İzlekler 4

Bir Yaşam Francis Bacon

Kadavra odalarının soğuk mekânında dörde bölünmüş bir insan vücudu veya çarmıha gerilmiş bir kurban. Dehşetin soğuk yüzü. Bu dehşet sahnelerine günümüzde ne kadar çok rastlarsak, tarihe geri döndüğümüzde Aztekler’den Cengizhan’a, Ortaçağdan 17. yüzyıla kadar aynı sahneleri yine görebileceğimizi biliyoruz. Kesilmiş kafalar, kollar, üst üste yığılmış cansız bedenler. Eğer eski ressamlar bunların belgeleyicisi olsaydı, galeriler ve müzelerin birer ‘kâbus mekânlar’ olmaları gerekirdi. Fakat hiç de böyle olmadı. Demek ki bu şiddetin nedenini, Bacon’ın kendi içinde yaşadığı acıların sonucu olarak kabul edebiliriz. Bunu daha derinlerde ve psikolojik etkenlerde aramalıyız. Belki de Bruno Schultz’un doğruladığı gibi, “sanat kendi kurallarını, kendi koyar. Hiçbir etik oluşum onun önünü kesemez, onu engelleyemez. Sanat, ahlak denilen ulu kavramdan daha derinlerde etkisini gösterir. Bacon, David Sylvester’a itiraf ettiği gibi, çalışmalarında modellerinin varlığından rahatsız oluyordu. Yarattığı imajların, modellerini üzmesinden ve onların kırılmalarından korkuyordu. Buna bağlı olarak, “ürkütücü olmamaya çalışıyorum. O figürler karanlıklardan gelen figürlerin birer imajıdır” demekten de kendini alamıyordu.

 

Nelly Güler Çevirisiyle İzlekler 4’te

Evrim Sekmen

Evrim Sekmen

ÖNCEKİ YAZI

Modern Çağdaşın Krokisi-Özkan Eroğlu

SONRAKİ YAZI

SALT Araştırma Fonları Bülteni

Henüz your yapılmadı.

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*