Modern Sanat

Gabo- Büyülü Bir Yaşamın Hatıraları-Meri tek

Büyülediği ve aslında kendisinin tarafından büyülendiği yeryüzüne vedasının ardından tam bir yıl geçti. Tam bir yıl olmuşken bu ay, “Gabo, Gabriel Garcia Marquez Büyülü Bir Yaşamın Hatıraları”  Desen Yayınevi aracılığıyla ve Altuğ Akın’ın çevirisiyle Türk okurlarla buluştu. Arka arkaya uğramak durumunda kaldığım üç farklı kitapevinin en güzel köşesinde duruyordu Gabo yeniden büyülemek üzere okurlarını.

Bu defa yayınlanan kitap, Gabo’nun kendi kelimeleri değil ama kitabın isminden de anlaşıldığı gibi yaşamının hatıralarıydı. Marquez hakkındaki çeşitli biyografik çalışmalardan biri niteliğini taşısa da bu kitabı diğer biyografilerinden ayıran çok büyük bir özellik var o da çizgi roman formunda olması. Evet, Marquez’in hayatını çizgi roman olarak okumak oldukça farklı bir deneyim. Çizimler birbirinden başarılı üç Kolombiyalı çizer Miguel Bustos,  Felipe Camargo ve Tatiana Cortoba’ya ve metin Oscar Pantoja’ya ait. Çizgi roman türüne karşı çok özel bir ilginiz olmasa dahi bu kitabı edinmeniz için çok sebep var. Bu sebepler de Marquez sevgim ile birleşince bir anda okudum ve bitirdim ve bu heyecanla birebir tarif etmek zorda olsa yazmam gerektiğini düşündüm.

Kitap birkaç dört bölüme ayrılmış ve Marquez’in yaşamını çocukluğundan itibaren ele alırken, hikayenin odağında Marquez’in hayatının ve dünya edebiyatının dönüm noktalarından biri olan Yüzyıllık Yalnızlık eserinin yazım süreci yer alıyor. Odak noktasının Yüzyıllık Yalnızlık olması hikayeyi çok farklı bir boyuta taşıyor, zira Marquez’in bu eseri kaleme alırken yaşadığı her şeyi çizimlerle görebiliyorsunuz ve o heyecana, çabaya, yer yer umutsuzluklarına Gabo ile beraber ortak oluyorsunuz. Marquez’in doğumundan itibaren bir dizi macerayla geçen yaşamında, Marquez’in başarılı bir yazar olmak için verdiği mücadeleyi, hayatının bazı evrelerinde katlandığı zorlukları bu yolla görmek, okumaktan ziyade aslında bir film şeridi etkisi yaratıyor.

 

Diğer önemli nokta ise Marquez’in yazarlardan aldığı ilham. Faulkner, Woolf ve özellikle Kafka’nın Dönüşümü Marquez’i etkisi altına almış bir eser. Dönüşüm Marquez’in hayatında peşine düştüğü ışıklardan birisi. Acaba Gabo bu usta yazarlardan bu kadar etkilenmişken, kendisinin bir yazar olarak tüm dünyayı o derece bir etkiyle büyüleyeceğini tahmin edebilir miydi? Tabi, Gabo’yla birlikte bu çalışmada biricik eşi Mercedes ile de tanışıyorsunuz. Aslında bu kitabın en başlarında gerçekleşiyor. Marquez’in hikayesi eşi Mercedes ve iki çocuğunu yanına alarak çıktığı araba yolculuğuyla başlıyor. Birbirlerine olan bağlılıkları ve birbirlerine olan destekleri sizi bir kez daha Marquez efsanesine hayran bırakıyor. Araba yolculuğu sırasında Gabo Yüzyıllık Yalnızlık eserinin temeli olan Ev romanının başlangıcına bir anda karar veriyor. Bu geçmişinde büyük babasıyla yaşadığı bir anıya dayanıyor. Bunun üzerine Marquez geldikleri kumsalda yazma işine koyulurken eşi Mercedes Gabo’nun rahat çalışabilmesi için eve dönmeleri gerektiğini düşünüyor. Bu olay, bu güzel çiftin hayatından birbirlerine destek konusunda olan örneklerden sadece biri. Devamında, Gabo’nun ailesinden ayrı kalmasını, ne şartlarda büyüdüğünü, büyükannesinin hikayeleriyle birlikte Mercedes ile tanışmasını ve beraber yaşadıkları mücadeleyi flashbackler yardımıyla göreceksiniz.

 

Tabi bu maceraların içinde Marquez’in yaşadığı dönemin siyasal çalkantıları da büyük yer taşıyor ve bu konu da çok iyi biçimde ele alınmış. Ancak hepsiyle birlikte özellikle Marquez’in 1982’de aldığı Nobel Edebiyat Ödülü’yle ilgili bölümde gözlerimin dolu dolu olduğunu belirtmem gerekir. Hikaye okuru öyle bir içine alıyor ki, okuyucu da olayları birebir Marquez ile yaşıyormuşçasına hissediyor. Böyle olunca Nobel haberinden etkilenmemeniz kaçınılmaz. Hikaye sona geldiğinde ise ek olarak Büyünün İnşası isimli kitap üzerine bir yorum, çizerlerin biyografisi ve Gabo’nun hayatının kronolojisi yer alıyor.

Bu biyografik çizgi roman üzerine değinilebilecek çok nokta olmasına rağmen, ben burada bitirmeyi uygun görüyorum çünkü bu öyle bir kitap ki, az önce de belirttiğim gibi kendinizde olayları yakından yaşayan bir karaktermişçesine okuyorsunuz, kendinizi o büyülü dünyanın içerisinde buluyorsunuz. O yüzden daha fazla detay vermeden o büyüyü, her bölüme özgü renklerin içerisinde kendinizin yaşayabilmesi için bir an önce bu kitabı edinmenizi tavsiye ediyorum. Gabo’nun romanlarından aldığınız ilhamı bir de bu şekilde alın. Gabo’nun özellikle yazma konusunda verdiği mücadeleyi, gösterdiği çabayı hayatınızda yapmak istediğiniz fakat zaman zaman yıldığınız bir iş için, -kim bilir belki siz de bir yazar olma yolunda ilerlemek istiyorsunuz- Gabo’nun hayatını inceleyin, hem de bu eğlenceli, renkli formda. Çok şey değişecek belki sizin için. Defalarca okumak isteyeceksiniz, en azından ben şu an yeni baştan okuyorum ve eminim her seferinde çok farklı bir detayın büyüsü ortaya çıkacak. Yazının sonuna gelmişken Desen Yayınevi ve Türkçeleştiren Altuğ Akın’a  da bu yolla teşekkür etmiş olalım, büyülü bir yaşamın hatıralarını bize ulaştırdıkları için.

Meri Tek

Meri Tek

ÖNCEKİ YAZI

Kış Bitti (Winter is Over)-Cevat Çapan

SONRAKİ YAZI

Seçil Erel

Henüz your yapılmadı.

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*