İZLEK

Özkan Eroğlu

Tekhne Yayınları’ndan Yeni Kitap:Türkiye’de Sanatın Durumu

“TÜRKİYE’DE SANATIN DURUMU”                                   Yazar: Özkan Eroğlu Ülkemizde sanat konusunda herkes bir şey söylüyor, bir şey yapıyor, bunların en “gerçek”ine ulaşabilmek ise kişinin yalnız kendi elinde. Bunun için kişinin zihnini ve gözünü geliştirmesi şart. Öncelikle …

Devamını Oku →
İzlek-Haber

İzlekler 5

İzlekler 5. sayı raflarda yerini aldı. Bu sayıda kapak konumuz modern sanatı Avrupa’dan Amerika’ya taşıyan Hans Hofmann… Özkan Eroğlu’nun kaleme aldığı tezden hareketle, yaratıcı sanatçı ve eğitimci yönüyle  ülkemiz sanatının da seyrini değiştiren Hans Hofmann ile  sanatın  kendisine  odaklanılıyor. Bu sayıda sahaflık ile ilgili Sahaf Lütfü Bayer ile Tuğba Gürkök’ün …

Devamını Oku →
İzlek-Haber

İzlekler 5 Çıktı !

İzlekler, çarpıcı içeriğiyle okurlarını selamlıyor. Haftaya  tüm satış noktalarında !.

Devamını Oku →

Türkiye’de Sanatın Durumu Çıktı!

Haber Bültenimize Kayıt Olun !

Haber bültenimize abone olun ve diğer 282 aboneye katılın.

Arşiv

Sanat ve Eleştiri

Özkan Eroğlu

Tekhne Yayınları’ndan Yeni Kitap:Türkiye’de Sanatın Durumu

“TÜRKİYE’DE SANATIN DURUMU”                                   Yazar: Özkan Eroğlu Ülkemizde sanat konusunda herkes bir şey söylüyor, bir şey yapıyor, bunların en “gerçek”ine ulaşabilmek ise kişinin yalnız kendi elinde. Bunun için kişinin zihnini ve gözünü geliştirmesi şart. Öncelikle …

Devamını Oku →
Özkan Eroğlu

Doğa/ Die Natur/Özkan Eroğlu

Hasan Âli Yücel’e…  Wassily Kandinsky ve ona bağlı sanat ile tinsellik ilişkili çalışmalar yaptığımı biliyorsunuz. Şimdi de aşağıda, söz konusu tipte çalışmaları kuvvetlendireceğine inanç duyduğum bir başka çalışmayı da buradan siz okurlarımla paylaşmak istiyorum: 1782 yılında Tiefurter Dergisi’nin 32. sayısında yazar ismi olmadan “Die Natur” (Doğa) isimli bir yazı yayınlanmıştır. …

Devamını Oku →
Özkan Eroğlu

Özkan Eroğlu ile

Türkiye’de bağımsız sanat eleştirisi yapan ve bunun için tüm mesaisini kendi kurduğu yayınevinde kitaplar üreterek geçiren yegane isim Özkan Eroğlu… Eroğlu, sosyal medyadaki hesaplarında da sanat kuramı eleştirisini sürekli dinamik tutmaya ve sanatseverlerin zihnini meşgul etmeye devam ediyor. Hangi seviyede olursa olsun her soruya cevap veriyor. Hoca vasfıyla akademik hayatta …

Devamını Oku →
Özkan Eroğlu

Sanat İhtiyacı Olanındır-Özkan Eroğlu Röportajı

Özkan Eroğlu ile evinde buluştuk. Daha önce karşılaşmamıştık. Kendisiyle insancıl bir sohbet gerçekleştirdik. İnsancıl ifadesinin açılımında, söyleşiyi okuduğunuzda samimiyetle birlikte açığa çıkan sanat etrafında dolaşan düşünceler ve bu düşüncelerden doğan ve söylenmesi gereken sözler olduğunu anlayacaksınız. Yazının başlığı, Şili’li şair Pablo Neruda’nın “Postacı” isimli eserinde “sanat ihtiyacı olanındır” sözünden alınmıştır. …

Devamını Oku →

Türkiye’de Sanatın Durumu Çıktı!

Haber Bültenimize Kayıt Olun !

Haber bültenimize abone olun ve diğer 282 aboneye katılın.

