Uncategorized

İçerde ve Dışarda Olma Hali Sergisi

Çağdaş  sanat kaygan bir zemin. Bugün sahnede olmanız yarında var olacağınızı garantilemiyor. Sanatsal problemlerle uğraşırken piyasanın da dinamiklerine cevap vermek zorundasınız. Önünüzdeki tercihler kariyer alanına temellük edilen sanat hayatının kaderini belirliyor. Bu “profesyonel” sistem içinde olmadan aykırı olarak yaşamaya çalışmak bu sisteme bir çelme  atmaksa sanat tarihi sisteme atılan çelmelerin bir sonucudur.

Geçmiş ile şimdi arasındaki fark ise sistemin tüm karşı çıkışları kendi içine alması ve yok etmesi olarak gösterilebilir. Bu durumda isyan etmek karşı argüman üretmek zorlaşıyor. Yine de sanatta düz yolda yürümeyen, sanatın beslenme damarlarını  iyi görebilen oluşumlarla karşılaşmadığımızı kimse söyleyemez. Sanatta bir direnme noktası varsa bunlar bu oluşumlarla sağlandı diyebiliriz. 90’ların politik kafa karışıklığının Pandora’nın kutusundan çıkarcasına etrafa yayıldığı bir ortamda sanatta duruşunu göstermek zorundaydı.  Güncel sanatın politik bir dökümantasyon alanı olarak kullanıldığı bir ortamda Hafriyat gibi oluşumlar bağımsız, kollektif  bir arada oluşun simgesi haline geldiler.  Bugüne gelindiğinde sesler o dönemdeki kadar sert yükselmese de gezi süreci, sanatın  estetik-direniş kavramlarının yeniden birlikte kullanılmasını sağladı. Gezi direnişi, 90 kuşağının gözden geçirildiği kendilerini nasıl temsil ettikleri sorularının sorulduğu bir ivme yarattı.

Sosyal ve kültürel anlamda varlık gösterememe politik ve şiddete dayalı alanların çoğalmasına neden oluyor. Hayatın içinde olup karşılığını alamamak veya karşılığının sistem içersinde bir şekilde geri alınması en çok kendini var etmeye çalışan gençler için bir hak arama ve kendini gösterme yarışına dönüşüyor. Sanat okullarından mezun olan gençlerin önünde duran sanat piyasası, onlara ya bir galeri ile çalışmayı ya da çeşitli genç  sanatçı yarışmalarına katılma seçenekleri sunuyor. Yarışmaya katılan eserlerden  yeni mezunların, akademik eğitimlerinin etkisiyle  figüratif dili yoğun  kullandıklarını gözlemleyebiliyoruz.

icerde-disarda-olma-hali-02

İşte bu var olma veya olamama durumu kişileri belli eylemlere yönlendiriyor ya da bir araya getiriyor.  Yeditepe Üniversitesi Plastik Sanatlar Bölümü  Yüksek Lisans mezunlarının “Hey Ben Buradayım” sergisi Haliç Tersane’de galerilerin, küratörlerin dar bir çevrede kalmalarına isyan eden  samimi bir yapı içersinde kendilerini gösterme gayreti olarak düşünülebilir. Genç sanatçıların farklı disiplinleri öğretme eğilimi nedeniyle hocaları ressam  Zahit Büyükişleyen’e olan minnettarlıkları ise sanat eğitimindeki çok boyutluluğa olan ihtiyacı gösteriyor.

Özcan Saraç

Özcan Saraç

Sanatsal bakışlarının güncel ve gelenek arasında  bir yol arayışı olarak düşünebiliriz.  Denizcilik işletmelerinin karşılık beklemeden  verdiği  hangara benzeyen  sergileme alanı seyirci dikkatini çekmeye çalışan bir gösteri alanından çok kendi halinde bir yerleştirmeyle ziyaretçiyi karşılıyor. Gösterinin ve kültür endüstrilerinin hayatı kuşattığı bir ortamda bu doğallık ayrıksı duruyor.  Zafer Akşit’in “This is where the fun ends” çalışması Abu Dhabi’de Louvre’un şubesinin açılmasına gönderme yaparak  sanatın zincir işletme mantığıyla yönetilme rollerini sorguluyor. Bir sokak sanatçısının geceleri şehrin duvarlarını boyayışını izlediğimiz video ise bu alternatif kendini gösterme çabasını örnekleyen işlerden biri. Hardra Tanrıverdi Birecik’in okulun modeli Elmas Hanım’ı resmettiği yapıtlar Elmas Hanım kansere yakalanınca “Şiirsel Bedenler” isimli bir hikayeye dönüşüyor. Özcan Saraç’ın psikiyatri hastalarının hastalıklarının anlatıldığı metinlerin bulunduğu çerçeveler ve arkası dönük hastalar serginin farkındalık yaratan ilişki kuran işlerinden… Sefa Çakır’ın dilsel bir oyunla “Bu bir Bank, Bu bir Banksy” enstalasyonu ise yine farklılıklara gönderme yapıyor.

“Hey Ben Buradayım” sergisi güncele odaklanan, geleneksele de yüz dönmeyen, varlıklarını kanıtlamaya çalışan bir grup genç ismin düşünme pratiklerinin ve yaşadıkları deneyimlerinin sonucu olarak ortaya çıkan bir tavır alış sergisi… Siz, içerideyseniz bizde buradayız diyerek sanatı sisteme, bir döngüye sokmak isteyenlere  meydan okuyorlar. Sanat yapmanın görece kolay olduğu bir ortamda belki ilk aşamada dışarıda bırakan bir sistemi yıkmak mümkün olmayabilir ama sanatın  tanımının sınırsızlığı farklı var oluş şekillerini ve yenilikleri üretim devam ettiği sürece  hayata geçirecektir.

Meral Yıldız

Meral Yıldız

Evrim Sekmen

Evrim Sekmen

ÖNCEKİ YAZI

Büyüledi Okurunu ve Gitti Gabo

SONRAKİ YAZI

Gülin - Emre DÖKMECİ Koleksiyonu

Henüz your yapılmadı.

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*