Eda ÇığırlıModern Sanat

Benjamin Hangi Neden?-Eda Çığırlı

 

Bir neden yok, içindeki dünyanın sorumluluğunu taşıyacak bir suçlu nedeni yok. Hiçbir zamanda olmayacak. Yalnızca olmasını istediklerimiz karşısında bir neden ve suçlu var gibi algıladık. Sevmemiz içinde bir neden değil bir insan. Üzülmem,  gitmem ve kalmam içinde bir neden değil insanlığımız. İnsanlığımda olanların bütün sorumluluğu büyüklüğü ve küçüklüğü benimle beraber… Kendimle geçirdiğim vakitleri bir başkasıyla hiç paylaşamadan sınırlarımızı hiç aşamadan yan yana birkaç saat oturuyoruz. Bildiğim tek şey var ki çok büyük özlüyoruz. Özlediğimiz bir insan olmadığına da eminim. O doldurulamaz içimizin kasnaklarına gün gün materyaller değişerek gözeneklerini belirliyor. Henüz kimyası belirlenememiş bakışlarımızın yolculuklara dair planları var. Neden yazıyorum ki bunları. Aklımı ve içimi kurcalayan insanlara karşı haksızlık ve saygısızlık yapmayacağım. Onlara bakarken de sevgi doluyum ama sevgimin karşılığında duran sahici beden nasıl bir ruh olmalı bunu bilemiyorum. Her gün bir yer bulup gidiyorum ve birilerini bekliyorum. Kendime kurulacak bir cümle kalmıyor bazen. Her duygum için bir neden ol istiyorum ama hayat ikimiz içinde ağır ve çekilmez olur. O zaman ne sen beni, ne de ben seni taşıyamam.

KIŞ ÜŞÜTÜR BENJAMİN?

Nasılda kapıları kırdı kış Benjamin? Damların karları, soğukları, suları evlere aktı. Mevsimler insan boşluğunu doldurur mu? Yoksa yoksulluğunu çoğaltıp şehrin en bilinmeye yerlerine mi bırakır yalnızlığımızı? Nasılda özenirim karda kışta zenginlere. Pencere kenarında ufka bakarken sıcaklığın bir teni okşaması… Rüya görmek sıcak şarap içerken romantizme hizmet eder. Hayata sıcak ve kaygısız bir pencereden nasıl bakılır…

Mevsimlerde türlü türlü seviliyor Benjamin. Seninde mevsimlerinle anlaşmaların olacak. Bazense hiç dalını dahi kıpırdatamadan geçip gitmesini bekleyeceğin yılların olacak. Zamanı sevmek hep aynı olmuyor. Türlü türlü akıyor insan bir bahçeye ve serada yetişen bir domatesle yaz tatları birbirine benzemiyor. Mevsimlerde insan ömründe böyle işte… Islakta olsa ayakların aktığı yerden hayatı tutu veriyorsun  “hep bir şeylerin anısına acısına gibi gelse de duygular, aslında hiç öyle değil mevsimlerden akmak” neyi nasıl beslersen öyle büyüyor. Sanırım bunu sana daha öncede söylemiştim. Bazı unutamadığım filmler vardır. O unutamadığım filmlerin unutamadığım cümleleri…  Baba Aziz filmin de derki  “ dünyadaki ruhlar kadar Tanrı’ya giden yollar vardır”  filmi her izleyişimde cümleyi ilk kez duymuşum gibi etkilenip üzerine günlerce düşünüyorum.  Sen bağında bahçende büyürken insanlarda sana bin bir çeşit duyguyla gelip karşında duracak. Bazen bir dilek ağacı olacaksın. İnsana dair ne varsa hepsine tek tek şahit olacaksın. Unutma arkadaşların insanlardan çok mevsimler olacak ve sen mevsimlerden asla kaçamayacaksın. İnsanlar kadar şanslı olamayacak belki zaman zaman bu duruma karşı sızlanacak kaşlarını çatacaksın. Sen koca bir hayatsın ve hayat mevsimleriyle her gün akar…

EDA ÇIĞIRLI

 

***

Eda Çığırlı

Eda Çığırlı

Işık Üniversitesi, Sanat Tasarım Fakültesi, Yüksek Lisans Öğrencisi

ÖNCEKİ YAZI

Sanatta Mobbing-Dolunay May

SONRAKİ YAZI

Deniz Kıyısından İzlenimler-İki Perdelik Teatral Şan ve Arp Resitali

Henüz your yapılmadı.

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*