Sanat & Kültür

Açık Platform-Sanat Muhalif Olabilir mi? Fırat Arapoğlu

Sanat, günümüzde  muhalif olabilir mi?

Küresel ekonomi içerisinde bienaller ve fuarlar gibi etkinliklerin gösterdiği gibi kültürel bir rekabet ortamı bulunmakta ve sanatçı bu rekabet ortamında ya kapitalist sisteme eklemlenmiş ya da ona muhalif bir konumu sürdürmeye çalışmakta. Ya da farklı bir açıdan bakarsak ticari bir meta olarak sunulan yapıtlar veya bazen birer siyasi propaganda aracı olarak düşünülebilecek yapıtlar arasındayız. Çağdaş sanat muhalif olabilir mi? Evet, sanatçılar olası olduğunca kapitalist döngüden kaçınabilir, şöhret ve başarı kavramlarından uzak durur ve kitlesel eğlence kültürünün bir parçası olmaktan kendilerini yalıtabilirlerse.

Sanat ve siyaset ilişkisinde sanatçının rolü?

Sanat ve siyaset arasındaki ilişki her zaman iç içe olmuştur ve aralarındaki sınırlar net bir biçimde çizilememekte. Bu bağlamda birbirini takip eden üç ana eksen, tarihsel bağlamda Lev Kreft’e referansla gösterilebilir: a) Ulus inşası b) özerklik ve c) avangard. Ulus inşası siyasal gücün merkezde bulunduğu ve egemen biçimde örgütlendiği yapıdır. Ulus inşası sürecinde sanat kurumsal bir yapıya bürünmektedir ki, Peter Bürger bunu “Institution Kunst” olarak adlandırır. Özerklik ve avangard tartışmalarına ise nispeten daha da hakimiz diye düşünüyorum. Sanatın özerkliği tartışması bugün bile hala tartışılan bir olgu. Avangardın hayaleti ise yer yer üzerimizde geziniyor, gören gözler için tabi.

 

Kültür endüstrisinin içinde çağdaş sanat muhalefet üretmede inandırıcı olabiliyor mu?

Çağdaş sanatta, bağımsız sanat nesnesi ile kültür endüstrisinin ürettiği meta biçimleri arasındaki sınır fazlasıyla aşındırılmıştır. Ama sanatın, estetik bağlamda siyasetle ilişkisi hiçbir zaman kesilmedi. Bugün sanat tarihinde Sanat ve Zanaat Akımı (Arts and Crafts Movement), Bauhaus, Konstrüktivizm, Situasyonist Enternasyonel, Fluxus gibi sanat hareketleri ve sanat akımları 20. yüzyıl bağlamında bunun göstergeleridir.

Modernizmin en büyük esprisi, kendisine karşı olan unsurları dahi bir süre sonra kendi içerisine almasıdır. Bunun en önemli örneği Hal Foster’ın da belirttiği gibi kültür endüstrisi ile olan ilişkidir:Sanat ve hayat gerçekten de birleşti – ama avangardın koşulları altında değil, kültür endüstrisinin koşulları altında”. Ama buna karşın varolan tekerlek izlerinin dışında izler üreten bir çok oluşum da mevcut.”. 

 

Muhalefet eskiden olduğu gibi sanat için yeni bir izlek oluşturuyor mu? ya da “sanatçıların muhalifliğini oluşturan argümanlar kendini tekrar mı ediyor?

Bence, kültürün yeniden-üretimi bağlamında, buna karşı çıkan muhalif kültürü unutmamak gerekiyor. Böyle bakılırsa, kültürel üretim hem kültürü ürettiğimiz hem de onun tarafından üretildiğimiz anlamına gelmekte. Kendini tekrar eden unsurların varlığının yanında, örneğin Türkiye özelinde Gezi Parkı Direnişi sonrasında görüldüğü gibi, yeni izlek arayışlarının varlığı umut verici.  

İzlekler

İzlekler

ÖNCEKİ YAZI

Abidin Dino Pera'da

SONRAKİ YAZI

Sürrealist Eylem Grubu -İns-Yort Savul

Henüz your yapılmadı.

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*