Pop Art ve Biz -Fatih Benzer

    İkinci dünya savaşının hemen ardından tüketim toplumunun bir yansıması olarak ortaya çıkan Pop-Art, bir Anglo-Amerikan sanat hareketi olma niteliğini her zaman korumuştur. Liderliğini Richard Hammilton’ın yaptığı ve Londra’da küçük bir grup sanatçının çabalarıyla ilk defa izleyici ile tanışan Pop-Art, New York ve Los Angeles’ta yaygınlaşıp güncelliğini korumayı başarmıştır. …

Devamını Oku →

Sanatta Samimiyet Üzerine-Dolunay May

Dünyayı anlamlandırma çabalarının bilinen ilk örneklerinin verildiği Antik Yunan Felsefesi’nin kuşkusuz en önde gelen düşünürlerinden Platon’a ( MÖ 427 – MÖ 347 ) göre dünya; görülebilir ve akılla kavranabilir nesnelerden meydana gelir. Görülebilen şeyler, kusurlu birer imgesi oldukları formların birer yansımasıdır. Formlar açısından, hissedilebilir şeyler kimi zaman sınırlı imgeler, kimi …

Devamını Oku →

Ortadoğu Çağdaş Sanatçılarının Diyalog Girişimleri-Özgen Yıldırım

Diyalog kavramını, insanlar ve onların sahip olduğu her türlü kültür ve inanç sistemleri arasında ortak bir zeminde uzlaşmada bulunma girişimi olarak tanımlayabiliriz. Özelde kültürler arası, genelde medeniyetler arası diyalog kavramına son dönemlerdeki aşırı vurgu, aslında, 20. yy da şiddetli bir şekilde başlayan ve 21. yy’ın ilk on yılında da işlevini …

Devamını Oku →

Medya ve Sanatın Toplumsal Hayaletleri-Evrim Sekmen

Sanat ve medya farklı özgüllükleri olan iki alan olmasına rağmen bugün kaderleri birbirine benzemektedir. Aynı otoriteyle denetlenmekte ve üretimlerini topluma aynı angaje belirsizliklerle sunmaktadırlar.  “Bizler bir simülasyon dünyasında yaşıyoruz, göstergenin en büyük işlevinin gerçekliği kayboluşa itmek ve bu yolla onun kayboluşunun üzerini örtmek olduğu bir dünyada. Sanat başka bir şey …

Devamını Oku →

Modern ve Çağdaş Giotto- Özkan Eroğlu

Bedrettin Cömert, İtalyan ressam Giotto’yu ele aldığı kapsamlı çalışmasında şöyle demiştir: “O, Batı resim sanatı tarihinin önemli bir noktasıdır. Gerek insanlık ve tarih görüşü, gerekse resimsel biçim ve üslup bakımından ortaçağın ayaklarını yere bastıran ilk resim sanatı devrimcisidir.”[1]   Böyle bir değişimin öncüsü olan Giotto için “nasıl bir sosyal ortam …

Devamını Oku →

Artankara-Sabahattin Şen

  “Dost acı söyler” diye bir sözümüz vardır. Gerçekler çoğu kimse için gerçekten acı gelir ve bu nedenle de gerçeklerden kaçanların sayısı çoktur. Doktorumuz bize zamanında kanser olduğumuzu söylemezse sonunda kansere yeniliriz. Zamanında söylese bize çok acı gelse de zamanında söylemesinin önemi çok büyük ve kanseri yenmek için zaman ve …

Devamını Oku →

Bir Savaş Nasıl Hatırlanma(ma)lıdır ?-Altan Yörük

     Anthony D. Smith, Ulusların Etnik Kökeni adlı eserinde zamanı geldiğinde ulusu biçimlendirmek, sınırlarını ortaya koymak ve kaderinin haritasını çıkarmak için sıklıkla kurgusal soykütüklerine ve mitlere dayanarak kahramanlar için anıtlar diktiğimizden bahsetmektedir. Verdiği örneklere bakılırsa Hermann ve Keruskları, Arthur ve Şövalyeleri, Oğuz Kağan ve Aşireti, Yahuda Arslanı ve Amhara, …

Devamını Oku →

İyi, Güzel ve Ölüm-Dolunay May

    –          Sevgi güzel şeylerin sevgisidir. Biri çıkıp da sorarsa: Güzel şeyleri seven neyi sever? –          Onları elde etmeyi dedim. –          Güzel şeyleri elde etti mi, ne olur? –          Bu soruya ne cevap vereceğimi pek bilmiyorum dedim. Bu konuşma, Platon’un Symposion (1) diyalogunda, Sokrates ile bilge (Sofos) Diotima arasında …

