Nilgün Yüksel ile Sanatın İçinden…-Eda Çığırlı

Her insanın kendi varlığıyla karşılaştığı bir yer vardır. Bu karşılaşmalarda gerçekleşen bütünsellik bazı insanların yaşamında uzun yıllar sürer, kiminde ise eksik ve yarım kalır. Hayata, dünyaya, evrene ve insanın anlam arayışına dair sorguların dönüşebildiği en iyi yer olan sanat, felsefe, psikoloji üçlüsü ruhsal yapımızın önemli besin kaynağıdır.  Bu besin kaynaklarını uzun …

Devamını Oku →

Anlamak… Anlamak… Anlamak…

Özkan Eroğlu Epeyce bir zamandır İngiliz resim sanatçısı Francis Bacon üzerine yazdığım bir kitabın metinleri üzerinde çalışıyorum. Tabi bu çalışmalar sırasında insanın zihninden birçok konu geçiyor. En başta da Türkiye’de söz konusu alandaki durumumuz; resim sanatımız henüz öyle derin Bacon kalibresinde bir sanatçıyı çıkartamamış, durum oldukça düşündürücü. Aynı zamanda üç …

Devamını Oku →

Türk Plastik Sanatlarının Özgürlüğü- İsmail Hakkı Baltacıoğlu

Ulusların tarihi, hükümdarlarının tarihi değildir, uygarlıklarının tarihi­dir” derler. Bu sözü doğru anlamak için önce uygarlık anlayışı üzerinde dur­mak gerekmektedir. En geniş anlamıyla uygarlık, toplumu ayakta tutan toplumsal kurumların bütünüdür. Bu anlayışa göre uygarlık, toplumsal olan her varlıktır. Din, dil, töre, hukuk, ekonomi, teknik, bilgi, güzel sanat gibi. Bir toplumbilimci gibi …

Devamını Oku →

Türk Plastik Sanat İlkeleri-İsmail Hakkı Baltacıoğlu

Türk sanatlarını, mimarlığı, heykelciliği, hattatlığı, bezemeciliği ile incelediğimiz zaman bu sanatların hep doğadan doğaüstüne, somuttan soyuta, özelden genele gittiğini görüyoruz. Bu gidiş neden? Üzerinde dur­duğumuz Türk sanatının İslâm devrine ait olduğunu düşünelim. Her din gibi, İslâm dini de yepyeni bir varlık anlayışıyla ortaya çıkmıştır. İslâm dininin ileri sürdüğü varlık anlayışında …

Devamını Oku →

Sanat Nedir,Ne Değildir?-İsmail Hakkı Baltacıoğlu

Biz insanlar çok kez alıştığımız gibi düşünürüz, bellediğimiz gibi sak­larız, sakladığımız bu bilgileri de hep doğru sanırız! Onlardan işkillenmek, onları denetlemek aklımızdan bile geçmez! Hele bu bilgiler dünyaca benim­senmiş saplantılar soyundan olursa! Ulusların okuma-yazma ile kalkına­cağı, kitabın öğretimin ilk aracı olduğu, harf kolaylığının kültür kolaylığı olduğu düşünceleri gibi! Yunan plâstik …

Devamını Oku →

Batı Sanat Anlayışına Karşı- İsmail Hakkı Baltacıoğlu

Batılıların arasında eski Türk nakkaşlarının Batı resim göreneklerine aykırı olarak, yığından, somundan, derinlikten, gölgeden kaçmaları tek­nik bilgisizlikten ileri gelmedir diye düşünenler vardır. Oysaki, sanat ta­rihçilerinin bildirdiklerine göre, Türk nakkaşları, Batıklardan yüzyıllarca önce günlük olayları canlandıran eserlerinde Batıkların ileri sürdükleri somunluk, derinlik, gölge tekniklerini kullanmışlardır. Onun için, Türk nakkaşlarının daha sonra …

