Uncategorized

Bas Jan Ader: 39 Yıldır Tamamlanmamış Yolculuk

“Evimin çatısından veya kanala düştüğüm zaman, yerçekiminin kendisi benden üstün olduğu içindir.”
Bas Jan Ader

Bas Jan Ader denilince akla gelen ilk imaj Amsterdam’da kanala bisikletle atlaması veya serbest düşüşleri oluyor. Bas Jan, ne yerçekimine ne de okyanusun gücüne meydan okuyan bir sanatçıydı. Peki bundan 39 yıl önce çıktığı yolculuktan hala dönmeyen Bas Jan Ader kimdi?

Bas Jan Ader, II. Dünya Savaşı sırası Hollanda’da Nazi işgalinin ortasına doğmuş bir çocuk. Bas Jan’ın doğduğu yıl (1942), Anne Frank bir tavan arasında günlüklerini tutmaya devam ediyordu. Bas Jan Ader henüz iki yaşındayken papaz olan babası Yahudi vatandaşları ve İngiliz pilotları saklamaktan suçlu bulunup Alman askerlerince idam edilecekti. Babasını hiç hatırlamaması olası görünse de Bas Jan Ader’in işlerinde onun etkisine rastlamak mümkün.

II. Dünya Savaşı, Kıta Avrupası’nın kaderini ciddi biçimde etkiledi. Savaştan kaçan birçok sanatçının sığınma noktası Amerika Birleşik Devletleri oldu. Hollanda’da sanat dersleri alan Bas Jan Ader’in kaderi de 1963’te Kaliforniya’ya taşınmasıyla değişti. University of California’da öğretim görevliliğine kadar yükselen Bas Jan Ader’in günümüze kalan işlerinin büyük bölümünü (1970 – 1975) burada yapacaktı.

Bas Jan Ader ve “Ocean Wave”

Bas Jan Ader ve “Ocean Wave”

Bas Jan Ader’in son eseri “In Search of the Miraculous”, üç parçadan oluşması planlanan bir eserdi. Eser, Bas Jan Ader’in bir Los Angeles gecesinde elinde fenerle yürürken fotoğraflanması ile başlıyordu. Akşam karanlığında Hollywood Tepeleri’nde başlayıp Pasifik Okyanusu kıyılarında sona eren yürüyüşü eşi Mary Sue Ader fotoğraflamıştı. Ader’in bu gece yürüyüşünde çekilen fotoğraflar Nisan 1975’te Claire S. Copley Gallery – Los Angeles’ta sergilenmeye başlandı. Sergi açılışında Ader’in University of California’dan öğrencileri denizci marşları söylediler. Bu marşın kaydı, fotoğrafları ve performansın kendisi de “In Search of the Miraculous” eserinin ikinci kısmını oluşturuyordu. Groningen Müzesi’nde bir sergiyle tamamlanacak olan eseri bitirmek için Ader’in seçtiği yol sıradışıydı: 9 Temmuz 1975’te Massachusetts’ten 4,5 metrelik ufak bir yelkenliyle okyanusu geçecekti. 67 günde tamamlanması planlanan bu yolculukla Atlantik Okyanusu’nu geçen en ufak yelkenli Bas Jan Ader’in Ocean Wave’i olacaktı. Okyanus geçmek için gerekli ayarlamaları yaptığını düşünen Bas Jan Ader yanına 180 gün yetecek kadar yiyecek – içecek ve radyo telsizini alarak yola koyuldu. 3 hafta sonra radyo iletişimi kesilen yelkenlinin Eylül sonlarında İngiltere kıyılarında olması gerekiyordu. 17 Ekim günü Groningen Müzesi direktörü Bas Jan Ader’in eşi ve kardeşine bir mektup yazdı: “Bas Jan’dan haber alamadık ama güvenimiz tam.” Bas Jan’ı tanıyan herkes bu yolculuğu tamamlayacağına inanmıştı. Denize açılışından 9 ay sonra “Ocean Wave”, bir İspanyol trol teknesi tarafından İrlanda kıyılarında bulundu. Bas Jan Ader’in bedeni asla ortaya çıkmazken yelkenlinin 6 ay boyunca sürüklendiği tahmin ediliyordu. İnceleme için La Coruna’ya götürülen yelkenli soruşturma devam ederken çalınacaktı.

İspanyol balıkçılar tarafından bulunan ve daha sonra çalınan “Ocean Wave”

İspanyol balıkçılar tarafından bulunan ve daha sonra çalınan “Ocean Wave”

“In Search of the Miraculous” bu son yolculuğun Groningen Müzesi’nde belgelenmesi, gemici marşlarının tekrar performansı ve Los Angeles yürüyüşü fotoğraflarının sergilenmesi ile tamamlanacaktı. Bas Jan Ader, imkansız görünen bu yolculuğu tamamlayacağına kendi dahil herkesi inandırmıştı. İlk bakışta çılgınca bir fikir gibi gelse de Ader ailesinin geçmişine bakınca bu tip yolculuklara aşina olduklarını görüyoruz. Bas Jan’ın papaz olan babası 1937’de Amsterdam’dan Kudüs’e bir bisiklet üzerinde seyahat etmişti. Üstelik rotası üstündeki şehirlerden biri de İstanbul’du. Bas Jan Ader, bu mucizevi yolculuğa başladığında babasının Kudüs yolculuğuna çıktığı yaştaydı. Bas Jan, kısa süren sanat hayatındaki son eserini tamamlayamadan kayıplara mı karıştı yoksa bize anlatmak istediği şeyi gerçekleştirdi mi bilemiyorum. Ben hala hangi müzede karşılaşırsak karşılaşalım bir Bas Jan Ader işi görünce hüzünleniyorum.

Cihan Küçük

Cihan Küçük

ÖNCEKİ YAZI

Mektuplarla Yaşamak Yaşanmış Anıları Aramaktır

SONRAKİ YAZI

Server Demirtaş Heykelleri

Henüz your yapılmadı.

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*