Sanat & Kültür

Açık Platform: Sanat Günümüzde Ne kadar Muhalif Olabilir?

Sanat olaylarının her gün birisinin başlayıp devam ettiği sanat etkinliklerini takip ederken bir yandan yaşamda savaş, nefret söylemleri ve   çatışmalar devam ediyor.  Sanat etkinlikleri ve sergiler  en çok da bunun için tabiki sürecek.   Sanatın günümüzde işlevinin yatsındığı bir ortamda sanatla olan bağlarımız kuvvetlendikçe magazin sayfalarındaki defilelerin arkasında bir fon olarak geçen sanat olaylarını aşıp sanatın yaşama tutunduran yüzüyle karşılaşabileceğiz.  Fuarlar ve sergiler bakış açılarımızı genişlettikçe ve farkındalık yarattıkça sanatın bir arada görülebildiği en canlı mekanlar olarak algılanacaktır. Yazarlara sanat ve muhalefet konulu sorular gönderdik. Cevapları bize ulaştıkça paylaşıyor olacağız. Özkan Eroğlu İle Tuğrul Erkuş’un görüşlerine yer veriyoruz.

Priv.-Doz.Dr. Özkan Eroğlu

Philosophie der Kunst

 Sanat, günümüzde  muhalif olabilir mi?

Sanat, “yaratıcı sanat” ise yapıtları aracılığıyla muhaliftir zaten. Wassily Kandinsky’nin bu yöndeki görüşlerini (W. Kandinsky, Punkt und Linie zu Fläche, Bern, Benteli Verlag, 1986, s. 48) ben de benimsemişimdir. Yaratıcı sanat ve onun yapıtına ulaşmak için, şu üç tehlikeden uzak durmak gerekiyor:

  1. Ölü doğan ya da yaşamayacak kadar güçsüz olan biçim tehlikesi: “Üsluplaştırılmış biçim tehlikesi”.
  2. Temelde dış güzelliğe, dışa dönük olarak ifadeci ve içe dönük; ifadesiz olabilen ve kural olarak böyle güzelliğe ait olan biçim tehlikesi: “Süslemeci biçim tehlikesi”
  3. Deney yoluyla, sezgiden tümüyle yoksun olan biçim gibi, belki bir iç sese sahip olsa da, iç zorunluluğu yanıltıcı bir şekilde uyaran bir sese sahip olarak ortaya çıkan biçim tehlikesi: “Deneysel biçim tehlikesi”.

Fakat bugün dünyada yaratıcı sanat ve yapıtı oldukça az olduğu için, sanat da muhalif olmaktan uzaktır. Salt siyasi propaganda amaçlı sanatı da ben yaratıcı sanattan saymıyorum.

 

 

Sanat ve siyaset ilişkisinde sanatçının rolü?

 Bence sanatı sanatçı, siyaseti de siyasetçi yapsın. Özetle herkes kendi işini yapsın. Türkiye’nin bugün olumsuz günler yaşamasının en büyük nedenlerinden biri de herkesin, her işe burnunu sokmaya çalışması- bunu ben de yaparım- değil midir? Her birey kendi alanında kaliteli olursa, kaliteli toplum da beraberinde gelecektir.

 

 

Kültür Endüstrisi’nin içinde çağdaş sanat muhalefet üretmede inandırıcı olabiliyor mu?

Birinci sorunuz paralelinde söylediklerim, çağdaş sanat için de geçerli. İnandırıcılık, onu dile getiren sanatçının önce kendisine inanmasıyla ilgili, hatta tamamen bağıntılı da. Yani çağdaş sanatçı önce kişiliğiyle inandırıcı olacak ki, ürettikleriyle de muhalif olduğunu ortaya koyabilsin.

 

 

Güncel sanat Batı’da olduğu gibi bizde yeterince muhalif kalabildi mi?

Bugün sanatın ülkemizde küçük bir pasta oluşturduğunu, kimsenin bu pastayı büyütmeye niyetli olmadığını, sadece o pastanın orasından burasından didikleyip, çekiştirip durduklarını hep söyledim. Güncel sanat ise bu pastanın belki de bir dilimi; varın gerisini siz tahmin edin. Tam anlamıyla sanat ve diğer alanların hepsinde ülkemizde olan: “Çürüme”.

 

Tuğrul Erkuş;

Academia Designere di Firenze (M.A)

 Fuarlar Bienal derken sanatın siyasi boyutu atlandı mı?

