Uncategorized

Çağdaş Sanat Duyarlılığı-Sabahattin Şen/Köln

Bir anlamda günümüzde olup bitenlere göre bir değerlendirmeyle konuyu ele almak gerekiyor. Her dönemde sanatın ortaya koyduğu değerler başlangıçta  anlaşılmamak gibi bir alınyazgısı yaşar. Duyumsamanın dışında  kalan bakış ve sözlerle olumsuz eleştirilerle karşı karşıya kalır. Emresyonizmden tutun da Picasso’nun Kübizmine, Beuys’a “şarlatan” denilmesine dek uzanan örneklerle doludur, sanat dünyası.   Yenilikler her zaman çarpıcı ve sarsıcı olmuştur. Çoğu zaman da sersemleten bir çarpmadır. Günümüzdeki çarpmalar oldukça ağır ve çarpınca yere seren güçte. Bunların neresinin sanat olduğunu sorgulayan sorgulayana. Ne denli sorgulanırsa sorgulansın sanat bildiğini yapıyor.

 

resim ve belgeler - 3 1332

 Öncelikle sorgulayanların durumuna bakıldığında sanat birikimlerinin çok  olmadığı görülür. Bir toplumda sanatı anlamayanın sayısı her zaman çoktur. Bu  çoğunluğun anlamadığını bir yana bırakalım, sanatı da yadsıyarak anlamadığı utancından kurtulmaya çalışıyor. Çağdaş ve günümüzün sanatı da bu nedenle kolayca dışlanan bir kitleyle de karşı karşıya kalıyor. Oysa sanatın vardığı nokta binbir çaba ve duyarlığın süzgecinden geçerek aşama, aşama yeni yaratımları gerçekleştiriyor. Kolay yoldan, bilgi ve birikimden uzak olarak yadsımak işin en kolayı ve tümüyle duyarsızlığın sonucudur. Sanatsa tümüyle yaratıcı bir gücün duyarlılığıdır. Yadsınanın sanat olması sanatı yolundan alıkoymuyor. Yadsıyanların sanat duyarlılığından yoksun olduğunu gösteriyor.

Bizleri duyarsızlıktan ve önyargılı olmaktan kurtaracak olan bir çözüm bulmak zorundayız. Anlamadığımız,  alışılmadık, karmaşık, anlamsız, saçma, delilik diye adlandıracağımız çalışmalar itici olabilir. Bunların hangisinde sanat duyarlılığı ve yaratıcılığının olduğunu anlayamazsak kurunun yanında yaşı da yakmış oluruz. Bizdeki yetersizliğin bedeli de ağır olur. Çağ ve güncelliğin gerisinden gelmek doğru değerlendirmelerden de uzaklaştırır.   Bu nasıl olur, sorusuna gelince…

resim ve belgeler - 3 952

Kesinlikle sanat aldatmacası başlar, insanlar sanat diye sanatla ilgisi olmayan kolay ve duyarsız çalışmalara yönlendirilir. Her tarafı sanatçı diye şarlatanlar doldurur. Tüm sanatseverler, koleksiyoncular, müzeler yanlış yönlendirilir. Sanat eğitimi veren kurumlar da işlevinden uzaklaşır.   Galeriler de bu gidişe ortak olur. Onlar için önemli olan para kazanmaktır. Sanattan anlayıp anlamamaları da önemini yitirir. Sanat duyarlığı altında para kazanmak isteyen bir yığın gözü açıklar galericiliğe soyunur. Bir toplumda gelişmesi istenen sanat duyarlığı kesinlikle gelişmez. Bir yapıtın bünyesinde bulundurduğu sanat duyarlığından da uzaklaşır, duygular kabalaşır, onun yerini süslemeci, hoşa giden, cicili bicili, değersiz bildiğimiz çalışmaların çirkinlikleri doldurur.

