Uncategorized

Bir Bar Tiyatrosu: Üç Nokta ve Hikayesi

Nur Gözde  Yılmaz’ın kendi kuşağından üç arkadaşının hikayesini anlattığı “Bir Bar Tiyatrosu: Üç Nokta ve Hikayesi”  adlı yazıda aslında kendini özgür olarak sevdiğin işte ifade etmenin ve bunu basitçe tiyatro dilinde anlatmanın samimi bir örneği. Aslında tiyatro geleneğinin bir türlü anlatılamadığı ve belirli sınırlandırmalarla yaşatılmadığı bir ortamda  tiyatro ekibi olmanın ve bir geleneği anlamaya çalışmak ve onun içinde çırpınmaktansa bir şeyler yapmanın Bir Bar Tiyatrosu vizyonu eşliğinde sunulması örneği… Sevda Şener’in vefatının ardından çocuklarının aşkla yaptığı bir armağan…Söz Nur Gözde Yılmaz ‘ın hikayeleştirdiği anlatısında ve gerçek hayatta karşılığını bulduğumuz bir oyunda!

Prof. Dr. Sevda Şener

Prof. Dr. Sevda Şener

 İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi bölümünden  Ezgi Özfen ile  arkadaşlığım bir okul arkadaşlığından öteydi.  Aslında çok fazla yüz yüze görüşme imkanımız olmasa da kelimelerimiz sayesinde çok iyi anlaştık biz. Oturmamıza gerek yoktu bir yerde. Cümlelerimiz çatımız oldu bazen de karavanımız. İkimiz özgür ruhlardık çünkü. Geçenlerde telefonla konuştuğumuzdaysa kendi için bir şeyler yaptığını bu kez hissetmekle kalmadım; somut olarak da gördüm. Arkadaşımın hayatında taşlar yerine oturuyordu. Çok mücadele vermişti ve halen de veriyordu. Kolay değildi bazı şeylerden kendini de alıp gitmek. Cesareti çoktu ama yorgunlukları, kırgınlıkları vardı. Sanatla uğraşmak aslında bunları göze almak demekti. Aç kalabilir, kolaylıkla yargılanabilir, gereksiz bir sürü soruyla muhatap olabilirdiniz. Ezgi’ye şu anlamda kefil olabilirim. Bir şey yaptı mı yüreğiyle yapar, yapmazsa da güçlü nedenleri vardır.

Sinan,Ezgi,Görkem

soldan sağa: Sinan Çelik, Ezgi Özfen,Görkem Aydın

     Yüreğiyle yaptığı işlerden biri de tiyatro. Arkadaşları Sinan Çelik, Görkem Aydın ve Ulaşcan Çelikle beraber kurdukları “Bar Tiyatrosu” nun adı da “Üç Nokta“. Her şeyin hikayesini merak ettiğimi yazılarımı takip edenler bilirler. Ezgi’ye tiyatrolarına neden bu ismi verdiklerini ve bu tiyatro fikrinin nereden doğduğunu soruyorum: “Bar tiyatrosu dediğimizde insanlar tahminen sadece ‘tiyatro’ kısmını duyup: ‘sıkılırız bir orada, evde televizyon izleyelim’ düşüncesine kapılıyorlar büyük ihtimalle. Bunu açıklığa kavuşturalım öncelikle. Sıkılacağınız bir yer varsa, emin olun ki orası bizi izlediğiniz mekan olmayacak. Biz biraz daha sade ve eğlenceli şeyler yapmaya çalışan bir ekibiz. Gerek kostümler olsun, gerek seçtiğimiz konular olsun şaşalı şeyler değil. Genellikle ikili ilişkilerdeki sorunları absürt biçimde konu alıyor ve bunların aslında başka açılardan bakıldığında sorundan ziyade komik olduklarını gösteriyoruz. Skeçlerimiz neredeyse her oyunda bizimle birlikte bazı bazı gelişiyor, çoğu zaman da değişiyor. Skeçlerimizin en azından bir kısmını doğaçlama oynamayı tercih ediyoruz. Sıkıcı ve uzun provalar almak yerine, seyircimize oynadığımız esnada kendimiz de eğlenmeyi tercih ediyoruz. Üç Nokta ismi nereden çıktı? Öyle çok derin ve büyüleyici bir isim hikayemiz yok aslında. Üç kişiyiz, Üç Nokta olduk. Tabi ismimize anlam yüklememiz gerekirse; söyleyecek sözümüz bitmiyor, şu koca dünyada üç küçük noktadan ibaretiz gibi anlamlar hoş olabilir”.

     Bu açıklamayı opsiyonhaber.comda halen yazarlık yapan Ezgi’den bir yazı istemiştim. Yukarıdaki açıklamayı da  oradan aldım. Ezgi aynı yazısında arkadaşlarından da bahsetmiş. Örneğin Ulaş’ın çeşitli organizasyon şirketlerinde çalıştığını ve fotoğrafçılık eğitimi aldığını, Sinan’ın Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde eğitim aldığını ve bu zamana kadar pek çok işte çalıştığını, Görkem’in Yerel Yönetimler mezunu olduğunu ve Yeşim Ceren Bozoğlu, Meltem Yılmazer gibi isimlerden oyunculuk dersi aldığını anlatmış kendine has ve akıcı üslubuyla. Twitterdan ve Facebooktan da takip edebileceğiniz adreslerini de vereyim hemen:

https://www.facebook.com/ucnoktatt

https://twitter.com/ucnoktatiyatro

 Bence takip etmelisiniz. Çünkü farklı şeyler söyleme cesaretinde olduklarını henüz izleme imkanım olmasa da tahmin edebiliyorum. 90’lı yıllarda doğdukları içinde heyecanlarının dışa vurumu olarak sanatı seçmeleri de onları takdir etmek için ayrıca bir neden. “Bar tiyatrosu” da ayrıca hiç izlemedim. Özgün olduklarına inanıyorum. Eğer arkadaşları da Ezgi gibiyse çok sağlam çalıştıklarına ve yaptıkları “iş” e yüreklerini de koyduklarına eminim. En kısa zamanda gidip izleyeceğim. Dün Ezgi’nin sesi bana sanatın hiç bitmeyen enerjisini verdi. Dördüne de çok teşekkür ediyorum.

 

Nur Gözde Yılmaz

Nur Gözde Yılmaz

ÖNCEKİ YAZI

İzlekler Duyuru

SONRAKİ YAZI

İBHF

Henüz your yapılmadı.

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*