Maalesef yirminci yüzyıl başları, yani günümüz, dünya tarihine kötü bir başlangıç yaptı. Orta Doğu’da yaşanan 10 yıllık savaş dönemi, merkezi deprem etkisi yaparak beraberinde artı şoklarıyla tarihin en vahşi savaşının yaşandığı utanç verici bir döneme girmiş durumda. İnsanların en vahşi yöntemlerle katledildiği bu çatışma ortamında değil sanat üretmek, insanın akıl sağlığını bile koruması çok zor. Bu acımasız savaş psikolojisi ne yazık ki üzerinde hayat bulduğu coğrafyada yayıldıkça, tarihte her zaman olduğu gibi bunun bedelini en çok masumlar, çocuklar ödemekte. İnsanların cansız bedenlerinin, buzluklarda bekletildiği, çocuk cesetlerinin kıyılara vurduğu bu insanlık adına utanç verici zamanlarda, Türkiye’deki güncel sanat ne yazık ki bu duruma yeterince ve gereken tepkiyi veremiyor. Sermayenin bir süs eşyası gibi yatırım yaptığı güncel sanat eserleri, çoğunlukla günün gerçeklerinden uzak içerikleri ile zayıf bir siyasi duruş sergiliyor. Silvan’dan Şengal’e, Halep’ten Kobane’ye savaşın yıkıcı dişleri karşısında güncel sanat duruş olarak daha çok burjuvaziye hizmet ediyor. Yapılan fuarlar sermayeye hizmet ettikçe bir toplumu sanat ile buluşturamazsınız.

 

Sanat, günümüzde muhalif olabilir mi?

 

Yaratıcı sanat sorgulattığı sürece her daim muhaliftir. Bunun en güzel örneğinin Banksy’nin işleri olduğunu söyleyebilirim. Yaşadığımız dünyanın gerçeklerini, en güzel ve sorgulayıcı anlatım ile uyguluyor. Üstelik sokaklarda, insanların gözü önünde, toplumun en orta yerinde. İşte muhalefet budur.

 

Sanat ve siyaset ilişkisinde sanatçının rolü?

 

Bu ilişkide sanatçının duruşu toplumdan her zaman bir adım önde olmalıdır. Sanatçının klişelere takılma lüksü yoktur bence. Sorgulayıcı, irdeleyici yöntemler ile üretilen sanat ileriki nesiller tarafından daha iyi bir şekilde sahiplenilir. Burada sanatçının duruşu, var olan genel geçer kuralları reddetmek, otoritenin dayattıkları karşısında aydınlatıcı bir rol üstlenmek olmalıdır.

 

Kültür Endüstrisi’nin içinde çağdaş sanat muhalefet üretmede inandırıcı olabiliyor mu?

 

Daha çok üst sınıf ve burjuvazinin duygularını tatmin etmekte başarılı oluyor. Kültür endüstrisinin geldiği nokta, günümüzde artık her şeyi tüketime dahil edilebilir kılmakta. Falanca mağazalar zincirinde satılan bir posteri bir sanat galerisine koyup, satışlı sergilerde fahiş fiyatlara satarmış gibi yapıp insanları kandırabiliyorsunuz. Sanatsever ise bu numarayı gayet iyi yiyor. Var olan yaratıcı sanat, endüstri adına üretilmiş bir posterden farksız algılanabiliyor. İşte bu sanatta yaratıcılık ve sorgulatma eksikliğinden kaynaklanıyor. Bu da beni tatmin etmiyor, ne yazık ki.

 

Güncel sanat Batı’da olduğu gibi bizde yeterince muhalif kalabildi mi?

 

Ülkenin bir tarafında sanat fuarları olurken diğer tarafında her gün daha fazla delik deşik edilmiş duvarlar, bombalanmış yollar, parçalanmış insanlar, kısacası yıllarıdır süregelen, -tekrar tekrar kangren olan bir yara misali- savaş ve bu savaş devam ederken neo-liberal kapitalist hayatlar bir yerlerde sistemi ve dolayısıyla sistemin artık yozlaştırdığı ve tamamen burjuvazi sınıfının hizmetine sunduğu  “Güncel Sanat” kavramını dayatmakta… Sanatın içi boşaltılıp süs eşyası olursa neye yarar? Sanat gerçekleri söylemezse eğer kim söyler? Sanat toplumları şekillendirmezse eğer bombalar, kurşunlar şekillendirir her yeri maalesef… Bugün dünyanın farklı farklı büyük şehirlerinde büyük organizasyonlar, uluslararası sponsorlu etkinlikler resim sanatını ele geçirmiş gibi gözükse de, aslında var olan gerçek yaratıcı sanat hiç bir zaman büyük fuar alanlarının kapısından girmedi, sokağın tam ortasında gösterdi kendini… Kimi zaman Filistin’de bir duvarda, Barcelona’da bir meydanda, Paris’in gettolarında, Seattle’ın sokaklarında… Son yıllara damgasını vuran toplumsal direniş hareketleri ile sokakta bütünleşti, kitlelerde sokakta, meydanlarda, parklarda hayat buldu; gerçek yaratıcı sanat. Fuarlarda, galerilerde veya sergilerde değil ne yazık ki…

 

 

İzlekler

İzlekler

ÖNCEKİ YAZI

Güncel Sanat Pratikleri : İçinden Çıkabilecek miyiz?

SONRAKİ YAZI

Bazı Eleştiriler- Özkan Eroğlu

Henüz your yapılmadı.

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*