Evrenin Duşu Da Sanat Mı? Sabahat Çıkıntaş Sergisi

13 Kasım – 14 Aralık 2018, Antonina Sanat Galerisi, Harbiye, Şişli, İstanbul Mine Sanat Galerisi yönetimindeki Antonina Sanat Galerisi yeni sezonda Sanatçı Sabahat Çıkıntaş’ı ağırlıyor. Çıkıntaş’ın “EVRENİN DUŞU DA SANAT MI?” başlıklı solo sergisi, 13 Kasım – 14 Aralık 2018 tarihleri arasında Antonina Sanat Galerisi’nde. 13 Kasım – 14 Aralık …

Devamını Oku →

Rönesans ve Barok-Özkan Eroğlu

 “RÖNESANS VE BAROK”    Yazar: Özkan Eroğlu Sanatın tarihindeki en önemli ve olgun ikili yapı, Rönesans ve Barok sanat tavırları arasındadır. Barok sanat, öncesindeki Rönesans’tan Maniyerizm aracılığıyla doğmuştur. Bu anlamda Rönesans bir oluşu temsil ederken, Barok bir bozuluşu temsil eder. Fakat en önemlisi, ortalama 300 yıla yayılan bu iki sanat …

Devamını Oku →

Sanatın Gücü- Boris Groys

  Modern  ve çağdaş sanatla ilgili metinlerin çoğunu okuyan birinin öğrendiği ilk şey şudur: hem modern sanat hem de -hatta büyük ölçüde- çağdaş sanat, kökten çoğulcudur. Bu gerçek, farklı ku­şaklardan sanatçıların, küratörlerin ve kuramcıların birlikte çalışması neticesinde, özel bir fenomen olarak modern sanat yazımı olasılığını -örneğin birinin Rönesans ve Barok …

Devamını Oku →

İzlenimcilik-Dışavurumculuk-Hermann Bahr

insan, kişiliğini yeniden bulmak istiyor. Mesele bu. «O, herhangi bir ülkü uğruna kendine kıymak için mi yaratıldı.?» diye soruyor Schiller. Onu, yaradılışına aykırı olan böyle bir şeye zorlamak, çağımızın acımazlığı. Evet, çağımız, insanı bir gereçyaptı, o kendi eserinin elinde oyuncak oldu, makineye hizmet ettiğinden bu yana,onda ruh kalmadı artık. Makine …

Devamını Oku →

Yakup Kadri’nin Mitoloji, Sanat ve Tarih Yüklü Mektubu: Roma’da Bir Gece

*Dr. Kahraman Bostancı Edebiyatçılarımızın, sefirlerimizin ve diğer devlet temsilcilerimizin Avrupa’nın bazı büyük başkentleri hakkında seyahat izlenimlerini yazdıkları edebiyat tarihimizde kayıtlıdır. 19.yüzyılda her türlü sanat ve kültür faaliyetinin odak noktası hâlinegelen Paris, birçok edip ve sefirimizin kalemiyle âdeta resmedilir. Osmanlı-Türk aydınlarının Paris tutkusunu, “Paris Musahabeleri” ve “Paris Mektupları” adı altında süreli …

Devamını Oku →

Neye Yarar Eleştiri ?- Charles Baudelaire

Evet, neye yarar eleştiri? – İşte size, daha birinci bölümün ilk adımında eleştirinin yakasına yapışan geniş ve korkunç bir soru işareti. Önce sanatçı, resim yapmak istemiycn, şiir yazmayı aklının ucundan geçirmeyen burjuvalara – hattâ eleştirinin doğmasını sağlayan sanata bile – bir şeyler getirmediği, öğretmediği için eleştiriye çıkışır. Oysa, zamanımızda, nice …

Devamını Oku →

Ali Dirier Heykelleri ve Yaşamı

Ali Dirier ,  kentin kaosundan ve yaşamın getirdiği deneyimden  kendine ve heykele  yer açmak için  şu anda Denizli’de Kömürcüoğlu Vakfı adına  heykele dair varlık yaratan ve öğrencileri olan bir heykel sanatçısının hikayesi, sanatın bazen nerede olduğunu bulamayan kişiler için iyi bir yön göstergesi.       E.S:  Heykele nasıl başladınız?  Heykel …

Devamını Oku →

Özgür ve Özerk Bir Yaratma-Umberto Barbaro

Tiyatronun içinde çırpınıp durduğu çelişme ve tutarsızlıkları, sinema, doğası gereği, kolaylıkla kendi dışında bırakır. Yorum engellerinden bağışık olup bütün dönemlerinde özgür ve özerk kalan bir yaratmadır o; söz konusu dönemler ise, konunun bir sıra içinde bölüm bölüm işlenişleri olarak düşünülmelidir; bu işlenişler de, yapıtta bir bütünlük sağlamak amacıyle yapılan işbirliğiyle …

