamasın ve hatta böyle bir tartışmanın olmasının …

Devamını Oku →

Sanatta Mobbing-Dolunay May

“Böylesi düşüncelerin ilk zamanlar aşırı bir sapkınlık sayılması insanı şaşırtmıyor”  diye başlayan metinde, Gombrich’in(1) konu ettiği düşünceler, ne bir dinsel topluluğa ne de toplumun temel taşlarını sarsacak gizli bir örgüte aittir. Sonraları İzlenimciler diye anılacak olan bir grup ressamın uygulamaya koydukları yeni biçim tekniğine, dönemin sanat çevrelerinin değerlendirmeleri neticesidir, sapkınlık …

Devamını Oku →

Sanatı Sanat Yapan Bütünün Gözetilmesi-Özkan Eroğlu

Bugün, enteresan bir konu üzerinden yürüyelim istiyorum. Bu konferanslar, felsefe derslerimizin plan şemasına uygun bir şekilde sürecek. Konferansımızın konusu; “Sanatı sanat yapan bütünün gözetilmesi”.   Öncelikle konuşmamızda ele alacağımız Laokoon heykelinin bir Roma kopyası, fakat heykel aslı itibariyle Yunan sanatı kökenli. Önce heykeli kısaca tanıyalım; neyi tartışacağımızı bilmek açısından. MS …

Devamını Oku →

Sorun “İmgelerin İhaneti” mi?-Zafer Güngen

  Baudelaire ya da Benjamin edasıyla; fotoğrafın yalnız portreye sahip olmakla kalmayıp, aynı zamanda görülebilen gerçekliğe ait her şeyi kendine konu edinmiş, bunların resmini tespit etmeye ve çoğaltmaya başlamış bulunduğu arkaik bir dönemden bahsetmeyeceğim. Dijital imge, dış dünyayı resmin hiç ulaşamadığı bir nesnellikte betimleyerek, yeniden manipüle edebilecek durumdadır. Hani şu …

Devamını Oku →

Günümüz Sanatında Ölüm Teması-Cüneyt Kurt

İnsanı ilgilendiren en önemli kavramlardan biri ölümdür. Yaşamımızın sona ermesini dile getirir. Canlılar arasında yaşamının sınırlı olduğunu ve bir gün öleceğini bilen tek canlı insandır. Bu nedenle insanoğlu ölüm kavramıyla sürekli hesaplaşır olmuştur tarih boyunca. Sanat alanında ölüm teması çokça işlenmiştir. Vanitas, macabre, memento mori gibi terimlerle adlandırılan ölüm konusunun …

Devamını Oku →

Belirgin İmge Belirsiz İmge-Özkan Eroğlu

Öncelikle bir imgenin belirgin veya belirsiz olmasının şartları nelerdir? Böyle bir soru karşısında ilkesel anlamda kimi tinsel ya da somut değerlerin önümüze geldiğini belirtmeliyiz. Tin ve tinsellik ise çok geniş bir duygulanım ve bilgilenme süreci. Ve aynı zamanda bu tinselliği besleyecek bilgi sürecinin, yine aynı şekilde meseleyi desteklediği de düşünülebilir. …

Devamını Oku →

Nesnesiz hislenme -Özkan Eroğlu

Sanatın tarihindeki yeniden inşa önerimiz “A Noktası: Giotto, B Noktası Duchamp, C Noktası: ?” şeklinde bir formüle[1] 2004 yılında varmış ve mesele, yeri geldikçe açıklanma noktasına ulaşmıştı. Duchamp’ın çıkış yapmaya başladığı ve ready made’lerini ileri sürdüğü dönemde, bir başka ilginç yaklaşım da Malevich’ten geliyordu. Giotto ile başlayan nesneli hislenmenin peşi …

Devamını Oku →

Kent Zaman Postmodern İlişki

Mekan ve Zamanın nasıl bir etkileşim halinde olduğunu, birlikte gelişimlerini ve birbirlerini nasıl forma soktuklarını anlayabilmek ve bunları çözümleyebilmek sanatın genel kaygılarındandır. İlerlemenin genel etkisinin bilinmez olana doğru bitmek tükenmek bilmeyen biçimde kulaç atma gibi göründüğü bir dünyada, zaman ve mekan kavramının insana güven duygusu verdiğini ve bir o kadar …

Devamını Oku →

Sanat İhtiyacı Olanındır-Özkan Eroğlu Röportajı

Özkan Eroğlu ile evinde buluştuk. Daha önce karşılaşmamıştık. Kendisiyle insancıl bir sohbet gerçekleştirdik. İnsancıl ifadesinin açılımında, söyleşiyi okuduğunuzda samimiyetle birlikte açığa çıkan sanat etrafında dolaşan düşünceler ve bu düşüncelerden doğan ve söylenmesi gereken sözler olduğunu anlayacaksınız. Yazının başlığı, Şili’li şair Pablo Neruda’nın “Postacı” isimli eserinde “sanat ihtiyacı olanındır” sözünden alınmıştır. …