Arşiv

KİTAP

Kitap

Özkan Eroğlu’nun Tekhne Yayınları’ndan Son Çıkan Kitapları

Rönesans ve Barok Sanatın tarihindeki en önemli ve olgun ikili yapı, Rönesans ve Barok sanat tavırları arasındadır. Barok sanat, öncesindeki Rönesans’tan Maniyerizm aracılığıyla doğmuştur. Bu anlamda Rönesans bir oluşu temsil ederken, Barok bir bozuluşu temsil eder. Fakat en önemlisi, ortalama 300 yıla yayılan bu iki sanat dönemi arasındaki diyalektik bağlantıdır, …

Devamını Oku →
Kitap

Ahmet Tüzün’ü aramızdan ayrılışının 7. yılında  sevgiyle anıyoruz-İmren Tüzün

Zaman, bizim tasavvurumuzun ve kontrolümüzün dışında, olağan akışında sürerken, ona yetişmek için çaba harcıyoruz. Geçmiş ve geleceğin arasında,  içinde yaşadığımız şimdiki zamanı nasıl değerlendirdiğimizi, yaptığımız işleri ve yarına bırakacaklarımızı imliyor. Bergson,  zaman ve mekan ikiliğini inşa ederken,  “Sürem” kavramını şöyle tanımlıyor; “Bilinçteki her anın onun ardından gelen anla birleştiği bir …

Devamını Oku →
Kitap

Rönesans ve Barok-Özkan Eroğlu Kitabı-Tekhne Yayınları’ndan Çıktı !

 “RÖNESANS VE BAROK”    Yazar: Özkan Eroğlu Sanatın tarihindeki en önemli ve olgun ikili yapı, Rönesans ve Barok sanat tavırları arasındadır. Barok sanat, öncesindeki Rönesans’tan Maniyerizm aracılığıyla doğmuştur. Bu anlamda Rönesans bir oluşu temsil ederken, Barok bir bozuluşu temsil eder. Fakat en önemlisi, ortalama 300 yıla yayılan bu iki sanat …

Devamını Oku →
Kitap

8.Türkiye Yayıncılık Kurultayı’ndan İzlenimler-İmren Tüzün

Kitapla tanışmam, 1970’li yılların ilk başında Sabahattin Ali’nin “Kuyucaklı Yusuf” romanıyla olmuştu. O zamanlar bir kitabın nasıl yayımlandığı, künyesi ve bize nasıl ulaştığı konusunda bilgi sahibi değildim bir öğrenci olarak. Lise yıllarımda, Yurdagül Gençler’in kitaplığında dünya klasikleriyle karşılaşmam okuma sevgimin oluşmasında önemli bir etmendir. Ancak, yayıncılık konusu hala ilgi alanım …

Devamını Oku →

İzlekler 5.sayı Çıktı !

İzlekler dergiye abone ol !

İzlekler dergiye abone olmak ve dergi düzenli olarak adresime gelsin istiyorum.


SANAT

Sanat

Organik Biçim-Soyut Biçim- Herbert Read

ORGANİK BİÇİM — SOYUT BİÇİM HERBERT READ Bir eleştirici, aynı zamanda şiirde yazıyorsa (un poéte mangue diye alaya alınır böyle kişiler) yalnızca düzyazıyla uğraşan eleştiricilerin düşünsel rahatlığının kıyısından bile geçmeyen ikilemlerle karşı karşıya kalabilir. Böyle bir eleştirici, edebiyatı ölçülüp biçilecek, karşılaştırılacak, değerlendirilecek sayısız gereçlerden kurulu olarak görür; böylece eleştiri kuramını, …

Devamını Oku →
Sanat

Felsefe Işığında Sanat Yapıtının Değerlendirilmesi-Füsun Altıok

Sanat felsefesinin ilgi alanı içerisinde, sanat yapıtlarının değerlendirilmesi sorununun önemli bir yeri vardır. Sanatın yapısı, değeri, anlamı, insan yaşamındaki yeri vb. gibi ana sorulara ve bunlara eklenebilecek birçok başkalarına cevap aranırken, sanat alanının içini dolduran tek tek yapıtların değerlendirilmesinden hareket etmek, kurgusallığı önleyici olduğu kadar yolu aydınlatıcı bir tutumdur. Bunun …

Devamını Oku →
Sanat

Max Beckmann

  “Max Beckmann’in Günlüğünden” Pazartesi, 1 aralık 1940 ,Soğuk sıfırın altında üç derece ve hava sisli. — Nora’mın evindeyim, sülün yemeği — ve etrafta güzel bir sis denizi. Salı, 2 Aralık 1940Geceleyin saat 3 te âlârm, yatakta kaldım.Cumartesi. 6 Aralık 1940 Berbat bir gün — korkunç bir fırtına ve berbat …

Devamını Oku →
Sanat

İzlenimcilik-Dışavurumculuk-Hermann Bahr

insan, kişiliğini yeniden bulmak istiyor. Mesele bu. «O, herhangi bir ülkü uğruna kendine kıymak için mi yaratıldı.?» diye soruyor Schiller. Onu, yaradılışına aykırı olan böyle bir şeye zorlamak, çağımızın acımazlığı. Evet, çağımız, insanı bir gereçyaptı, o kendi eserinin elinde oyuncak oldu, makineye hizmet ettiğinden bu yana,onda ruh kalmadı artık. Makine …