 

Sanatsal bir yapıyı oluşturan her yapıtın özgün bir sanat duyarlığı vardır. Geçmişte bunları sezinlemek belli bir oranda sorun yaratsa da insanlar anlamak istediklerinde öyle ya da böyle anlayabiliyorlardı. Günümüzde anlamak açısından İzlenimcilik, Anlatımcılık, Kübizm, Sürrealizm, Fovizm, Pop Ar, Dadaizm gibi akımlar ortaya çıktıklarında her ne denli şaşırtıcı olurlarsa olsunlar anlamakta güçlük çekme sorunları ortadan kalkmıştır. Sanatın ilerlemesi ve anlaşılması güç yeni atılımlarıysa durmuyor. Karşımıza birden bire çıktığını sandığımız “Kavramsal Sanat” anlayabilme gücümüzü sıfırladı. Oysa bu anlayış sanatın içinde yıllardır yer alır ve biz onu sezinleyememişizdir. Marcel Duchamp’ın pisuarına dek uzanır. Kavramsallık dediğimiz anlayış o günden beri adım, adım sanatın içinde yer alarak Beuys’la en çarpıcı dönemine ulaşır. Sanat çılgın bir döneme girmişçesine kendi içindeki duyarlığın anlaşılmasını çok güçleştirdi sanılıyor. Geçmişin alışkanlıklarının yerini anlaşılmazlık aldı algısı ağır basıyor. Durum böyle olunca sanatta bir yer edinmek için çırpınan ülkelerde her şey henüz tam değilken ortalığı şaklabanlar, resim arabeskçileri doldurarak sanat soytarılığına daha kolay soyunuyorlar. Sanatı kullanarak sanatın salt para kazanmak olduğunu öne süren soytarılar gerçek sanat ve sanatçının önüne geçmeye çalışıyorlar.

resim ve belgeler - 3 957

Sanat bilinci elde etmiş ülkeler sanatın günümüzde yarattığı sarsıntıyı atlatmakta zorlansalar da tavırlarını sanattan ve sanatın duyarlığını anlamaktan yana koyuyorlar. Ülkemizdeyse her şey altüst oluyor. Sanat eğitimindeki nitelik tam yakalanamamışken birden bire çöküyor. Sanat diye nasıl para kazanılacağının arkasına düşülerek ortalığı sanatta hiç bir niteliği olmayan resimlerle, bunları yapanların sanatçı diye  nitelenenlerce dolup taşırdığını görüyoruz. Bunlara göre sanat ölmüştür. Ülkemizde yapılanlar doğrudur. Gerçek sanatçılara değer verilmeyerek dışlanmaktadır. Gerçek sanatı ve sanatçıyı aşağılayacak, çamur atacak, karalayacak denli aşağılık konumuna düşenlerin sayısı hiç de az değil. Bizler de sapla samanın karıştırıldığı bu ortamda bu tür aşağılıkları sanatçı yerine koyacak denli gerileriz. Ne yazık ki sanattan anlamayan toplumumuz bu şarlatanların seslerine çok yer verildiği için ne sanat duyarlığı elde edebiliyor, ne gerçek sanatı ne de gerçek sanatçıyı duyumsayıp sanata ulaşamıyor. Toplum ve insanlar ne olup bittiğinin ayırımında olmadığı için hiçbir değeri olmayan çalışmalara yatırım yaparak ülkede sanatın silinmesine neden olacak bir bataklıkta boğulmakta. Sanat duyarlığından uzaklık bizleri sanatta geri dönüşü olmayan bir karanlığa sürüklemekte.

resim ve belgeler - 3 1037
resim ve belgeler - 3 1040

Sanat duyarlığı gerçek anlamda yerleşmiş olsaydı sanatçı diye ortaya çıkan soytarılar kendilerini bilecek, adımlarını ona göre atacaktı. Gerçek sanat ve sanatçıların çalışmalarıyla sanatı anlamak ne denli zor olursa olsun eninde, sonunda sanatı anlayarak toplum ve insan duyarlılık açısından yücelecekti. İşimiz bir başka bahara değil; bin başka bahara kaldı.

Sabahattin Şen

Sabahattin Şen

Ressam - Sanat Yazarı

ÖNCEKİ YAZI

Suma Han'da Güncel Sanat: Open Space

SONRAKİ YAZI

Eleştiri ve Bilim -Özkan Eroğlu

Henüz your yapılmadı.

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*