Devamını Oku →

Türk Plastik Sanatlarının Özgürlüğü- İsmail Hakkı Baltacıoğlu

Ulusların tarihi, hükümdarlarının tarihi değildir, uygarlıklarının tarihi­dir” derler. Bu sözü doğru anlamak için önce uygarlık anlayışı üzerinde dur­mak gerekmektedir. En geniş anlamıyla uygarlık, toplumu ayakta tutan toplumsal kurumların bütünüdür. Bu anlayışa göre uygarlık, toplumsal olan her varlıktır. Din, dil, töre, hukuk, ekonomi, teknik, bilgi, güzel sanat gibi. Bir toplumbilimci gibi …

Devamını Oku →

Türk Plastik Sanat İlkeleri-İsmail Hakkı Baltacıoğlu

Türk sanatlarını, mimarlığı, heykelciliği, hattatlığı, bezemeciliği ile incelediğimiz zaman bu sanatların hep doğadan doğaüstüne, somuttan soyuta, özelden genele gittiğini görüyoruz. Bu gidiş neden? Üzerinde dur­duğumuz Türk sanatının İslâm devrine ait olduğunu düşünelim. Her din gibi, İslâm dini de yepyeni bir varlık anlayışıyla ortaya çıkmıştır. İslâm dininin ileri sürdüğü varlık anlayışında …

Devamını Oku →

Sanat Nedir,Ne Değildir?-İsmail Hakkı Baltacıoğlu

Biz insanlar çok kez alıştığımız gibi düşünürüz, bellediğimiz gibi sak­larız, sakladığımız bu bilgileri de hep doğru sanırız! Onlardan işkillenmek, onları denetlemek aklımızdan bile geçmez! Hele bu bilgiler dünyaca benim­senmiş saplantılar soyundan olursa! Ulusların okuma-yazma ile kalkına­cağı, kitabın öğretimin ilk aracı olduğu, harf kolaylığının kültür kolaylığı olduğu düşünceleri gibi! Yunan plâstik …

Devamını Oku →

Batı Sanat Anlayışına Karşı- İsmail Hakkı Baltacıoğlu

Batılıların arasında eski Türk nakkaşlarının Batı resim göreneklerine aykırı olarak, yığından, somundan, derinlikten, gölgeden kaçmaları tek­nik bilgisizlikten ileri gelmedir diye düşünenler vardır. Oysaki, sanat ta­rihçilerinin bildirdiklerine göre, Türk nakkaşları, Batıklardan yüzyıllarca önce günlük olayları canlandıran eserlerinde Batıkların ileri sürdükleri somunluk, derinlik, gölge tekniklerini kullanmışlardır. Onun için, Türk nakkaşlarının daha sonra …

Devamını Oku →

Bizantolog,Sanat Tarihçi Prof. Dr Semavi Eyice’yi Kaybettik!

Prof. Dr. Semavi Eyice, tedavi gördüğü Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde organ yetmezliği dolayısıyla dün yaşamını yitirdi. İstanbul, Osmanlı ve Bizans tarihi uzmanı olan Eyice’nin 400’ü aşkın bilimsel makalesi ve çok sayıda kitabı bulunuyor. KİMDİR?  1922’de Kadıköy’de doğan Semavi Eyice, Bizantolog ve sanat tarihçisi olarak tanındı. Bini aşkın …

Devamını Oku →

Sanatsal Yaratma ve Çocukta Yaratıcılık-Prof. Dr.İnci San

Sanat, insanın düşünü yaşamında her zaman en çok tartışılan, en şaşırtıcı ve aldatıcı bir kavram olmuştur. Yüzyıllar boyunca fizik ötesi bir olgu olarak görülen sa­nat, aslında örgensel (organik) bir olaydır. Soluk alma gibi bir ritmi, konuşma gibi anlatımsal öğeleri vardır, al­gılama, düşünme, imgeleme ve bedensel eylemin de katıl­dığı etkin bir …

Devamını Oku →

Jean Luc Nancy ile Söyleşi- “Batı Artık Yok”

Jean-Luc Nancy (Bordeaux, 1940), zamanımızın en önemli Fransız düşünürlerinden biridir. Uzun yıllar, Strazburg’daki Marc Bloch Üniversitesi’nde profesördü. Başlangıçta var olan Hıristiyan alt yapısı, Heidegger’in felsefesini keşfetmesiyle gelişti. Bunda etken olan bir başka şey de, Yapısalcılığı keşfetmesi ve Derrida ile bağlantı kurmasıdır ki bu, felsefi düşüncelerindeki çağdaş tercihinin güçlenmesini sağlar. Onunla, …

Devamını Oku →

Küçük Güzeldir: Adatepe Zeytinyağı Müzesi

 ZEYTİN KÜLTÜRÜ : MİRAS VE SORUMLULUK Siyah zeytin ile yeşil zeytin ayrı ayrı ağaçların meyvesi midir? Zeytinyağı elde edilirken sıkılacak zeytinlerin çekirdeklerini çıkarmak gerekir mi? Zeytinyağı gibi üste çıkmak deyimi nereden gelir? Var yılı” / “ yok yılı” ne demektir? Zeytinyağı da şarap gibi yıllar geçtikçe değeri artan bir sıvı …

