Sanat Tasarım

Gerome’un Dervişi-Meryem Günana

Aşk içinde ser verenler vardı serverlik yolun

 Bu tıraşı çekmeyen bilmez kalenderlik yolun

                                                        Hayâlî Bey

Huzura,neşeye,tebessüm eden yüzlere ihtiyacımız olan şu günlerde sanatın içinde nefes alarak biraz olsun sıkıntılardan uzaklaşmak adına bir miktar resmin derin sularında yüzmek iyi gelebilir kanaatiyle Oryantalist ressamların en iyilerinden biri olan hatta Şeker Ahmet Paşa ve Osman Hamdi beye de hocalık ettiği düşünülen Gérôme’nin eseri üzerinden bu derin suya dalabiliriz.

Fransız Oryantalist ressam Jean-Léon Gérôme’nin ‘’Camîide İbadet’’ adlı resmi bize şuan olmayan tarihi figürler hakkında bilgi vermektedir. .Gérôme,Mısır ziyaretinde Amr İbn-i As camisini birebir resmetmişken namaz kılmak için  saf tutmuş cemaatin dışında iki ayrı figürü safın dışında çalışmış.Birisi en önde,resmin ana konusuymuş gibi duran, kendi seccadesi üzerinde,arkasında iki adamın durduğu,korumaları olduğu izlenimi veren silahlı adamlar duaya durmuşken;safın arkasında elinde keşkülü ile ayrı duran figür ise bir derviş.Birisi alabildiğine ihtişamla Tanrı’ya yakarırken diğeri o kadar çıplak ve yalın.Fakat dikkat edilmelidir ki kişi ne kadar zengin ve ihtişamlıda olsa Tanrı’nın evinde ayaklarından nalınlarını çıkartmıştır.   

                   

Gérôme bu ayrıntıyı atlamamış, bu da onun çok iyi bir gözlemci ve dini ritüelleri bildiğini ortaya koyuyor.Bir ressam aynı zamanda baktığını görebilme selâhiyetine sahip olmalıdır diyor bizlere.Ressam,her ne kadar doğu kültürüne ait olmasa da çok önemli bir inceliği kaçırmamış.Herkesin bildiği bir hadisedir Musa Tur dağına Tanrı ile konuşmaya gittiğinde Tanrı Musa’ya ‘nalınlarını çıkart ve huzura öyle gir’ demiştir.Ressam,diğer dinler içinde önem arz eden bu ritüeli, ihtişamın içine gizlemiştir.

Ressamın asıl değinmek istediği figür,resmin belki de yapılmasına  sebeb olan kişi,safın arkasında tek başına çırılçıplak,elinde keşkülü ile duran,derviş.Resmi analiz edenler bunun bir meczup  olduğunu söyleseler de elinde tuttuğu keşkül onun derviş  olduğunu göstermektedir.Geleneksel kültürümüzde dervişlerin toplumsal statüleri tartışılmaz.Toplumun ve devletin baskısını,kurallarını reddetmiş dahi olsalar onlar halk içinde itibâr görmüş,sevilmiş,halkın acılarına deva olan insanlar olmuşlardır.              

Gérôme’nin burada oryantalist davranarak kendisinin görmek istediği derviş figürünü her ne kadar saçları uzun  resmetmiş olsa da,dervişin çıplak oluşu onun bir Kalenderi dervişi olduğunu gösteriyor.Özellikle Doğu toplumlarında ve Anadolu’da hüküm sürmüş olan Kalenderiler,çahâr-ı darp (dört vuruş) yaparlar,saç,sakal,kaş,bıyıklarını kazıtırlar bu da onların ‘ölmeden önce ölmek’ benlikten soyunmak, Tanrı’ya doğdukları gibi çırılçıplak gitmeyi temsil ettiği gibi; yüzün,insanı insana gösteren  ‘ayna’ olma özelliği taşıdığından dolayı da bu traşı yapmışlardır. Tanrı’nın kural tanımayan kulları olduğu için toplumun reddettiği Cavlâkilik  için çahâr-ı darp yolu yürümenin ritüeliydi.Böyle olmasına karşın şairler dahi dervişlere methiyeler yazmış,onlar gibi mücerretliğe erişmenin yollarını aramışlardır.Bu şairlerin en iyi örneği divan şairi Kalenderi bir Rum abdalı olan Hayâli Bey’dir.

                    

İsm ü resminden cihânın fâriğ ü âsûde hâl

Tekye-i Hakta tırâş olmuş bir abdâlem bu gün (Hayâli Bey)

(dünyanın isim ve suretlerinden arınmış bir hâl,Tanrı’nın evinde tıraş olmuş bir dervişim bu gün.)

                    

Kalenderi Dervişi ve Kadın

 Derviş,dünyaya ait yanında hiçbir şey taşımadığından bir keşkülü vardır onunla da evlerin kapısını açan insanlara güzel bir şiir okur ve ya kapıyı açan bir genç kızsa, evleneceği delikanlı için dua eder,evin erkeği karşısına çıkmışsa neşeli sözler söyleyerek onu eğlendirir bunun karşılığında keşkülüne bir miktar yemek alarak ihtiyacını giderir. Keşkülüne aldığı nevalesini aslında dilenerek almadığı ve insanlara pozitif enerji vererek onların iç huzurunu sağlamış olduğu anlaşılıyor.

Gérôme’nin dervişi camide keşkülü ile resmetmiş olması da ayrıca dikkat edilmesi gereken bir nokta.İbadetini bitirmiş  insanlara güzel sözler,şiirler söyleyerek Tanrı’ya kendilerini daha da yakın hissetmelerini sağlayacaktır.

            

Rumi sufi

 Resmin tamamına baktığımızda ressam anlatmak istediğini küçük ayrıntılara gizleyerek bizim resmin içinde ki huzuru,dua eden insanlarda,zemine toplanmış güvercinlerde ve ya keşkül-ü fukarası ile Tanrı’ya çırılçıplak gelmiş dervişin  görünümünde hissetmemizi istemiş.Belki de bu günlerde huzursuz olan dünyanın içinde Gérôme bize, huzur küçük ayrıntılarda gizlidir diye kulaklarımıza fısıldıyordur.

 

 

 

 

ÖNCEKİ YAZI

Duyulamayacak Kadar Gürültülü-Evrim Sekmen

SONRAKİ YAZI

Eda Emirdağ'dan Introspective Galeri Bu'da

Meryem Günana

Meryem Günana

Henüz your yapılmadı.

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*