Müze içinde Müze

Güncel Sanat Pratikleri : İçinden Çıkabilecek miyiz?

Güncel sanat üzerine felsefi teorilerden hareketle birçok yazı yazıldı ve bir çok sanat işi üretildi. Derrida, Foucault, Deleuze olmadan sanattan bahsetmek safdillik ve konuya yeterince hakim olmamak olarak algılandı. Bir sanat işiniz varsa sanatsal temellendirmesi kurama dayanmıyorsa bir terslik var gibiydi. Elbette bu sanatın kuramsal yapısına karşı çıkmak için söylenmiyor. Sanatın popülizmin kucağında can çekişmesini ortaya koymak için birkaç iddia ortaya atıyoruz sadece. Sanat ironisine rağmen hala bunu bende yaparım mantığına teslim, birer şablon metin kıvamında yaşamını sürdürüyor.  Sanatçının uygulayıcıya dönüşme tehlikesine eleştiri bir cevap olabilecek mi? Sanatın aurası bir öncesi ve sonrasının oluştuğu bir süreçte kendini ne kadar var edecek? Peki Postmodern kaygan zeminde  herkesin görüşünün bu kadar hakim kılındığı bir süreçte kuramı fazlaca mı yoruma dönüştürdük? Kuşkusuz farklılıklar sanat üretimlerine yön veriyor. Mikro dünyaların olduğu bir coğrafyanın sanatını deneyimliyoruz. Soruları bize sorduran aslında modern sonrasının postmodern görünümleri…. Sanattan her şeyi bekleyemeyiz yalnız hayattan ve izleyiciden bekleyebiliriz. Güncel sanat pratikleri anketimiz bu soru yağmuruna tutulmadı ama gündeliğin içinde keskin sorularla cevabı Bienali de bahane ederek aramaya çalıştık. Çok mutluyuz ki bienali kaçırılmayacak bir olay olarak görmeyen sanatseverlerin bienali görmedik ama cevaplamak istiyoruz demeleri. Bienal bir maraton değil. Bu yıl dağınık yerleşimiyle kendi başına bir gitme gidememe sorunu yarattı zaten. Bienal, acısıyla tatlısıyla biraz kabulleniş biraz serzenişle bu yılki küratör baskısını atlattı. Yeni bienallere hazır olmak dileğiyle… Belli olmaz önümüzdeki bienal küratörü suda boğmak yerine farklı düşünce biçimlerine bizi sürükleyebilir. Beyin fırtnasına alıştık nasılsa. Bundan sonra tuzlu suyu  görünce aklınıza sadece tuzlu su gelmeyecektir.  Anketteki sorulardan anladığınız güncel sanatın temel dinamiklerinin uygulama aşamasında karşılaştığı sorunları irdeledik. Yormlarımız elbette soruyu cevaplayanlar ile sınırlı ama görüşlerdeki yüzdelik dağılımı bu konuda genel kanı hakkında bilgi veriyor. Güncel sanatın yoruma açık ve izleyiciye fırsat veren tarafı işlerin algılanmasını kolaylaştırırken izleyicinin birikiminin sanatsal üretimden kopuk yol almasına neden oluyor. O nedenle güncel sanat pratikleri dendiğinde herkes kalıplaşmış, sorgulamadan konuya yaklaşıyor. Sanat konusundaki düşünceler sanıldığı kadar yüzeysel değil; sanat metinlerinin fazlalığı ve çevirilerin ve orijinalinden okumanın rahatlığı ile sanatın erişim ve yayılabilir olması eskisinden daha fazla. Sanatçının karşısında daha donanımlı bir izleyici kitlesi var. Bienaller ve avangard sergiler bunu sağlıyor. Bienalde tuvallerin yer alması  sanat izleyicinsin taleplerine uygun bir seçim gibi görünüyor. Güncelin içinde bir ayrımın olması sanatın doğasına aykırı bir olgu. Bu ayrımcılık sanatı yanlış uygulayanlardan kaynaklanıyor olabilir. Küratörlük ile ilgili ön yargılar yıkılmışa benzemiyor. Bir otoritenin varlığı hala rahatsız edici. Sanatın şablona dönüşmesi tüm sanat kavrayışları için bir tehlike güncel sanatın teknolojiye dönük tarafı bu durumu daha çok görselleştiriyor. Bunu bende yaparım mantığında aslında bunu herkesin yapamayacağı bir teorik alt yapı ve buna uygun bir çevrede yaşama şartı var. Sanatın sonu yerine yeni sanat biçimlerine olan bağlılık, sonların yerine sonlara neden olan duruma odaklanıldığını gösteriyor. Sanatın filozoflardan yapılan alıntılarla değil, kendi içinden çıkan bir itkiyle çoksesliliğe dönüşeceği aşikar.  Yaşamı karşılayan sanat pratikleri için metnin yol göstericiliğine evet ama onun basit bir yansımasına hayır diyebilmeliyiz…

Bu araştırmanın çıkış noktasını oluşturan Deniz Ilgaz’a desteği için teşekkür ederiz. 