Devamını Oku →

Küçük Güzeldir: Akın Gökyay Satranç Müzesi

    Gökyay Vakfı başkanı  Sn. Akın Gökyay   müzeye dönüşen satranç merakını ve  Gökyay  Vakfına bağlı satranç müzesini “küçük güzeldir”  çerçevesinde bizimle paylaştı… Gökyay Vakfı Satranç Müzesi’nin kurarken turistik gezilerden aldığınız satranç takımlarının müzenin koleksiyonunu oluşturmasın turizm ve müzecilik buluşmasında insani bir ortak paydaya sahip olması açısından düşüncelerinizi alabilir miyiz? Günümüzde üretim …

Devamını Oku →

Özkan Eroğlu’ndan-Sanatta Üslup

“SANATTA ÜSLUP” Yazar: Özkan Eroğlu Üslup, yaratıcı sanatçının yapıtında bulunması gereken en temel özdür. Bu öze ulaşamayan, yaratıcı sanata da ulaşamaz… Yaratıcı sanat yönünde bir üslup özü oluşturmak, bu öz üzerinden zenginleşmeler elde etme gayretinde olmak, beklenen “gerçek” eylemlerdir. Bugün sanatın, geldiği noktada aradığı da bu “gerçek”tir. Kişi “ben bir …

Devamını Oku →

Eylül Sergileri

“Geçmiş Günümüzle Buluşuyor “ Anna Laudel Contemporary  7 Eylül-13 Ekim Huma Kabakcı ile Mine Küçük’ün beraber üstlendikleri “Geçmiş Günümüzle Buluşuyor / Past Meets Present” isimli sergide  Sami Aslan, Burçak Bingöl, Hera Büyüktaşçıyan, Ahmet Civelek, Onur Hastürk, Patrick Hough, Bilal Hakan Karakaya, Seçil Kınay, Hasan Kıran, Maude Maris, Ardan Özmenoğlu, Murat Palta, Shahpour Pouyan, Gazi …

Devamını Oku →

Mayıs Ayı Sergileri!

rh+artproject Fatoş Beykal, Zeynep Erdinç, Hülya Küpçüoğlu “Doğa-Kültür-Oyun”   rh+artproject’te açılacak olan ‘Doğa, Kültür ve Oyun’ adlı sergi, Fatoş Beykal, Zeynep Erdinç ve Hülya Küpçüoğlu’nu bir araya getiriyor. Kültür insanlara ait bir iz, bir edinimdir. İnsan doğa üzerindeki izlerini çok çeşitli oyunlar yoluyla bırakır. Prof. Nazım İrem sergi kapsamında şöyle …

Devamını Oku →

Zaha Hadid’in Ardından Zamansız Bir Röportaj

Zaha Hadid, 65 yaşında arkasında 67 milyon £’luk servet bırakarak aramızdan ayrıldı. 1950 Bağdat doğumlu mimar 1972’de Londra’da mimarlık eğitimi almadan önce matematik okumuştu. 1979’da Zaha Hadid Mimarlığı kurdu ve küresel anlamda işler yapmaya başladı. İş ortağı Patrik Schmacher  ile birlikte stüdyo kavramına yenilikler ekledi. Dinamik mimari formlar yarattı.  En …

Devamını Oku →

Yeni Bir “Çağdaş” Tartışması: Erol Deneç

Bu günlerde İşbankası Kibele Sanat Galerisi’nde sergisi devam eden  ressam Erol Deneç Cumhuriyet Gazetesi ile yaptığı röportajla Aydın Çoker benzeri bir tartışma başlattı. Deneç , “Köksüz ağaç yaşar mı? Kök Rönesans sanatı. O zaman adamlar resim yapmasını biliyorlardı. Bugün ne kadar yeteneksiz, bilgisizse onun yaptığına “çağdaş” deniyor. Yere boya döküyorlar, …

Devamını Oku →

Hal Foster Röportajı

Yazıları tarihsel altyapı ile çağdaş kültüre eklemlenen Hal Foster modernist  sanat eleştirmeni geleneğini takip eder.  Modern ve çağdaş sanatın katı sınırlarının uzağında etkisi dikkate değer olan Foster  Mimari, edebiyat, eleştirel teori gibi tüm alanlarda otoritedir. Onun dehşet verici analiz gücü ve yorumları  dengeyi bozucu veya  kesintili olmaktan çok düzenleyicidir. Foster,  …

Devamını Oku →

Akışa Girerken : Arşiv ve Gesamkunstwerk arasında Müze-Boris Groys

   Geleneksel olarak, sanatın asıl uğraşı zaman akışına karşı durmaktı. Devlet müzeleri ve özel koleksiyonlar belli başlı sanat eserlerini seçmek için ve onları özel ile halk kullanımından uzak tutarak, zamanın yıpratıcı etkisine karşı korumak için oluşturulmuştu. Nitekim sanat müzelerimiz gerçek hayatta yeri olmayan şeylerle dolu tarihi bir çöplüğe dönüştü: Geçmişin …

Devamını Oku →

Arşiv: Pusula Dergisi 7. sayı yıl: 2007

  Pusula dergisini aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz…. Pusula 7 (2) 1  

Devamını Oku →