Devamını Oku →

Sanatsal Yaratma ve Çocukta Yaratıcılık-Prof. Dr.İnci San

Sanat, insanın düşünü yaşamında her zaman en çok tartışılan, en şaşırtıcı ve aldatıcı bir kavram olmuştur. Yüzyıllar boyunca fizik ötesi bir olgu olarak görülen sa­nat, aslında örgensel (organik) bir olaydır. Soluk alma gibi bir ritmi, konuşma gibi anlatımsal öğeleri vardır, al­gılama, düşünme, imgeleme ve bedensel eylemin de katıl­dığı etkin bir …

Devamını Oku →

Tarihsel Mirasın Korunmasında Basın – Yayının Rolü!-Özgen Acar

Anadolu için “Doğu ile Batı arasında köprüdür!” derler… Bu tanımlama Anadolu için yetersizdir. Kuzey’de Karadeniz’in, Güney’de Akdeniz’in kültürel bağlantılarının etkilerini içermez. Bu nedenle Anadolu bir “köprü” değil, dört yönde yaşayan bir “uygarlıklar kavşağıdır.” Anadolu’da adı bilinen 42 uygarlık yaşamış, 3 bin antik kent saptanmıştır. Yazıdan önceki uygarlıkların adları bilinmediği için, örneğin Göbekli Tepe, Çatalhöyük, Hacılar …

Devamını Oku →

Sanatta sınır var mıdır?-Şemsi Altaş

En eski kaynaklardan biri olan Plinius’un büyük ansiklopedisine göre resmin başlangıcı gölge miti ile başlamaktadır.[1] Daha sonra resim gölgenin ötesine geçerek doğa ile yarışacak gerçekliğe ulaşmıştır. Sanatçı bu nedenle bir süre sonra kendini yaratıcı ile eş konuma getirir. Bunun yanı sıra sanatçı, yarattığı esere imzasını atarak belli bir amaca yönelik …

Devamını Oku →

Saba Makamında Mevcudiyetin Tezahürü- Gülgün Başarır

“Ve her şey yazıldığı gibi olursa, yedi kişi için öleceksin. Bir, beşiği sallanıp emzirilen, bir, diri genç bir memeyi kavrayan, bir, boş tabakları fırlatıp atan, bir, kazansın diye yoksula omuz veren, bir, yıkılıncaya dek çalışan, bir, sadece durup aya  bakan kişi için, Dünya mezar taşın olacak: sen kendin yedinci olmaya …

Devamını Oku →

Güncel Sanat’a Dair Düşünceler-Gülgün Başarır

Çağımızın…tasviri nesneye, kopyayı aslına, temsili gerçekliğe, dış görünüşü öze tercih ettiğinden kuşku yoktur… Çağımız için kutsal olan tek şey yanılsama, kutsal olmayan tek şey hakikattir. Dahası, hakikat azaldıkça ve yanılsama çoğaldıkça çağımızın gözünde kutsal olanın değeri artar, öyle ki bu çağ açısından yanılsamanın had safhası, kutsal olanın had safhası’dır. (Feurbach-Hristiyanlığın …

Devamını Oku →

Bir Ülke ve Sanat-Özkan Eroğlu

Bir ülkede uluslararası sanat örneklerinin bulunduğu güçlü koleksiyonlar ne zaman oluşur; işte o ülke resim ve heykel sanatlarında ancak o zaman kalkınır. Bu çok önemli bir konudur. Ulusal biriktirmelerle uluslararası anlamda bir yerlere gelmek olanaksızdır. Burjuva kültürü gerekir uluslararası koleksiyonlar için. Yaşamın sadece maddi değer ve güzelliklerden oluşmadığını bilen, manevi …