Devamını Oku →

Nitelikli Resmin Peşinde Kararlı Bir Yürüyüş-Serkan Azeri

  Bir sanatçıyı duruş olarak kendi kuşağının temsilcileri arasında farklı bir noktaya konumlandıran en önemli özelliklerin başında, üretiminde beslendiği kaynakları kendine özgü bakış açısının ekseninde, bir üsluba dönüştürmesi ve bunun sonucunda ulaştığı çizgide ısrarcı olması gelmektedir.  Soner Çakmak, çıkmış olduğu sanat yolculuğunda en başından beri bu çizgi konusunda kararlı görünüyor. …

Devamını Oku →

Kamusal Alanda Heykel

KAMUSAL ALANDA HEYKEL   Kamusal alanda heykel dediğiz zaman kamusal alanın tanımını  ortaya koymak bu temel üzerine konumuzu inşa etmek gerekecektir. Prof Dr Uğur Tanyeli’ye göre  Kamusal alanınOsmanlı ve İslam literatüründe olmaması bugün hala kamusal alanı tanımlayamamızın, en basitinden türban tartışmasında dahi çözüme ulaşılamamasın ve hatta böyle bir tartışmanın olmasının …

Devamını Oku →

Biçemcilik- Sabahattin Şen

Diğer bir adıyla da “üslup” dediğimiz biçem sanatın ana damarlarındandır. Bir bakıma sanat tarihi bu temel üzerinde yol alan sanatçılarla doludur. Temel sanat eğitimi alındığında da her öğrencinin kendi biçemini bularak sanatın içinde olabileceği öğretilir. Çünkü biçemin bir sanatçının duyarlılığının özünü oluşturduğu düşünülür. Bizdeki sanat eğitimi ve öğretiminde bu anlayış …

Devamını Oku →

Sanatta Mobbing-Dolunay May

“Böylesi düşüncelerin ilk zamanlar aşırı bir sapkınlık sayılması insanı şaşırtmıyor”  diye başlayan metinde, Gombrich’in(1) konu ettiği düşünceler, ne bir dinsel topluluğa ne de toplumun temel taşlarını sarsacak gizli bir örgüte aittir. Sonraları İzlenimciler diye anılacak olan bir grup ressamın uygulamaya koydukları yeni biçim tekniğine, dönemin sanat çevrelerinin değerlendirmeleri neticesidir, sapkınlık …

Devamını Oku →

Sanatı Sanat Yapan Bütünün Gözetilmesi-Özkan Eroğlu

Bugün, enteresan bir konu üzerinden yürüyelim istiyorum. Bu konferanslar, felsefe derslerimizin plan şemasına uygun bir şekilde sürecek. Konferansımızın konusu; “Sanatı sanat yapan bütünün gözetilmesi”.   Öncelikle konuşmamızda ele alacağımız Laokoon heykelinin bir Roma kopyası, fakat heykel aslı itibariyle Yunan sanatı kökenli. Önce heykeli kısaca tanıyalım; neyi tartışacağımızı bilmek açısından. MS …

Devamını Oku →

Sorun “İmgelerin İhaneti” mi?-Zafer Güngen

  Baudelaire ya da Benjamin edasıyla; fotoğrafın yalnız portreye sahip olmakla kalmayıp, aynı zamanda görülebilen gerçekliğe ait her şeyi kendine konu edinmiş, bunların resmini tespit etmeye ve çoğaltmaya başlamış bulunduğu arkaik bir dönemden bahsetmeyeceğim. Dijital imge, dış dünyayı resmin hiç ulaşamadığı bir nesnellikte betimleyerek, yeniden manipüle edebilecek durumdadır. Hani şu …

Devamını Oku →

Günümüz Sanatında Ölüm Teması-Cüneyt Kurt

İnsanı ilgilendiren en önemli kavramlardan biri ölümdür. Yaşamımızın sona ermesini dile getirir. Canlılar arasında yaşamının sınırlı olduğunu ve bir gün öleceğini bilen tek canlı insandır. Bu nedenle insanoğlu ölüm kavramıyla sürekli hesaplaşır olmuştur tarih boyunca. Sanat alanında ölüm teması çokça işlenmiştir. Vanitas, macabre, memento mori gibi terimlerle adlandırılan ölüm konusunun …

Devamını Oku →

Yeniden D grubu- A.Celal Binzet

  Türk resim sanatının üzerinde en çok konuşulan gruplarından birinden, yeniden söz ediliyor burada. Bu kez başka bir pencereden bakılmaya çalışılacak. Ortaya çıktığı dönemin koşulları ile grup üyesi sanatçıların kimliğinin bugüne değin enine boyuna tartışıldığı bir gerçek. Oluşum süreci içinde cumhuriyetin kuruluş yıllarına denk düşen bu topluluk D Grubu. Tam …