Devamını Oku →
Sanat

Yakup Kadri’nin Mitoloji, Sanat ve Tarih Yüklü Mektubu: Roma’da Bir Gece

*Dr. Kahraman Bostancı Edebiyatçılarımızın, sefirlerimizin ve diğer devlet temsilcilerimizin Avrupa’nın bazı büyük başkentleri hakkında seyahat izlenimlerini yazdıkları edebiyat tarihimizde kayıtlıdır. 19.yüzyılda her türlü sanat ve kültür faaliyetinin odak noktası hâlinegelen Paris, birçok edip ve sefirimizin kalemiyle âdeta resmedilir. Osmanlı-Türk aydınlarının Paris tutkusunu, “Paris Musahabeleri” ve “Paris Mektupları” adı altında süreli …

Devamını Oku →
Sanat

Neye Yarar Eleştiri ?- Charles Baudelaire

Evet, neye yarar eleştiri? – İşte size, daha birinci bölümün ilk adımında eleştirinin yakasına yapışan geniş ve korkunç bir soru işareti. Önce sanatçı, resim yapmak istemiycn, şiir yazmayı aklının ucundan geçirmeyen burjuvalara – hattâ eleştirinin doğmasını sağlayan sanata bile – bir şeyler getirmediği, öğretmediği için eleştiriye çıkışır. Oysa, zamanımızda, nice …

Devamını Oku →

Sanatın Gözünden

Sanatın Gözünden

Batı’dan Doğu’ya Uzun Bir Yol

Tarihsel süreçler, yaşanan gelişmeler dünyayı Batı ve Doğu olarak iki temel düzlem olarak görmemize sebep oldu. Tarihçiler, sosyologlar bu iki ayrımın üzerinde derinlemesine durdular ve hala etkileri günümüzde de yansımalarını bulan düşünme pratiklerinin oluşmasını sağladı… Bilindiği  gibi doğu medeniyetin beşiği iken zaman içersinde batının sömürgecilik anlayışıyla Doğu’nun zenginliklerini alması ve …

Devamını Oku →
Sanatın Gözünden

Prag: Geçmişin Hayaletleri Peşinde

İlk defa lise yıllarında kaçıp kurtulmak istemiştim. Kaçmak, bilmediğim bir alemde kendim olmadan yaşamak isteği beni yaşadığım hayata katlanmamı kolaylaştırıyordu. Kafamda ki düşsel alemler, şatafattan uzak kimlikler, mütevazı hayatlar cazip geliyordu. En çok karmaşanın huzursuzluğun yaşandığı gençlik dönemlerinde ütopyalarınız, idealleriniz olmadan yaşamak o anı yaşamanıza engel oluyorsa da geleceğe bir …

Devamını Oku →
Sanatın Gözünden

Frankfurt Okulu Sanata Bakıyor

Hayatımızı daha anlamlı kılmak özne ve nesneyle kurduğumuz ilişkide bütüncül çıkarımlar yapmak için sanatı bir izlek olarak ele almıştık. Bu teorik duruşu hayata geçirmek için basit indirgemelerden kaçınarak sanat eserlerinin tarihle insanla ve en önemlisi sanatçı üzerinde kurduğu ilişkiye değinmiş; sanatın yaşamı katlanılır kılması için yer yer gerçekten koptuğu ütopik …

Devamını Oku →
Sanatın Gözünden

Çıkıntaş Estetiğinin Dirimsel Yönü-Meral Bostancı

Sanatta her şey, özellikle de başlangıçta, duygu işidir.[i] W.Kandinsky   Sabahat Çıkıntaş, sanat kavramını fırça ya da kalemin kendilerine özgü tarzlarını kullanmak yerine daha nesnel materyaller kullanarak vurgulamayı tercih eden bir sanatçıdır. Doğa ve evrendeki değişim olgusunu varoluşsal bir izlekten hareketle sorgulama alanına dâhil eden sanatçı, daha çok “semiyotik” bir tabiatın …

Devamını Oku →
Sanatın Gözünden

Sokrates ve Türkiye-Tufan Erbarıştıran

Sokrates ülkemize gelseydi neler söylerdi bilemeyiz. Ancak şu bir gerçek ki eleştirinin ve muhalefetin olmadığı hiçbir toplum başarıyı yakalayamamıştır. AKP benmerkezci anlayıştan kurtulmadığı sürece, muhalefet partilerine ve aydınlara büyük bir görev düşüyor. Sokrates’in ironi katarak yaptığı eleştirel düşünceyi toplumun geneline yaymak gerekiyor. AKP iktidarı, Saray’dan gelen talimatlarla, ülkeyi geleceğe taşıyamaz. …

Devamını Oku →
Sanatın Gözünden

Kent Üzerine Düşünceler…Evrim Sekmen

Zamanın geçiciliğinde kalıcı ve yerleşik olana kavuşma isteği, belki de hiçbir zaman gerçekleşemeyecek bir hayaldir. Zamanın durmayan serüveninde bu geldiğimiz nokta her şeyin hesapsızca tüketildiği ve her gün  yeniden başka olaylara  hazırlanıldığı “bir varmış bir yokmuş” hikayesi.   Geçmişle gelecek arasındaki mesafenin daraldığı günümüzde  kent ve bellek yaşadığımız  ve yaşayamadığımız her …

Devamını Oku →