Devamını Oku →

Hatıraların Geri Dönüşü”-Haydar Akdağ “Anonim Bellek” Sergisi Üzerine

Galeri Ark’ta  devam eden “Anonim Bellek” serginiz  günümüz eleştirel yaklaşımları  ve kavramları ile yoğun bir ilişki içerisinde.   “Anonim bellek” te yer alan işler, herkese ait  bir hafıza olgusu  varlığını kaybettiğimiz, ortaklıklarımızı unuttuğumuz bir zaman diliminde ciddi bir eleştiri taşımıyor mu? Haydar Akdağ : Kesinlikle…Kesinlikle bu bir eleştiri… İnsanın hatırasından/hafızasından vazgeçmesi için özel …

Devamını Oku →

Renklerin Anatomisinde Çekişme-Muhip Süeltürk

                  Değerler bütününde bilinç katmanları önce ilk dediğimiz folk bir davranışla ışığın yanı başında görme havuzundaki birikimiyle figüre düşer. Bireydeki demokratik kültür bu yerel performansta vardır. Dünyanın melez alışkanlığından kopuk bir saflık bu yitik boyanıntoplumsal anatomisiyle bağ kurduğunda sanatçı evrimleşerek sınırlarını geniş …

Devamını Oku →

Sanatçının Yolu-Özkan Eroğlu

Amerikalı bir yazar Julia Cameron. Kitabının ismi ise “Der Weg des Künstlers” (Sanatçının Yolu). Kitap birkaç gündür elimde ve nihayet bitirdim. Ülkemde kendine sanatçı, sanat eğitimcisi, vb diyen herkes bu kitabı okusa keşke. Çünkü bizim gibi toplumsallaşamayan ve bir yığın olarak kalmış ülkelerde gencinden yaşlısına, kendisine sanatçı ve sanat eğitimcisi …

Devamını Oku →

Kültürel Hayatın Psikanalizine Dair Bir Taslak-Evrim Sekmen

  Kokainoman, eroinoman, nikotinoman, megaloman filan var ya Hacı Baba, elli beş yaşında bir radyomanım. Yani illetimiz radyomani. İnsanların seslerini dinliyorum. Dünyanın dört bucağından bana sesleniyorlar. Onlarla alâkamız uzaktan, yaptıkları işler umrumda değil. Bunları nasıl anlattıklarına meraklıyım. Şarkılarını da seviyorum doğrusu. Hangi dilde, hangi usulde olursa olsun. Yeryüzünün bütün şarkılarını…” …

Devamını Oku →

İki Düşünsel Durum Üzerine…- Ferhat Özdemir

I Renklere yalın bir biçimde bakıldığında, sonsuz görülebilecektir. Renklere toplum ve benlik olarak bakacak olursak; benlik, renkler gibi hep yalın bir biçimdedir. Kendini çevreleyen hallerden sıyrılmışlar, kendilerine özgü bir duruşa ve ruha sahiptirler. Siyahın varlığını kanıtlamak isteyen beyaz gibi. Ya da tam tersi. Gerçek benliğe sahip kişilerin düşüncelerini “renkler” olarak …

Devamını Oku →

Bir Reklam Dolusu Müze- Cihan Becan

İş Bankası’nın Tarihten Bugüne İletişim Hafızası Geçtiğimiz haftalarda merakla beklediğim ve bu sayıda yazmaktan büyük zevk duyduğum sergiyi nihayet gördüm. Hangi sergiden bahsediyorum diye sorarsanız, hani o “İş Bankası İftiharla Sunar” diye bir girişi var. Türkiye İş Bankası’nın, kuruluşundan günümüze kadar yönettiği reklam faaliyetlerini farklı bir seçkiyle sunduğu, Eminönü’ndeki tarihi …

Devamını Oku →

Aynı yolun yolcusu oldular yazık ki…Özkan Eroğlu

Oysa bağımsızlık andı içmeleri gerekmiyor muydu?.. İki alan; sanat eleştirisi ve küratörlük üzerine bazı düşüncelerimi yazmak istememin en temel nedeni, her iki eylemin de sonunun birbirine benzediği için: İkinci Dünya Savaşı’nın ardından, henüz önemli bir alan olan “Sanat Eleştirisi”ni adım adım kapital satın almaya ve etkisiz hale getirmeye başladı. Daha …

Devamını Oku →

Sanat Defterleri 1.

