Özkan EroğluSanat

İlerici-Gerici Sanat Meselesi-Özkan Eroğlu

Resim sanatı üzerinden söyleyecek olursak, resim kendini ilk belli etmesi açısından biçimlerle ileri sürer, o nedenle de ilk elden bize sunulan böyle bir sanat türünü, biçim dili-üslubu üzerinden değerlendirmemiz gerekiyor. Buna ilk ayrıştırma aşaması denebilir. Bu ilk ayrıştırmayı ancak resim sanatı tarihine, o tarih içindeki yapıt yapılarına, o yapıt yapılarında bulunan biçim diline hâkim olarak yapabilirsiniz. Bu hâkimiyeti olmayan kimse, resim üzerine konuşma işine hiç girmemelidir. Çünkü bu hâkimiyet olmadan bir sanatçı ve yapıtının ne denli ilerici veya gerici olduğunu anlayamaz.

Söz konusu ilk ayrıştırmada gerici sanat dediğimiz mesele hemen sınıfta kalır. Buna örnek mi, akademik yapılarda ısrar edilen ve figür geleneği diye bize sunulanların, baktığınızda Rönesans klasik resmi şöyle dursun ve sonrasındaki David, Ingres, Gericault, Delacroix gibi isimleri bile anlamamış, bu ressamların çok çarpıtılmış, hatta Lucien Freud, Francis Bacon, Arshile Gorky benzeri çok kötü örnekler görürsünüz genellikle. Akademik anlayışlarda böyle bir resmin yapıldığına, bu tip öğrenciler yetiştirmek için büyük çabalar sarf edildiğine tanık olunur. O insanlar bu işi bir şey zannedip, o gerici tavra mezuniyet sonrasında da devam eder; işte sakınca da buradadır yazık ki. Aynı şeyler sözde soyut resim yaptığını sananlar için de geçerlidir. Onlar da bambaşka kaynaklara benzeyen bambaşka tekrar örnekler ileri sürmekten geri durmazlar. İşte böyle çok kötü resim diye nitelediğim bir resim, yazık ki gerici resimdir, onu yapan ressam da gerici ressamdır. Bu tip bir sanat algısını topluma yaymak isteyen bir galeri de gerici bir galericidir. Biçim dili üzerinden daha en baştan Kandinsky’nin deyimiyle “ölü doğmuş” bir şeyle karşı karşıyasınızdır. Bunlarda ikinci ve üçüncü ayrıştırma aşamalarına geçemez, biçimden sonraki diğer derin taraf olan içerik’e ulaşamazsınız. Bu tip resimler sadece konuya ve dolayısıyla yapıtın adına odaklanarak izleyiciyi kandırmaya yönelirler.
Benim bu söylemeye çalıştıklarımı, çok sağlam bir sanat tarihi bilgisi olanlar ve eidetik yapıya ulaşmış olanlar anlayacak sadece, diğerleri ise yine kendine göre celallenecek ya da söylediklerimi bir safsata olarak kabul edip, bu yazıya burun kıvırıp, dudak bükecektir. Fakat sanatta kuramsal gerçekleri yakalamadıkça havanda su dövmeye devam edeceğiz.

ÖZKAN EROĞLU

 

Sanat Eleştirmeni Özkan Eroğlu

Sanat Eleştirmeni Özkan Eroğlu

Sanat Eleştirmeni,Tekhne Yayınları Genel Yayın Yönetmeni

ÖNCEKİ YAZI

"Eşzamanlılık "/Sycnchronicity

SONRAKİ YAZI

Küçük Güzeldir...

Henüz your yapılmadı.

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*