1-   Sizce güncel sanat pratikleri dendiği zaman yeterince anlaşılıyor mu?

 Evet.  Video ve enstelasyon güncel sanatın medyumları, bu gayet açık, yeterince hakimler %7,41

Hayır. Herkes kalıplaşmış, sorgulamadan konuya yaklaşıyor.     %18,52

Güncel sanat pratikleri dendiğinde herkes kendince bir yorum yapıyor  %74,07

 

2- Sanatın güncel halinin hayatın  sosyal  kavramlarını  içerdiğini düşünüyor musunuz?

– Tam olarak değil. Moda kavramlar üzerinden sanatçı riske girmeden kolay yollar seçerek üretimlerini yapıyor. Elbet bunun hakkını veren cesur ve yetenekli sanatçılar da var.

-Evet

-Sanatın böyle bir sorunu yok. Olması da gerekmiyor. Sanatın böyle bir yönlendirmeye gereksinimi yok. Sanatta her şey kendini oluşturan nedenlere bağlıdır. Her an yaşam ve toplumun iҫindedir. Sanat bu iҫeriğin en önemli parҫasıdır. Özel olarak bir iҫerik söz konusu değildir.

-Evet. Sanat zaten hayatın içinden çıkar ve sosyal kavramları içerir. Sanatçı istese de, istemese de çalışmaları yaşadığı mekan ve toplum üzerinden şekillenir. Bazı çalışmalar daha net anlaşılabilir ve direk politik ve sosyal öğeler içerebilir. Fakat bunları ille de düz bir dille göstermek zorunda değildir. Soyut kavramlar kullanarak veya simgesel bir dil oluşturularak da sosyal kavramlar incelenebilir. “Güncel Sana”t denildiğinde sadece video, enstalasyon, kavramsal sanat vb.. düşünülmemelidir. Resim, seramik, heykel de düşünülmelidir. Güncel sanatın sadece video enstalasyon vb..olduğu düşüncesi çok büyük bir yanılgıdır. İnsanlara zorla bu algı yerleştirilmeye çalışılmaktadır. Küratörler santaçılara karşı çok yanlış tutumlar içindedir. Güncel sanat; o yüzyılda yapılmış olan ve o yüzyılın hassasiyetlerini içeren her türlü çalışmayı içerir. Bu bir resim de bir performans da olabilir. Sanatçının neyi, ne düşünerek yaptığı önemlidir. Eğer anatmak istediği konuyu geleneksel medyumlar aracılığı ile yapmak istiyorsa yapar, bu bir tercih meselesidir. Sanatçılar arasından sadece video, enstalasyon vb.. medyumları kullanan kişiler bienallere seçilmektedir. Bu yanlıştır. Önemli olan sanatçının iletmek istedi mesajdır. Kullanılan medyum sadece bir araçtır. Bienallerde de mutlaka farklı medyumlar (sanat üretmek için kullanılan araç: Video-enstelasyon- kavramsal sanat- land art- resim- heykel – seramik- ses heykelleri – performanslar vb…) olmalıdır.

-Nadiren

 -Anlamadığım; bir şey yapılmak isteniyor ama bunun ne sanatla ne de sosyal bilimlerle hiç bir ilişkisi yok, olağanüstü snob bir tavır getirmekle, ukalalık yaparak, İstanbul Modern’nin terasından Boğaza bakmak, oysa Tophane sokaklarıyla arkada!

 -Evet içermektedir, ama bunu sınıf çelişkilerini temelde kapsayacak şekilde değil, minör kimlik siyasetleri üzerinden göstermektedir.

 -Hayır

 -Bu, duruma göre değişir. Örneğin Kosuth ve LeWitt, ağırlıklı olarak sanatın neliğine yoğunlaşmışken; Richter hiçbir amacının olmadığını ilan etmiş; Beuys, Haacke, Abramoviç ve Banksy gibi sanatçılar da toplumsal ve bireysel sorunlara eğilmişlerdir.

 -Evet, çoğu güncel sanatçı kullanıyor.

 -Hayati oldugu gibi kavramaya calisarak hayatin kurgusunu kaciriyorlar

-Hem evet hem hayır

 -“Güncel” ve “Çağdaş” kavramlarının tam olarak yerleşmediğini ve bir takım yorum farklılıklarının olduğunu görüyoruz. bulanık bir suyun içinde düşen kavram anlamlarını toplamaya çalışıyoruz gibi bir atmosfer dolaşıyor. Dinamikler gruplaşmalar ve “kişisel” bazı döngüler üzerinden takip ediliyor. Sonuçta zaten karışık olan bir dünya panoramasında sanatın durduğu noktaya odaklandığımızda hiç de “sosyal” yaşama dair sorun dehlizlerinden uzak olduğunu göremiyoruz. bu “evrensel” bir bakış mı, tabi bunu da ayrıca tartışmak gerek. Sanatın evrenselliği ya da öz-merkezi (yerel demek bu aşamada farklı anlaşılabilir) tartışmaya açık. örneğin “kadına” veya “kadına şiddet” temasının işlenişi evrensel ölçekte mi yoksa kendi sosyal merkezimize mi temel alınarak işlerde anlam buluyor? “şiddet”in evrenselliğini düşünerek de soruyu farklı bir bakış açısıyla açıklamak mümkün.