Devamını Oku →

Mem: Kültürel İzlekler

Modern sonrası dönemde, sanat dünyasınca sanat olarak kabul edilerek, bu dünyaya dahil edilen her biçim ya da sanat diye adlandırılabilecek her disiplin çağdaş sanat çizgisinde yoluna devam edecektir.    Darwin,  ( Charles Darwin 1809-1882 ) evrim teorisini –  günümüzde bilimsel bir açıklama olarak kabul ediliyor- dile getirdiği günden buyana, birbiri …

Devamını Oku →

Sömürgeci Anlayış, Feminizm ve “Öteki” Kadınlar

1984 yılında yayınlanan Feminist Teori: Çeperden Çekirdeğe adlı çalışmasında bell hooks (Gloria Jean Watkins), beyaz kadının ırkçılığının feminist mücadeleyi baltaladığını dile getirir. İkinci Dalga Feminizmi hedef alan hooks, dışlamanın ve öteki yaratmanın bu akımın özünde olduğunu savunur. hooks ve çağdaşları, zengin ve beyaz kadınların egemen olduğu feminist teorideki eksikliğin ve …

Devamını Oku →

Bas Jan Ader: 39 Yıldır Tamamlanmamış Yolculuk

“Evimin çatısından veya kanala düştüğüm zaman, yerçekiminin kendisi benden üstün olduğu içindir.” Bas Jan Ader Bas Jan Ader denilince akla gelen ilk imaj Amsterdam’da kanala bisikletle atlaması veya serbest düşüşleri oluyor. Bas Jan, ne yerçekimine ne de okyanusun gücüne meydan okuyan bir sanatçıydı. Peki bundan 39 yıl önce çıktığı yolculuktan …

Devamını Oku →

Edebiyat Yapıtlarında Söylenebilir Olan; Romanda Düşünme, Öğretme, Tekrarlama, Süsleme Üzerine

Edebiyat, yüz yıl boyunca bu konuda çok daha erken bir netleşme yaşar ve absürt ya da hatta Dada ve Sürrealizm’le bütünlük, denge, kompozisyonun toplumsal hedeflerle bağlantı halinde olduğu ideal içerikteki hikayeler filan modern edebiyatın (buna aslında post-modern diyemeyeceğimiz için anti-modern diyebiliriz), ‘banal’ tarafını  oluşturur. 1. Yazarın Sözü Yirminci yüzyılın  tüm …

Devamını Oku →

Genç Bedenler için Her Şey Yeniden Başlıyor

Genç sanatçılar, ”şimdi ve burada” olan ile  daha sıkı bağlar kurduklarından olsa gerek yoruma açık yapıtlar üretirken izleyici ile olan teması da göz ardı etmiyor. Bu nedenle sanatta etkileşim dediğimiz alışverişi bu kaygıyı güden işlerde yakalamamız kolaylaşıyor. Onların  yaratma süreçlerinde yaşamla ilgili deneyimlerin gözden geçirildiği, bellekteki kayıtların  düzenlemesi  olarak söyleyebileceğimiz …

Devamını Oku →

Çağının Önünde Bir Kimlik; Caravaggio

Caravaggio’nun hırçın ruhsallığı, ışık-gölge olarak tanımlanan karanlık ve aydınlık arasındaki şiddetli zıtlıkla dışa vurulur. Yapıtlarında kahramanlarını, tıpkı bir sahneye koyucu gibi, yansıması olmayan, karanlık odaya yan bir aralıktan giren bir ışık süzmesiyle aydınlatmaktadır. Oyuncular ışık içinde yüzmek yerine, sahnenin karanlığından fırlar gibi ele alınmıştır. Caravaggio Michelangelo Merisi, 1571’de Milano’da doğmuş, …

Devamını Oku →

Bir Sanatçının İntiharı

Eleştirilerden ve ilgisizlikten dolayı bunalıma sürüklenen Gros, 1835’in Haziran ayında, tarih boyunca binlerce kişinin türlü dertlerden dolayı hayatını sonlandırmak için başvurduğu Seine nehrinin Meudon yakınlarında boğulmuş olarak bulunmuştur. İntihar etmeden önce şapkasına yerleştirdiği notta yaşamdan yorulduğunu ve intihar ederek bu sorunu çözdüğünü belirtmiştir. Sanatçı özgürlüğünü, keşfettiği bir izleği takip etmesindeki …

Devamını Oku →