Devamını Oku →

Belirgin İmge Belirsiz İmge-Özkan Eroğlu

Öncelikle bir imgenin belirgin veya belirsiz olmasının şartları nelerdir? Böyle bir soru karşısında ilkesel anlamda kimi tinsel ya da somut değerlerin önümüze geldiğini belirtmeliyiz. Tin ve tinsellik ise çok geniş bir duygulanım ve bilgilenme süreci. Ve aynı zamanda bu tinselliği besleyecek bilgi sürecinin, yine aynı şekilde meseleyi desteklediği de düşünülebilir. …

Devamını Oku →

Sanat Yazınının Çağdaşlık Sorunları

Çağdaş sanat tanımlamaları, kendi içerisinde eleştiriye açık bir yorumlama edimi gerektirir. Çağdaş sanatın eleştirel boyutu sanatın kapitalist düzen içinde algılanmaktan kurtulamayıp sanat ortamında yaşanılan spekülatif değerler ile çatışmalar silsilesine dönüşmüştür. Kültürel sermaye tanımıyla Bourdieu sanatın metalaşması üzerine yaptığı tezlerle bu durumun önceden gözlemlerken bu günün sanat teorisyenlerini etkileyen referanslar sundu. …

Devamını Oku →

Nesnesiz hislenme -Özkan Eroğlu

Sanatın tarihindeki yeniden inşa önerimiz “A Noktası: Giotto, B Noktası Duchamp, C Noktası: ?” şeklinde bir formüle[1] 2004 yılında varmış ve mesele, yeri geldikçe açıklanma noktasına ulaşmıştı. Duchamp’ın çıkış yapmaya başladığı ve ready made’lerini ileri sürdüğü dönemde, bir başka ilginç yaklaşım da Malevich’ten geliyordu. Giotto ile başlayan nesneli hislenmenin peşi …

Devamını Oku →

Güçlü Bir Kurgu Ressamının Yarattığı Görsel Sahneler

Geçmişten günümüze, resim sanatının tarih içerisindeki yolculuğuna şöyle bir göz atacak olursak, özellikle geleneksel ve modern resimde bu sürecin oluşturucusu olan sanatçıların her birinin, zinciri oluşturan halkalardan biri olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Biçim anlayışlarının ve ifade etme şekillerinin süreç içerisindeki ilerleyişi, sanatçıların kendilerinden önceki sanatçı üretimleriyle bağlantı kurup gözlem ve …

Devamını Oku →

Sanatın Güncel Vizyonu

Sanat, bir yaşama biçimidir. Sanatla kurulan bağlar kişinin çevresiyle olan etkileşimini sürdürür veya yıkıcı etkilerde bulunur. Kişilerin tercihleriyle alakalı bu boyut bireysel algılamadan çıkarılıp toplumsal belleği oluşturduğunda sanatın yaşamsal dürtüleri harekete geçirdiği ve bilgi içeriğiyle doldurulduğunda ise  hayata bakışı farklılaştırdığı tartışılmaz bir gerçektir. Sanatın hayatla olan bu iletişimi günümüzün kavrayış …

Devamını Oku →

Kent Zaman Postmodern İlişki

Mekan ve Zamanın nasıl bir etkileşim halinde olduğunu, birlikte gelişimlerini ve birbirlerini nasıl forma soktuklarını anlayabilmek ve bunları çözümleyebilmek sanatın genel kaygılarındandır. İlerlemenin genel etkisinin bilinmez olana doğru bitmek tükenmek bilmeyen biçimde kulaç atma gibi göründüğü bir dünyada, zaman ve mekan kavramının insana güven duygusu verdiğini ve bir o kadar …

Devamını Oku →

Şair Özne İon’un Paradoksu ya da İon’un Şairleşmesi

Platon erken dönem diyaloglarından biri olan Ion’da(1) Sokrates’in ağzından  Rapsod’lara (2)meydan okur. Hatta meydan okumakla da kalmaz adına Rapsod denileni yerden yere vurur. Platon’a göre herhangi bir  Rapsod, Muse’lar tarafından (3)  kendisine hiçbir şey bahşedilmediği halde, kendisine şiir bahşedilmiş ozanın –ki burada ozan ya Homeros’tur ya da Hesiodos- şiirini bir …

Devamını Oku →

Feminist Bakış- Jananne Al- Ani

“BIENAL” 13. Istanbul Bienali, doğrudan bir kamusal alan yaratma gayesi ile kamusal alanın toplumsal mücadele açısından gücüne odaklandığını ispat etmek istercesine kapılarını herkese beleşe açmıştı. İki yıllık hazırlık süresi içerisinde Gezi Direnişi ufuk açmış, bienale şekli verilirken sanatın üretildiği yerin toplumsal bağlamından koparılamayacağı fikri galip gelmişti. Bienalin kavramsal çerçevesi böylece …

Devamını Oku →