 -Evet. Zira sanat hayatın sosyal kavramları olmadan her hangi bir etkileşimde bulunamaz gibime geliyor. Hayattaki herşey bir etki-tepkidir. Sanatta öyle.

 -Sanatseveri âri kılarak,Güzel Sanatlar ,Dramatik Sanatlar ,Geleneksel Sanatlar ile ilgili fakültelerde Finans,Ekonomi,Zaman Yönetimi zorunlu ders olmadan sanatın güncel yada değil sosyal kavramları içermesi tabiî karşılanamaz.

 Evet düşünüyorum

 -Gündemde olanları evet ama sosyal kavramlar kökenleri ile birlikte vardırlar. 

 

14. İstanbul Bienali Tuzlu Su’da en beğendiğiniz işler nelerdir?

 En Beğenilenler:

 İz Öztat ve Belkıs Serim

Bienali gidip görmedim.

 Anna Boghiguian – Tuz Tüccarları

 Lübnanda Ermenilerin yaşadığı felaketi anlatan beton enstelasyon

 Sonia Balassanian

 Büyükada Troçki Evi

Bay Troçki’nin Misafirleri

 Aran Villar Rojas – “Tüm Annelerin En Güzeli”

 Pierre Huyghe

 Aslı Çavuşoğlu

 İkinci beğenilenler :

 Ed Atkins

 Ed Atkins – Hisser

 Kılıç Ali Paşa Hamam’ındaki düzenlenen canlı performans

 Etel Adnan

 Büyükada Deniz Otobüsü 

Kaptan Paşa İskelesi’ndeki Yerleştirme

 Anna Boghiguian – “Tuz Tüccarları”

 Andrew Yang

 Richard Ibghy ve Marilou Lemmens

 Üçüncü en beğenilenler:

 Meriç Algün Ringborg

Heather Phillipson- unfit for feeling

Michael Rakowitz

Vault Otel kukla

1001 karede varolus

 Christine Taylor Patten – “Micro/macro 1001 çizim”

 Adrian Villar Rojas

 

4-Bienal’de video, enstalasyon, performans dışında geleneksel sanat pratikleri ilginizi çeker mi?

 Evet: %88

Hayır: %12

 5- Güncel sanatın metinsel ve yöntemsel tarafı sanat üretimini zorunlu bir tekrara mı bırakıyor?

Hayır sanat ortamının kuralları sanatçının sanat üretimini etkilemez. %20

Evet sanat üretimi adı üstünde bir fabrikanın farkı varyasyonları gibi…%24

Her rakam genelliyici olur %56

6- Güncel sanat bir şablon haline mi geldi?

 Evet %55,56

Hayır %22,22

Diğer %22,22

Küratörlerin sanat ortamında bir hegemonya kurduğunu düşünüyor musunuz ?

Evet dışlayıcı bir tutum sergiliyorlar

%69,23

Hayır sanatı profesyonel ve etkileşimli kılıyorlar

%0,00

Küratörlük sisteminin bazı açmazları olsa da şu anda en iyi model

%30,77

8-Sanatın kültür endüstrisinin içinde varlığı mümkün mü?Hayır sanat muhalif olmak zorundadır.

%48,15

Evet artık sanat profesyonel ve kurallar içinde sanatçının hakları gözetilerek yapılmalıdır?%44,44

Bu konudaki eleştiriler beni ilgilendirmiyor.%7,41

 9-Sanatın sonu geldi deniyor bu bir son mu yoksa yeni bir sanat algısının işareti mi?

 Evet sanatın ticari bir metaya dönüşmesi basitçe sonunu getirir

%30,77

Hayır sanat yeni bir evreye giriyor.

%61,54

Bu konuda fikrim yok

%7,69

 10-Sanat eleştirilerinin niteliği benzer filozoflardan alıntı yaparak tek sesliliğe mi dönüşüyor?

Evet güncel filozofların öznel bir yorumu?

%33,33

Hayır filozofların metinleri sanatı yönlendiren ve dönüştüren bir etki taşır. Bu nedenle gereklidir.

%18,52

 

 

 

 

 

Evrim Sekmen

Evrim Sekmen

ÖNCEKİ YAZI

Sanatı Değer Görmek-Sabahattin Şen

SONRAKİ YAZI

Açık Platform: Sanat Günümüzde Ne kadar Muhalif Olabilir?

Henüz your yapılmadı.

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*