Sanat & Kültür

Açık Platform: Utku Varlık

 

Sanat, günümüzde  muhalif olabilir mi?

 Sanat deyince neyi amaçlıyoruz? Bu çeşitliliğe neleri sokabiliriz; sorunuzun amacı belki güzel sanatlar ama yazı, sinema, fotografi, tiyatro, tüm içeriklerinde bu karşınlığı her zaman gerektiği gibi yapmıştır. Öncelikle niçin karşı olmak, kime? Sorun kişisel olmaktan çıkınca toplumu alıyoruz karşımıza, hemen aklımıza politika geliyor; baş kaldırma ama karşı olmak bir tavır, yer yer bir etiket, uyuşmamak kendine bir kabuk yaratmak; işte böylece gidiyoruz ve de şu kısa yaşantı “komplo teorileri ve hayalleriyle” geçip gidiyor. Hiç bir zaman İdeal toplum, kendi “katarsis”ini aşmış bir yönetim olmayacağına göre bu kavga sürecektir. Bir zamanlar resim adına bir tavır alıp, 70 yıllarında ülkemizin yaşadığı “askeri darbe”ye, onun getirdiği aydınlara, düşünceye acımasız saldırıya sanat adına karşı bir eyleme girişmiştim. Paris’de olmam bir avantajdı, bir seri “kent gerillası”  üstüne taş baskı resim yaptım, çevrem de benim bu kavgaya katılmamı destekliyordu.

O yıllar karşı olmak bir görevdi; cunta’ya, faşizm’e giderek ülkemizin marazi, sürekli dibe vuran ve de bugün bile yaşadığımız dönek demokrasiye karşı. Sonuçta resim yaparak karşınlıkla kendini avutuyorsun; kime gösterebilirdin yaptığını; resmin alınıp satılmadığı, galeri olmadığı için görülmediği yıllarda. Sonra yaktım bu yaptıklarımı. Şimdi herşeyi gülünç görüyorum; örneğin politik amaçlı bir afiş; sol elini,kaldırmış, yumruğunu sıkmış bir proleter, burjuvayı eleştiren ama kendi daha snop bir ressamın acele sürüştürülmüş bir pentürle yaptığı toplum eleştiriisi, giderek “ kitch “ in bir üslüp olduğu şu “contemoporary” günlerindeki sanatın anlamsızlığıyla neye karşı olunabilinir? Sonuçta gerçek karşınlığa bugün en iyi yanıtı sinema ve roman veriyor çünkü bu sanatlarda “zevzeklik” yapmak geçmiyor.

 Sanat ve siyaset ilişkisinde sanatçının rolü ?

 Şu sanatçının da bir tarifini yapsanız iyi olur. Sanatçı olmak nasıl bir ayrıcalık, nereden geliyor bu yukarıdan bakma, hava atma, “sanat ve siyaset” üstüne bilgelik taslamak nasıl oluyor? Gerçekte sanata ayrınılan zamanda her telden çalmak olanaksız ama bir tavır almak gerekli. Tavır diyorum çünkü karşı olduğun bir politik düzene elini kaldıramıyorsan; bir kavgayı özlemek bir düş oluyor, hızla kabusa dönüşen bir düş. Açıkcası sanatçı – dikkat sanatçının altını çiziyorum – bence bir “saltimbanque”; canbaz, bir uyur gezer, bir duvar geçen! Bu anketinize daha önce verilen bir yanıtta, Başkaldıran ve karşınlık gösteren bir sanatçı Banksy’nin adı geçiyordu. Geçenlerde üzerine “ grafitti “ yaptığı duvarı, çok büyük bir boyut; milyon dolara bir müzeye sattı. Duvarı olduğu gibi söküp götürdüler. Ben anlamadım neye başkaldırdığını!

 Kültür Endüstrisi’ nin içinde çağdaş sanat muhalefet üretmede inandırıcı olabiliyor mu?

Çağdaş sanatın, kültür endüstrisine bağlı, uluslararası büyük bir sirk olduğunu sürekli anlatıyorum; açıkca üretiyor ve eğlendiriyor. İnandırıcı olma yeteneği  paraya dönük olduğundan, bunun bir yatırım olduğunu “Sotbey’s” , “Christy’s gibi sistemlerle, hergün bir kabuk bile olamayacak “ hiç “lermilyonlarca dolara satılıyor. İşte bu bir politik; uluslararası para dolaşımı, para aklama!

 Güncel sanat Batı’da olduğu gibi bizde yeterince muhalif kalabildi mi?

 Batı- Doğu diye bir ayrım yok; bir elden yönetilen önemli bir lobi ama işletmesini Türkiye’de yapan zengin bir otel sahibi ve de bir kaç önemli bankanın itilimiyle. Yaptıkları fuarlarda kendi beğenilerini sansür uygulayarak “imposé” ettikleri için yapılan ticaretin sanatla hiç bir ilişkisi olamaz. kendi değer yargılarını, alıp , satıp, müzeleştirmek; yeni kolleksiyonerler yaratmak için beynin yeni bir “neron” üretmesi beklenemez. Sanat özgürdür, sanat eserinin oluşumunda da bu söz konusu ama gelin görün; yalıtılmış bir beğeni giderek bir baş eser oluyor: birbirini ilmekleyen sıradanlık giderek çağımızın sanatını oluşturuyor, kapitalist sistemde bir başka alternatif olarak işleve giriyor. Bu durumda kime, niçin bir karşınlık beklenebilir?

 

İzlekler

İzlekler

ÖNCEKİ YAZI

artnivo.com'dan Reloaded-17 Kasım-24 Ocak

SONRAKİ YAZI

Claude Monet'nin "Saman Balyaları" ile Hermann Hesse'nin "Sidharta'sı" Arasındaki Benzerlik

Henüz your yapılmadı.

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*