SANAT TARİHİ, OLGULAR, KÜLTÜR VE SANAT  ÜZERİNE  BİR DERLEME   Sanatın Tanımı: Sanatı  tanımlama oldukça güçtür. Sürekli değişen sosyal ve siyasal yapılanmalar, insanlığın tarihi yürüyüşü sanatın dönemlerini ortaya çıkarırken onun dönemler itibariyle yeni tanımlar kazanmasına neden olmuştur. “ Sanatın en basit tanımı hoşa giden biçimler yaratma çabasıdır” (Ersoy:2002:5) Bu tanım oldukça …

Devamını Oku →

Size Bir Onarımın Özetini Yapayım…

Narmanlı Han onarımı gündeme düştü. Mimarlık, resim ve heykel ile beraber bir bütün olarak görsel sanatlar içinde bir grubu oluştururlar. Önce söz konusu üç alandan biriyle ilgilenen kimsenin, diğer ikisini de hem tarih, hem de felsefe anlamında çok iyi bilmesi gerekir. Buna Sinan Genim de dahil. Bir kere yapılan onarım, …

Devamını Oku →

Bir Picasso Eleştirisi-Özkan Eroğlu

Picasso, sanatla ilgilenen herkese örnek gösterilir neredeyse; özellikle de bütün dünya milletlerinin başta ressamlarına, heykeltıraşlarına, mimarlarına, alternatif sanat ile uğraşanlarına. Türkiye’de de durum farksız değildir, bu İspanyol sanatçı yere göğe sığdırılamaz. Bu durumun, sanatın derinine nüfus edememiş; sığ bir sanat ilgilisi ve izleyicisi çevreyle bağlantısı olduğunu düşünmüşümdür hep. Picasso üzerine, …

Devamını Oku →

Hiper Yaşamlar-Ümit Yılmaz

   Temsil nesnesi olmaktan çıkıp bir hipergerçekliğe dönüşmüş olan “yeni nesne” bir şeyi temsil etmek yerine kendisini bize sunmaktadır.  Bu  temsil nesnesi olmaktan çıkıp hipergerçekliğe dönüşmüş olan yeni, temsil gücünü yitirmiş “kendisini” bize sunmaya başlamıştır. Nesne, temsil gücünü yitirdiği zamanda ise  o da artık bir özne gibi davranacak ve öznenin …

Devamını Oku →

Eşzamanlılık Sergisi Üzerine-İpek Yeginsü

Yedi Genç Sanatçı; Aliye Arslan, Doğukan Çiğdem, Meltem Sırtıkara, Özge Topçu, Sırma Doruk, Şevket Sönmez ve Tan Taşpolatoğlu Meclis-i Mebusan 25’te “eşzamanlılık” sergisinde buluştu. Farklı tekniklerin bir arada bulunduğu sergiyi Galeri Merkur destekledi. Serginin küratörü İpek Yeğinsü ile bir röportaj gerçekleştirdik.  Sergi, “eşzamanlılık” başlığıyla sanata ve sanat yapma biçimlerine dair  …

Devamını Oku →

Doğa/ Die Natur/Özkan Eroğlu

Hasan Âli Yücel’e…  Wassily Kandinsky ve ona bağlı sanat ile tinsellik ilişkili çalışmalar yaptığımı biliyorsunuz. Şimdi de aşağıda, söz konusu tipte çalışmaları kuvvetlendireceğine inanç duyduğum bir başka çalışmayı da buradan siz okurlarımla paylaşmak istiyorum: 1782 yılında Tiefurter Dergisi’nin 32. sayısında yazar ismi olmadan “Die Natur” (Doğa) isimli bir yazı yayınlanmıştır. …

Devamını Oku →